Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Phước cho những kẻ hay thương_xót , vì sẽ được thương_xót !
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Saliga äro de barmhärtiga, ty dem skall vederfaras barmhärtighet.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Salige er de barmhjertige; for de skal finne barmhjertighet.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Salige ere de barmhjertige, thi dem skal vises Barmhjertighed.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Selig sind die Barmherzigen; denn sie werden Barmherzigkeit erlangen.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Μακαριοι οι ελεημονες, διοτι αυτοι θελουσιν ελεηθη.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Блажени милостивите, защото на тях ще се показва милост.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Блаженні милостиві, бо такі будуть помилувані.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.Блаженны милостивые, ибо они помилованы будут.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.אשרי הרחמנים כי הם ירחמו׃
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.طوبى للرحماء. لانهم يرحمون.
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.憐 恤 人 的 人 有 福 了 . 因 為 他 們 必 蒙 憐 恤
Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü onlar merhamet bulacaklar.憐恤 人 的 人 有 福 了 . 因為 他 們必 蒙憐恤
Ne olduğunu bilmiyorum. Ama en azında bulacak zamanı kazandımNevím co, ale aspoň jsem získal trochu času, abyste na to přiąli.
Ne olduğunu bilmiyorum. Ama en azında bulacak zamanı kazandımところで、
Noterin internet sayfalarında, daha ayrıntılı talimat bulacaksınız.Encontrará más información en la página web de la Agencia Administrativa Regional.
Noterin internet sayfalarında, daha ayrıntılı talimat bulacaksınız.Lisätietoa saat maistraatin sivuilta.
Noterin internet sayfalarında, daha ayrıntılı talimat bulacaksınız.Mer information hittar du på magistratens webbplats.
Noterin internet sayfalarında, daha ayrıntılı talimat bulacaksınız.Дополнительная информация приведена на сайте магистрата.
Noterin internet sayfalarında, daha ayrıntılı talimat bulacaksınız.معلومات إضافية تجدها على صفحات الشبكة العنكبوتية الإنترنت لمكتب تسجيل الأنفس.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Aveva sentito due volte, e qualche volta avrebbe scoperto.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Cô đã nghe nó hai lần bây giờ, và đôi khi cô ấy sẽ tìm ra.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Dia sudah mendengar dua kali sekarang, dan kadang-kadang ia akan tahu.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Ea a auzit-o de două ori acum, şi uneori ea ar afla.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Ela tinha ouvido duas vezes agora, e em algum momento ela iria descobrir.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Ella había oído dos veces, y en algún momento iba a encontrar.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Elle l'avait entendu à deux reprises, et parfois, elle se rendrait compte.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Hallotta, hogy kétszer most, és néha ő is megtudja.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Hän oli kuullut sen kahdesti nyt, ja joskus hän selvittää.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Hon hade hört det två gånger nu, och någon gång skulle hon få veta.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Hun havde hørt det to gange nu, og engang hun ville finde ud af.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Imela je slišal dvakrat zdaj, in včasih bi jo izvedeli.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.그녀는 두 번 지금 듣고 있었는데, 언젠가 그녀가 알게 것입니다.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Počula ju druhýkrát, a niekedy sa to zistí.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Sie hatte es jetzt schon zweimal gehört, und irgendwann würde sie es herauszufinden.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Slyšela ji podruhé, a někdy se to zjistí.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Słyszała to dwa razy teraz i kiedyś ona dowiedzieć.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Ze had gehoord dat nu twee keer, en soms zou ze weten.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Είχε ακούσει δύο φορές τώρα, και κάποια στιγμή θα έβρισκε έξω.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Беше го чули два пъти сега, и по някое време тя щеше да разбере.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Вона чула, вона вже двічі, а то вона б дізнатися.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.Она слышала, она уже дважды, а то она бы узнать.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.היא שמעה אותו פעמיים עכשיו, מתישהו היא תגלה.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.وقد سمعت ذلك الآن مرتين ، وأحيانا أنها سوف تجد بها.
O iki kez duymuştum, ve bazen o bulacaktı.彼女は今朝かなりを発見した。
Onları borç vermeye razı başka yatırımcılar bulacak alternatif bir mekanizmya yönlendirebilirim. -Netradičním způsobem.
Onları borç vermeye razı başka yatırımcılar bulacak alternatif bir mekanizmya yönlendirebilirim. -Preto sa pre nich nájdu investori. Netradičným spôsobom. Preto sa pre nich nájdu investori.
Onları borç vermeye razı başka yatırımcılar bulacak alternatif bir mekanizmya yönlendirebilirim. -この交互のメカニズムを行うことができます。 それで本質的に、借り手からの観点では、
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.A hranica sa obráti z Acmony k Egyptskému potoku a bude sa tiahnuť na západ a vyjde k moru.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.Azután kerüljön a határ Aczmontól Égyiptom patakáig, a vége pedig a tengernél legyen.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.Da Asmon la frontiera girerà fino al torrente d'Egitto e finirà al mare
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.dela Aţmon, se va întoarce pînă la pîrîul Egiptului, şi va ieşi la mare.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.depuis Atsmon, elle tournera jusqu`au torrent d`Égypte, pour aboutir à la mer.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.Di situ belok ke lembah di perbatasan Mesir dan berakhir di Laut Tengah
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.e daí irá rodeando até o ribeiro do Egito, e terminará na praia do mar.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.Fra Asmon skal grensen svinge bort til Egyptens bekk og så gå ut i havet.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.fra Azmon skal Grænsen dreje hen til Ægyptens Bæk og ende ved Havet.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.in od Azmona naj se obrne k Egiptovskemu potoku in se konča pri morju.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.ja kääntyköön Asmonista Egyptin purolle ja päättyköön mereen.
oradan da Mısır Vadisine uzanarak Akdenizde son bulacak.아스몬에서 돌아서 애굽 시내를 지나 바다까지 이르느니라