bulaşır ile cümle
bulaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Korku dokunduğu her şeye bulaşır ve bozar.Fear infects and corrupts everything it touches.
Kötü alışkanlığa bir bulaşırsan, ondan kolayca kurtulamazsın.Once you've formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
On saniyelik bir öpüşmede, yaklaşık seksen milyon bakteri bulaşır.About 80 million bacteria are transferred during a 10 second kiss.
Virüs genellikle bir sürü içinde hızlıca yayılır ve birkaç gün içerisinde tüm domuzlara bulaşır.The virus usually spreads quickly through a herd, infecting all the pigs within just a few days.
Ancak bir kişiye virüs yeniden bulaşırsa, bu durumda belirtiler daha çabuk başlayabilir.If a person is infected again, symptoms may begin much more quickly.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.This infection is usually transmitted by contaminated water or food.
Rick, Glenn ve Maggie, duvarın üzerinden kaçıp Michonne ile bulaşırlar.Rick, Glenn, and Maggie escape over the wall, and meet up with Michonne.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.These infections are then brought home to other members of the family.
İshal yapan hastalık etmenleri üç yolla bulaşır.Diarrheal disease organisms get transmitted in basically three ways.
Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de horluk.Neither gloom nor shame will come over their faces.
Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır.Neither gloom nor shame will come over their faces.
Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir).Neither gloom nor shame will come over their faces.
Yüzlerine ne kara bulaşır, ne de aşağılanırlar.Neither gloom nor shame will come over their faces.
Kedi köpüklü virüsü bulaşmış kedilere sıklıkla FIV de bulaşır.Felines infected with Feline foamy virus are often infected with FIV as well.
Tyzzer hastalığı fekal-oral yolla yatay olarak bulaşır.Tyzzer's disease is transmitted horizontally through the fecal-oral route.
Sığırlar arasında cinsel aktivite yoluyla bulaşır ve üreme yollarını enfekte eder.It is transmitted between cattle through sexual activity and infects their reproductive tracts.
Virüs fekal-oral yolla bulaşır ve genellikle kendi kendini sınırlar.The virus is feco-orally transmitted and usually is self-limited.[citation needed]
T. infestans'ın doymadığında dışkılaması pek olası değildir ve bu nedenle nadiren bulaşır.T. infestans is unlikely to defecate when not sated and so rarely transmits.
Bazı Reovirüsler artropod vektörlerinden bulaşır.Some Reoviruses are transmitted from arthropod vectors.
HPV, enfeksiyonu kapmış bir kişiyle doğrudan ve dolaylı temasla bulaşır.HPV is spread by direct and indirect contact from an infected host.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Die Infektion erfolgt zumeist über verunreinigtes Trinkwasser oder infizierte Nahrung.
En sık kan yoluyla bulaşır.Elle saigne souvent du nez.
6 yaşındayken ilk büyük belaya bulaşır ve bir baltayla ilk cinayetini işler.À l'âge de douze ans, il commit sa première infraction en volant une voiture.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Curieuse, elle entre et se mêle aux affaires de la famille.
Koronavirüs Roman olmayana da, Roman'a da eşit olarak bulaşır.El coronavirus infecta a payos y gitanos por igual.
Koronavirüs Gacolara da, Romanlara da eşit şekilde bulaşır.El coronavirus infecta a payos y gitanos por igual.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.Il contatto è normalmente di natura non sessuale.
Rick, Glenn ve Maggie, duvarın üzerinden kaçıp Michonne ile bulaşırlar.Rick, Glenn, e Maggie fuggono e si ricongiungono con Michonne.
En sık kan yoluyla bulaşır.Наиболее часто — кровотечения.
Bu parazit içine girdiği bitkiye anında bulaşır ve öldürür.Позже Чума отправляется в парк и на неё нападают.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.تنتقل هذه الإصابة عادةً بواسطة الماء أو الطعام الملوث.
Salieri farklı işlere bulaşırken Paulie ve Tommy daha önce düşündükleri bir konuda karara varırlar.عندما تعود جيني وبول، تعتقد أن شيئًا ما خطأ.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Estas infecções são posteriormente trazidas para dentro de casa, afetando outros membros da família.
Ancak bir kişiye virüs yeniden bulaşırsa, bu durumda belirtiler daha çabuk başlayabilir.Se uma pessoa é infectada novamente, os sintomas podem aparecer muito mais rapidamente.
Kirli yiyecek veya su yolu ile bulaşır.Comida contaminada ou água.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.O contato é geralmente de natureza não sexual.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.De infecties worden dan meegenomen naar andere gezinsleden thuis.
Ortalıkta dolaşırken ayağına dışkı bulaşır.Je loopt als het ware op de binnenkant van je voet.
Temasla bulaşır.Naar Min Oneindig.
Kirli yiyecek veya su yolu ile bulaşır.Hij jaagt in ondiep water of op drijvende vegetatie.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Infekcja zostaje potem przeniesiona do domu, gdzie wirusy mają kontakt z innymi członkami rodziny.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Zakażenie najczęściej jest spowodowane spożyciem zanieczyszczonego pokarmu bądź wody.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Dessa infektioner förs därefter hem till andra familjemedlemmar.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Infektion sprids då vanligen via vatten eller mat som kontaminerats.
Birincil frengi genellikle başka bir kişinin bulaşıcı lezyonları ile cinsel temas yoluyla bulaşır..Primär syfilis fås vanligtvis genom direkt sexuell kontakt med en annan persons smittsamma lesioner.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.Denna kontakt sker typiskt sett icke-sexuellt.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Ця інфекція зазвичай передається через заражену воду та їжу.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Цих збудників інфекції потім приносять додому, де вони можуть інфікувати інших членів сім'ї.
Ortalıkta dolaşırken ayağına dışkı bulaşır.Неочікувано в його ногу раптом щось впивається.
Siğiller direkt kişiden kişiye temasla bulaşır.Правота перед людьми наповнює серце сумом.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Nákaza se pak přenáší domů na ostatní členy rodiny.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Tato infekce se obvykle přenáší kontaminovanou vodou či potravinami.
Asalak solucan, Simulium tipi bir siyah sineğin ısırmasıyla bulaşır.Parazitické hlístice jsou přenášeny štípnutím černé mouchy z rodu Simulium.
Bu enfeksiyon çoğunlukla kirlenmiş su ya da gıda ile bulaşır.Această infecție se transmite de obicei prin consumul de apă sau alimente contaminate.
Bu enfeksiyonlar daha sonra eve taşınır ve ailenin diğer fertlerine bulaşır.Prin intermediul lor, aceste infecții sunt transmise mai apoi acasă, către alți membrii ai familiei.
Asalak solucan, Simulium tipi bir siyah sineğin ısırmasıyla bulaşır.Viermele parazitar se răspândește prin înțepătura unei muște negre de tip Simulium.
Ancak bir kişiye virüs yeniden bulaşırsa, bu durumda belirtiler daha çabuk başlayabilir.Dacă o persoană este infectată din nou, mâncărimile apar mult mai rapid.
Genellikle cinsel olmayan temas yoluyla bulaşır.În general, contactul nu este de natură sexuală.
Virüs genellikle bir sürü içinde hızlıca yayılır ve birkaç gün içerisinde tüm domuzlara bulaşır.Tulpinile foarte virulente diseminează rapid, în câteva zile, în toată turma.
En sık kan yoluyla bulaşır.Gyakran vérzéssel jár.