Ana içeriğe geç
Sözlük

buhurdan ile cümle

buhurdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.And a blazing star fell from the sky, bringing fiery death to all those in its path.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Do this: take censers, Korah, and all his company;
Ölüm âsude bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.Jede Stele steht auf dem Rücken einer Schildkröte, welche Kraft und ein langes Leben verkörpert.
Köyde MÖ 7.-8. yüzyıllara ait bir bronz buhurdanlık bulunmuştur.Külas on leitud 7.-8. sajandist pärit Tornimäe kindlustatud asula koht.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Das tut: nehmet euch Pfannen, Korah und seine ganze Rotte,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Ezt cselekedjétek azért: Vegyetek magatoknak temjénezõket, Kóré és az õ egész gyülekezete!
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Faites ceci. Prenez des brasiers, Koré et toute sa troupe.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Fate questo: prendete gli incensieri tu e tutta la gente che è con te
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Fazei isto: Corá e toda a sua companhia, tomai para vós incensários;
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Gjør nu dette: Ta eder ildkar, både Korah og hele hans flokk,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Gören nu på detta sätt: tagen edra fyrfat, du Kora och hela din hop,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Haced esto, Coré y todo tu grupo: Tomad incensarios
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Hỡi Cô-rê, hãy làm điều nầy: Ngươi và hết thảy kẻ hiệp với ngươi hãy cầm lư hương;
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Hỡi_Cô - rê , hãy làm điều nầy : Ngươi và hết_thảy kẻ hiệp với ngươi hãy cầm lư hương ;
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Iată ce să faceţi. Luaţi cădelniţe, Core şi toată ceata lui.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.이렇게 하라 너 고라와 너의 모든 무리는 향로를 취하고
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Således skal I gøre: Skaf eder Pander, du Kora og alle dine Tilhængere,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Spravte toto: vezmite si kadidlá, Kórach, i celá jeho obec.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Storite to: Vzemite si kadilnice, Korah in vsa družba njegova,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Tehkää näin: Ottakaa itsellenne hiilipannut, sinä Koorah ja kaikki sinun joukkosi,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.To tedy uczynicie: Weźmiecie sobie kadzielnice, ty Kore, i wszystka rota twoja.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Toto učiňte: Vezměte sobě kadidlnice, ty Chóre i všecko shromáždění tvé,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Τουτο καμετε, Λαβετε εις εαυτους θυμιατηρια, ο Κορε και πασα η συνοδια αυτου
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.вот что сделайте: Корей и все сообщники его возьмите себе кадильницы
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.Това направете: ти, Корее, и цялата ти дружина, вземете си кадилници,
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.זאת עשו קחו לכם מחתות קרח וכל עדתו׃
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.افعلوا هذا. خذوا لكم مجامر. قورح وكل جماعته.
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.可 拉 阿 、 你 們 要 這 樣 行 、 你 和 你 的 一 黨 要 拿 香 爐 來
Ey Korah ve yandaşları, kendinize buhurdanlar alın.可拉阿 、 你 們要 這樣 行 、 你 和 你 的 一 黨 要 拿 香爐來
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Dazu nahm der Hauptmann die Pfannen und Becken, was golden und silbern war,
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.I kadidlá i čaše, všetko, už či bolo zo zlata a či zo striebra, pobral veliteľ kráľovskej stráže.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Il capo delle guardie prese ancora i bracieri e i bacini, quanto era d'oro puro e quanto era d'argento puro
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.I nádoby k oharkům a kotlíky, a cokoli zlatého a stříbrného bylo, pobral hejtman nad žoldnéři,
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.시위대 장관이 또 불 옮기는 그릇들과 주발들 곧 금물의 금과 은물의 은을 가져갔으며
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Lại quan thị vệ ấy đem đi những lư hương, chậu, và các vật bằng vàng, bạc.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Lại quan thị_vệ ấy đem đi những lư hương , chậu , và các vật bằng vàng , bạc .
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Le chef des gardes prit encore les brasiers et les coupes, ce qui était d`or et ce qui était d`argent.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.også Panderne og Skålene, alt, hvad der helt var af Guld eller Sølv, røvede Øversten for Livvagten.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Samoin otti henkivartijain päällikkö hiilipannut ja maljat, jotka olivat läpeensä kultaa tai hopeata.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Tudi ponve in čaše, kar je bilo od zlata, v zlatu, kar od srebra, v srebru je vzel glavar telesne straže.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.Ελαβε προσετι ο αρχισωματοφυλαξ και τα πυροδοχεια και τας φιαλας, ο, τι ητο χρυσουν και ο, τι αργυρουν
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.и кадильницы, и чаши, что было золотое и что было серебряное, взял начальниктелохранителей:
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.ואת המחתות ואת המזרקות אשר זהב זהב ואשר כסף כסף לקח רב טבחים׃
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.والمجامر والمناضح. ما كان من ذهب فالذهب وما كان من فضة فالفضة اخذها رئيس الشرط.
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.火 鼎 、 碗 、 無 論 金 的 銀 的 、 護 衛 長 也 都 帶 去 了
Muhafız birliği komutanı saf altın ve gümüş buhurdanları, çanakları alıp götürdü.火 鼎 、 碗 、 無論金 的 銀的 、 護衛長 也 都 帶去了
Yanakları dolgun, sağ elindeki buhurdanı yukarı kaldırmış, tütsüyü tutuyor.- uwalnia kadzidło, i wygląda jakby chciał dmuchnąc nim w stronę Marii
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod