buhur ile cümle
buhur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.거룩한 관유와 향품으로 정결한 향을 만들었으되 향을 만드는 법대로 하였더라
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Nadělal také oleje pomazání svatého, a kadidla z vonných věcí, čistého, dílem apatykářským.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Người cũng chế dầu thánh để xức , và hương thanh_sạch bằng các hương_liệu theo nghề thợ chế hương .
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Người cũng chế dầu thánh để xức, và hương thanh sạch bằng các hương liệu theo nghề thợ chế hương.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Preparò l'olio dell'unzione sacra e il profumo aromatico da bruciare, puro, secondo l'arte del profumiere
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Também fez o óleo sagrado da unção, e o incenso aromático, puro, qual obra do perfumista.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Uczynił też olejek pomazywania świętego, i kadzenie wonne, robotą aptekarską.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Und er machte die heilige Salbe und Räuchwerk von reiner Spezerei nach der Kunst des Salbenbereiters.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.Και εκαμε το αγιον χριστηριον ελαιον και το καθαρον ευωδες θυμιαμα κατα την τεχνην του μυρεψου.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.И направи светото миро за помазване, и чистия благоуханен темян, според изкуството на мироварец.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.И сделал миро для священного помазания и курение благовонное, чистое, искусством составляющего масти.
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.ויעש את שמן המשחה קדש ואת קטרת הסמים טהור מעשה רקח׃
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.وصنع دهن المسحة مقدسا. والبخور العطر نقيا صنعة العطّار
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.又 按 作 香 之 法 作 聖 膏 油 、 和 馨 香 料 的 淨 香
Itriyatçı ustalığıyla kutsal mesh yağı ve güzel kokulu saf buhur yaptı.又 按 作香 之 法 作聖 膏油 、 和 馨香料 的 淨香
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.A papi tiszt szokása szerint reá jutott a sor, hogy bemenvén az Úrnak templomába, jó illatot gerjesszen.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.at det efter preste-tjenestens sedvane tilfalt ham å gå inn i Herrens tempel og ofre røkelse;
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.da ga zadene žreb, naj zažge kadilo, ko vstopi v svetišče Gospodovo.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.d`après la règle du sacerdoce, à entrer dans le temple du Seigneur pour offrir le parfum.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.după obiceiul preoţiei, a ieşit la sorţi să intre să tămîieze în Templul Domnului.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.että hän tavanmukaisessa pappistehtävien arpomisessa sai osaksensa mennä Herran temppeliin suitsuttamaan.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Khi đã bắt thăm theo lệ các thầy cả lập ra rồi, thì người được gọi vào nơi thánh của Chúa để dâng hương.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Khi đã bắt_thăm theo lệ các thầy_cả lập ra rồi , thì người được gọi vào nơi thánh của Chúa để dâng hương .
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.제사장의 전례를 따라 제비를 뽑아 주의 성소에 들어가 분향하고
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.nach Gewohnheit des Priestertums, und an ihm war, daß er räuchern sollte, ging er in den Tempel des HERRN.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.segundo o costume do sacerdócio, coube-lhe por sorte entrar no santuário do Senhor, para oferecer o incenso;
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.tilfaldt det ham efter Præstetjenestens Sædvane at gå ind i Herrens Tempel og bringe Røgelseofferet.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.že podľa obyčaje kňazského úradu dostal losom, aby kadil, vojdúc do chrámu Pánovho.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Že vedle obyčeje úřadu kněžského los naň přišel, aby položil zápal, vejda do chrámu Páně.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.Że według zwyczaju urzędu kapłańskiego przypadł nań los, aby kadził, wszedłszy do kościoła Pańskiego.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.κατα το εθος της ιερατειας επεσεν εις αυτον ο κληρος να θυμιαση εισελθων εις τον ναον του Κυριου
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.И нямаха чадо, понеже Елисавета беше неплодна, а и двамата бяха в напреднала възраст.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.по жребию, как обыкновенно было у священников, досталось ему войти в храм Господень для каждения,
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.то, звичаєм сьвященства, довелось йому кадити, увійшовши в церкву Господню.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.וכמשפט עבודת הכהנים יצא גורלו להקטיר קטרת ויבא אל היכל יהוה׃
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.حسب عادة الكهنوت اصابته القرعة ان يدخل الى هيكل الرب ويبخر.
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.照 祭 司 的 規 矩 掣 籤 、 得 進 主 殿 燒 香
Kâhinlik geleneği uyarınca Rabbin Tapınağına girip buhur yakma görevi kurayla ona verilmişti.照 祭司 的 規矩 掣籤 、 得 進 主殿 燒香
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;aceite para la iluminación, especias aromáticas para el aceite de la unción y para el incienso aromático
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;A olej k svícení a vonné věci na olej ku pomazání a pro kadění vonné,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;azeite para a luz, especiarias para o óleo da unção e para o incenso aromático,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;dầu thắp , các thứ hương_liệu đặng chế dầu xức và hương thơm ,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;dầu thắp, các thứ hương liệu đặng chế dầu xức và hương thơm,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;de l`huile pour le chandelier, des aromates pour l`huile d`onction et pour le parfum odoriférant;
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;in olje za svetilo in dišave za mazilno olje in za dišeče kadilo,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;I oliwę do świecenia, i rzeczy wonne na olejek pomazywania, i dla kadzenia wonnego;
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;등유와 및 관유에 드는 향품과 분향할 향을 만드는 향품과
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;minyak untuk lampu; rempah-rempah untuk minyak upacara dan untuk dupa yang harum
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;og olje til lysestaken og krydderier til salvings-oljen og til den velluktende røkelse
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;olej na svetlo, voňavé veci na olej na pomazávanie a voňavé koreniny na kadivo,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;Olie til Lysestagen, vellugtende Stofer til Salveolien og Røgelsen,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;olio per l'illuminazione, balsami per unguenti e per l'incenso aromatico
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;olja till ljusstaken, kryddor till smörjelseoljan och till den välluktande rökelsen,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;öljyä seitsenhaaraista lamppua varten, hajuaineita voiteluöljyä ja hyvänhajuista suitsutusta varten,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;Öl zur Lampe und Spezerei zur Salbe und zu gutem Räuchwerk,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;untdelemn pentru sfeşnic, mirodenii pentru untdelemnul ungerii şi pentru tămîia mirositoare;
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;Világító olajat, arómákat a kenet olajához, és fûszereket a füstöléshez.
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;και ελαιον δια το φως και αρωματα δια το χριστηριον ελαιον και δια το ευωδες θυμιαμα,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;и елей для светильника, и ароматы для елея помазания и для благовонных курений,
Kandil için zeytinyağı; mesh yağı ve güzel kokulu buhur için baharat;масло за осветление, и аромати за мирото за помазване и за благоуханното кадене,
İlgili Sayfalar