Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nessuno ha notato le grinze sul naso.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Niemand had opgemerkt dat dat knoestige spul op elkaar leek.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nikdo si nevšiml, že ty výrůstky vypadají podobně.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nikt nie zauważył, że to sękate coś wygląda jakby tak samo.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nikto si nevšimol, že tie výrastky vyzerajú podobne.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Nimeni nu a observat că chestiile noduroase arată cam la fel.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Ninguém reparou que as protuberâncias rugosas, até pareciam todas iguais.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Personne n'a remarqué que les trucs noueux avaient plutôt l'air ressemblants.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Senki sem vette észre, hogy a csomós dudorok hasonlóak.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.И никто не заметил, что шипы были похожи.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.Никой не забеляза, че възлестите образувания изглеждат еднакво.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.אף אחד לא שם לב שהנקודות על האף דומות.
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.لم يلاحظ احد ان العُقد تٌعتبر تشابه
Hiç kimse burun kısmındaki budaklı yapıların benzerliğini farketmemişti.これら3つを見て 彼らは言いました
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.그 나무가 물이 많으므로 키가 들의 모든 나무보다 높으며 굵은 가지가 번성하며 가는 가지가 길게 빼어났고
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.על כן גבהא קמתו מכל עצי השדה ותרבינה סרעפתיו ותארכנה פארתו ממים רבים בשלחו׃
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.فلذلك ارتفعت قامته على جميع اشجار الحقل وكثرت اغصانه وطالت فروعه لكثرة المياه اذ نبت.
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.所 以 他 高 大 超 過 田 野 諸 樹 、 發 旺 的 時 候 、 枝 子 繁 多 . 因 得 大 水 之 力 枝 條 長 長
Kırdaki bütün ağaçlardan daha çok büyüdü. Bol su verildiği için Dal budak saldı, dalları uzadı.所以 他 高大 超 過 田野 諸樹 、 發旺 的 時候 、 枝子 繁多 . 因 得 大水 之 力 枝條長長
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;(36:35) Видел я нечестивца грозного, расширявшегося, подобно укоренившемуся многоветвистому дереву;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Aku pernah melihat seorang jahat yang suka membual; ia seperti pohon yang segar dan berakar dalam
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Am văzut pe cel rău în toată puterea lui; se întindea ca un copac verde.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ho visto l'empio trionfante ergersi come cedro rigoglioso
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ich habe gesehen einen Gottlosen, der war trotzig und breitete sich aus und grünte wie ein Lorbeerbaum.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ik zag eens een goddeloos mens. Het leek heel wat en hij breidde zich uit als een grote woekerplant,
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jag såg en ogudaktig som trotsade på sin makt; han utbredde sig såsom ett grönskande träd, väl rotat.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;J`ai vu le méchant dans toute sa puissance; Il s`étendait comme un arbre verdoyant.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jeg har set en gudløs trodse, bryste sig som en Libanons Ceder
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Jeg så en ugudelig som var veldig og utbredte sig som et grønt tre som ikke er flyttet;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;내가 악인의 큰 세력을 본즉 그 본토에 선 푸른 나무의 무성함 같으나
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Láttam elhatalmasodni a gonoszt és szétterjeszkedett az, mint egy gazdag lombozatú vadfa;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Minä näin jumalattoman, väkivaltaisen, rehevänä kuin viheriöivä puu, juurtunut paikoilleen.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Tôi từng thấy kẻ ác có thế lực lớn, Trải ra như cây xanh tươi mọc nơi cố thổ,
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Tôi từng thấy kẻ ác có thế_lực lớn , Trải ra như cây xanh_tươi mọc nơi cố_thổ ,
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Viděl jsem bezbožníka hrozné síly, an se rozložil jako zelený samorostlý strom.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Videl sem brezbožnika silovitega, in razprostiral se je kakor zeleneče drevo v domači zemlji.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Videl som ukrutného bezbožníka ohromnej sily, rozvetveného jako samorastlý strom zelený v domácej zemi.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Vi um ímpio cheio de prepotência, e a espalhar-se como a árvore verde na terra natal.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Widziałem niezbożnika nader wyniosłego, a rozłożonego jako drzewo zielone samorosłe;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Yo he visto al impío enaltecido, que se levantaba como un cedro del Líbano
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Ειδον τον ασεβη υπερυψουμενον και εξηπλωμενον ως την χλωραν δαφνην
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;Виждал съм нечестивия страшен, И разпрострян като зелено дърво на своята си почва;
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;ראיתי רשע עריץ ומתערה כאזרח רענן׃
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;قد رأيت الشرير عاتيا وارفا مثل شجرة شارقة ناضرة.
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;我 見 過 惡 人 大 有 勢 力 、 好 像 一 根 青 翠 樹 在 本 土 生 發
Kötü ve acımasız adamı gördüm, İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi Dal budak salıyordu;我 見過惡 人大 有 勢力 、 好像 一 根 青翠樹 在 本土 生發
Sayın Necdet BudakM. Necdet Budak ha sostituito il sig. Emre Kocaoglounel dicembre 2002
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.al percibir el agua reverdecerá y echará ramas como planta
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.al sentore dell'acqua rigermoglia e mette rami come nuova pianta
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.A víznek illatától kifakad, ágakat hajt, mint a csemete.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.Avšak jakž počije vláhy, zase se pučí, a zahustí jako keř.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.contudo ao cheiro das águas brotará, e lançará ramos como uma planta nova.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.da le začuti duh vode, vnovič ozeleni in požene veje kakor mlada sajenica.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.Il reverdit à l`approche de l`eau, Il pousse des branches comme une jeune plante.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.înverzeşte iarăş de mirosul apei, şi dă ramuri de parcă ar fi sădit din nou.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.keď zavonia vodu, znova vypučí a ženie vetvi jako sadenec.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.물 기운에 움이 돋고 가지가 발하여 새로 심은 것과 같거니와
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.lugter det Vand, får det nye Skud, skyder Grene som nyplantet Træ;
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.niin se veden tuoksusta versoo jälleen ja tekee oksia niinkuin istukas.
Su kokusu alır almaz filizlenir, Bir fidan gibi dal budak salar.så kan det grönska upp genom vattnets ångor och skjuta grenar lik ett nyplantat träd.