bu ile cümle

bu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Cumbayı açmak için sadece butona basmalısınız.You have only to push the button to open the bay window.
Butona bastın mı?Did you push the button?
Bu Boston için doğru otobüs mü?Is this the right bus for Boston?
Cebimde kalmış para bulmadım.I found no money left in my pocket.
Bugün okulda bana güldüler.I was laughed at in school today.
Bugün bir sürü aptalca fikrim var.I am so full of foolish ideas today.
İstasyona kadar bütün yol boyunca yürüdüm.I walked the whole way to the station.
Bu işe kalbimi vereceğim.I am going to put my heart into the work.
Bunu içten söylüyorum.I say this from my heart.
Bundan başka bir şey bilmiyorum.I know nothing but this.
Ben sadece bunu biliyorum.I know only this.
Ben bu kitaba ikinci el kitap dükkanında rastladım.I came across this book in a secondhand bookstore.
Ben özellikle bu konuyu vurgulamak istiyorum.I want to emphasize this point in particular.
Bu hikayeyi Jim'in uydurduğundan eminim.I am sure that Jim made up that story.
Benim dolma kalem ile ne yaptın? Bir dakika önce buradaydı.What have you done with my pen? It was here a minute ago.
Demek istediğim budur.What I mean is this.
Burada olma nedenim gelmem istenildiği içindir.The reason I'm here is because I was asked to come.
Bugün hava sıcacık ve hoş.It's balmy today.
Burada her şey yolunda mı?Is everything OK here?
Bugün başka kim gitti?Who else is gone today?
Paul bu günlerde çok sıkı çalışıyor.Paul studies very hard these days.
Salonda büyük bir kalabalık vardı.There was a large crowd in the hall.
Paula bugünkü sınav için çalıştı mı?Did Paula study for today's test?
Bütün bonusumu alışveriş ve seyahat üzerine çarçur ettim.I blew my whole bonus on shopping and travel.
Bir apartman dairesi bulmak zor olabilir.Finding an apartment can be difficult.
Henry bu mart ayında rüştünü ispatlayacak.Henry will come of age this March.
Bu boya çabuk çıkıyor.This paint comes off easily.
Bu boya kolay çıkar.This paint comes off easily.
Sen bulaşıkları yıka, Ben.You wash the dishes, Ben.
Helen, bu benim kuzenim.Helen, this is my cousin.
Dr. Hellebrandt bu mükemmel üniversitede yardımcı doçenttir.Dr. Hellebrandt is an associate professor in that excellent university.
Hemingway, Afrika'daki büyük hayvan avından hoşlandı.Hemingway enjoyed big game hunting in Africa.
Yılanların, küçük hayvanları ve kuşları büyülediği söylenir.Snakes are said to mesmerize small animals and birds.
Bir evcil hayvana sahip olan hiç kimseye bu apartmanda yaşamasına izin verilmez.No one who owns a pet is allowed to live in this apartment building.
Gürültülü kulaklıklar bu adamın.The noisy headphones are that guy's.
Yatağı oldukça rahat buldum.I found the bed quite comfortable.
Bazı insanlar evcil hayvanlar olarak nadir bulunan hayvanları beslerler.Some people keep rare animals as pets.
Bu, aletlerini suçlayan fakir bir işçidir.It's a poor workman who blames his tools.
Keşke şimdi Beth burada benimle olsa.I wish Beth were here with me now.
Beethoven, büyük bir müzisyendi.Beethoven was a great musician.
Fred eşine büyük bir servet bıraktı.Fred left his wife a large fortune.
Fred bütün günü bir iş arayarak geçirdi.Fred spent all day looking for a job.
Fred'in evinde beş oda bulunmaktadır.Fred's house has five rooms.
Bunu hediye paketi yapar mısın, lütfen?Can you gift-wrap this, please?
Bu balığı Fransa’da nasıl pişiriyorsunuz?How do you cook this fish in France?
Frank hasta olamaz. O bütün gün tenis oynuyordu.Frank can't have been ill. He was playing tennis all day.
Frank'in kötü bir çocuk olarak bir ünü vardı fakat büyüdüğünde unuttu.Frank had a reputation as a bad boy but he lived it down as he grew up.
Sadece dolaşalım ve bunun bizi nereye götürdüğünü görelim.Let's just wander and see where it takes us.
Burada bir flaş kullanmak doğru mu?Is it all right to use a flash here?
Bay Brown büyükelçi sıfatıyla hareket ediyordu.Mr Brown was acting in the capacity of ambassador.
Bulüzün o etekle iyi gider.Your blouse goes beautifully with that skirt.
Büyük patates kızartması, lütfen.Large fries, please.
Brian bu gezi için İngilizce çalıştı.Brian studied English for this trip.
Bu Brian Rock.This is Brian Rock.
Başkan Bush dün televizyon ve radyoda önemli bir konuşma yaptı.President Bush gave an important address on TV and the radio yesterday.
Bayan Bush İngilizce öğretmenimizdir.Mrs. Bush is our English teacher.
Bush başkan olarak Reagan'ı izledi.Bush followed Reagan as president.
İki kızın büyük olanı üniversitededir.The older of the two daughters is in college.
Bay Ford bu araziye sahiptir.Mr Ford owns this land.
Bir haritada Porto Riko'nun yerini bulun.Locate Puerto Rico on a map.

İlgili Sayfalar