Ana içeriğe geç
Sözlük

bu kadar ile cümle

bu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Beni etkilemek için bu kadar çok uğraşmak zorunda değilsin.You don't have to try so hard to impress me.
İşinden gerçekten bu kadar çok nefret ediyorsan o zaman bırak.If you really hate your job so much, then quit.
İşinden gerçekten bu kadar çok nefret ediyorsan o zaman istifa et.If you really hate your job so much, then quit.
İşinden gerçekten bu kadar çok nefret ediyorsan o zaman neden istifa etmiyorsun?If you really hate your job so much, then why don't you quit?
Tom'un benden bu kadar çok nefret ettiğini bilmiyordum.I didn't know Tom hated me so much.
Tom daha önce hiç bu kadar güzel bir bahçe görmemişti.Tom had never seen such a beautiful garden before.
Sami bu kadar korkunç şekilde ölmeyi hak etmedi.Sami didn't deserve to die in this appalling way.
Senden başka kimse onu bu kadar iyi yapamazdı.Nobody but you could've done it this well.
Birisi nasıl bu kadar acımasız olabilir?How could anyone be so cruel?
Her zaman bu kadar iyi görünmeyi nasıl başarıyorsun?How do you always manage to look so good?
Her zaman bu kadar güzel görünmeyi nasıl başarıyorsun?How do you always manage to look so beautiful?
Her zaman bu kadar mükemmel görünmeyi nasıl başarırsın?How do you always manage to look so perfect?
Her zaman bu kadar muhteşem görünmeyi nasıl başarıyorsun?How do you always manage to look so gorgeous?
Neden Boston'da bu kadar uzun süre kalmak zorunda kaldınız?Why did you have to stay in Boston for so long?
Acaba Tom bugün neden bu kadar uykulu.I wonder why Tom is so sleepy today.
Neden hep bu kadar yorgun görünüyorsun?Why do you always look so tired?
Bu kadar soğuk olmak zorunda değilsin.You don't have to be so cold.
Nasıl bu kadar duyarsız olabiliyorsun?How can you be so insensitive?
Mary, "Tom "bazı" kelimesini neden bu kadar çok kullanıyorsun?" diye sordu."Tom, why do you use the word "some" so much?" asked Mary.
"Neden bu kadar asık suratlısın?" "Köpeğimiz hasta.""Why are you so glum?" "Our dog is sick."
"Neden bu kadar üzüntülüsün?" "Köpeğimiz hasta.""Why are you so glum?" "Our dog is sick."
"Neden bu kadar üzgünsün?" "Köpeğimiz hasta.""Why are you so glum?" "Our dog is sick."
"Neden bu kadar hüzünlüsün?" "Köpeğimiz hasta.""Why are you so glum?" "Our dog is sick."
Neden bu kadar çok içiyorsun?Why do you drink so much?
Neden bu kadar sıskasın?Why are you so skinny?
Neden bu kadar çok zayıfsın?Why are you so skinny?
Neden bu kadar şişmansın?Why are you so fat?
Neden bu kadar sıkılıyorsun?Why are you so troubled?
Neden bu kadar sorunlusun?Why are you so troubled?
Neden bu kadar sıkkınsın?Why are you so troubled?
Bu kadar yüksek sesle sakız çiğnemeyi kesebilir misin?Can you stop chewing gum so loudly?
Neden bu kadar huysuzsun?Why are you so cranky?
Neden bu kadar aksisin?Why are you so cranky?
Ellerin neden bu kadar soğuk?Why are your hands so cold?
İşe hep bu kadar erken mi gelirsin?Do you always come to work this early?
Okula her zaman bu kadar erken mi gelirsin?Do you always come to school this early?
Bu kadar çok şeyi nasıl yapabileceğini anlamıyorum.I don't understand how you can do so much.
Tom, Mary'nin neden bu kadar heyecanlı olduğunu merak ediyordu.Tom wondered why Mary was so excited.
Tom, Mary'nin neden bu kadar gergin olduğunu merak etti.Tom wondered why Mary was so nervous.
Tom, Mary'nin neden bu kadar üzgün olduğunu merak ediyordu.Tom wondered why Mary was so upset.
Tom'dan bu kadar farklı mıyım?Am I so different from Tom?
Tom'u bu kadar sinirlendirecek ne yaptın?What did you do to make Tom so angry?
Neden hep bu kadar geç geliyorsun?Why do you always arrive so late?
Tom niye bu kadar inatçı?Why's Tom so stubborn?
Tom eve neden bu kadar erken döndü?Why did Tom come back home so early?
Neden bu kadar uykulusun?Why are you so sleepy?
Tom'un bu kadar çok arkadaşı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom had this many friends.
Neden bu kadar uzun düşünüyorsun?Why are you thinking so long?
Tom'un neden bu kadar geç kaldığını merak ediyorum.I wonder why Tom was so late.
Tom'un bu kadar tuhaf olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is so strange.
Bu kadar iyi yemek pişirebildiğini bilmiyordum.I didn't know you could cook this well.
Gerçekten bu kadar aptal olduğumu mu düşünüyorsun?Do you really think I'm that stupid?
Gerçekten bu kadar saf olduğumu mu düşünüyorsun?Do you really think I'm that gullible?
Gerçekten bu kadar aptal olduğumuzu mu düşünüyorsun?Do you really think we're that stupid?
Gerçekten de bu kadar saf olduğumuzu mu düşünüyorsun?Do you really think we're that gullible?
Gerçekten Tom'un bu kadar saf olduğunu mu düşünüyorsun?Do you really think Tom is that gullible?
Hey, bu kadar bencil olma, Tom.Hey, don't be so selfish, Tom.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabilirsin.Next time, you might not be so lucky.
Bir dahaki sefere, bu kadar şanslı olmayabiliriz.Next time, we might not be so lucky.
Senin yardımın olmadan bu kadar ileri gelemezdik.We couldn't have come this far without your help.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod