Ana içeriğe geç
Sözlük

bu kadar ile cümle

bu kadar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Seni güvensiz yapmak bu kadar kolay mı?Is it this easy to make you unsure?
Eve bu kadar erken gitmemiz gerekiyor mu?Do we really have to go home so early?
Tom'un bu kadar iyi bir şarkıcı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was such a good singer.
Sabahleyin bu kadar erken hepiniz nereye gidiyorsunuz?Where are you all going so early in the morning?
Ben genellikle bu kadar erken gelmem.I don't usually get here this early.
Bu kadar erken gelmemizi beklediklerini sanmıyorum.I don't think they expected us to arrive so early.
Nasıl bu kadar şişmanladın?How did you get so fat?
Neden bu kadar yakınlaştılar?Why did they become so close?
Böylesine korkunç bir durumda nasıl bu kadar sakin kalabildin?How were you able to stay so calm in such a scary situation?
Nasıl bu kadar zengin oldun?How did you get so rich?
Tom'un Mary'den bu kadar nefret ettiğini bilmiyordum.I didn't know that Tom hated Mary so much.
Tom'un yorumlarımdan dolayı bu kadar üzüleceğini nasıl bilebilirdim?How could I have known Tom would get so upset by my comments?
Keşke bu kadar erken ayrılmak zorunda kalmasaydım.I wish I didn't have to leave so soon.
Benden bu kadar kolayca kurtulacağını sanma.Don't think you're gonna get rid of me that easily.
Bunu bu kadar uzun süre gizli tutmayı nasıl başarabildiler?How did they manage to keep this a secret for so long?
Bu kadar çok şikayet etme.Don't complain so much.
Bir hata yapmadığından nasıl bu kadar emin olabilirsin?How can you be so certain you haven't made a mistake?
Bu kadar güzel bir günde nasıl fırtına olabilir?How could there be a storm on a day as nice as this?
Nasıl biri bu kadar saf olabilir?How can anyone be so naive?
Bu kadar basit bir şey nasıl bu kadar karmaşık hale gelebilir?How can something so simple become so complicated?
İnsanlar nasıl bu kadar aptal olabilirler?How can people be so stupid?
Onu nasıl bu kadar hızlı yaptın?How did you do that so fast?
Tom'u size bu kadar çok para vermeye nasıl ikna ettiniz?How did you convince Tom to give you so much money?
Nasıl bu kadar yargıcı olabiliyorsun?How can you be so judgmental?
Uzun zamandır bu kadar sıcak olmamıştı.It hasn't been this hot in a long time.
Güneş parlıyorken nasıl bu kadar soğuk olabilir?How can it be so cold when the sun is shining?
Nasıl oldu da bana bu kadar kibarsın?How come you're so nice to me?
Tom nasıl bu kadar çok kilo verdi?How did Tom lose so much weight?
Bu kadar önemli bir gerçek nasıl dışarıda bırakılır?How could such an important fact be left out?
Boston hakkında neden bu kadar çok şey biliyorsun?Why do you know so much about Boston?
Senin gibi sıska bir insan nasıl bu kadar çok yemek yiyebilir?How can a skinny person like you eat so much?
Nasıl bu kadar hatalı olabildim?How could I have been so wrong?
Bunu nasıl bu kadar çabuk yaptın?How did you do that so quickly?
Bu kadar iyi şarkı söyleyebildiğini bilmiyordum.I didn't know you could sing so well.
Böyle bir zamanda nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun?How can you be so calm at a time like this?
Nasıl oluyor da bu kadar geç saatlere kadar çalışıyorsun?How come you're working so late?
İşlerin bu kadar kötüye gitmesine nasıl izin verebildiler?How could they have let things get so bad.
Boston gerçekten bu kadar kötü bir yer mi?Is Boston really such a bad place?
Tom'un bu kadar çok kızacağını nasıl bilebilirdim?How could I know that Tom would get so angry?
Bu kadar uzun süreceğini nasıl bilebilirim?How could I know it would take this long?
İnsanlar nasıl bu kadar aptal ve cahil olabilirler?How can people be so stupid and ignorant?
Nasıl bu kadar iyimser kalabiliyorsun?How are you able to remain so optimistic?
Neden Tom hakkında bu kadar çok biliyorsun?Why do you know so much about Tom?
Neden bu kadar geç saatte çalışıyorsun?Why are you working so late?
Sen ve Tom'un bu kadar iyi geçinmesine çok sevindim.I'm so glad you and Tom get along so well.
Bu kadar çok paraya ihtiyacım yok.I don't need this much money.
Bu kadar çok şeye ihtiyacım yok.I don't need this much stuff.
Koşullar her zaman bu kadar heyecanlı değildir.Things aren't always this exciting.
Daha önce Mary'in bu kadar üzgün olduğunu hiç görmedim.I've never seen Mary this upset before.
Tom bu kadar kötü olan ne yaptı?What did Tom do that was so bad?
Nasıl her şey hakkında bu kadar sakin olabiliyorsun?How can you be so calm about everything?
Beyzbolu neden bu kadar çok seviyorsun anlamıyorum.I don't understand why you like baseball so much.
Ben genellikle bu kadar konuşkan değilim.I'm not usually this talkative.
Bu kadar çok şey yapmak için yalnızca bir hayatımızın olması yazık.It's a shame we only have one life to do so many things.
Bu kadar çok işi bir günde bitirmenin zor olacağını düşünüyorum.I think it would be difficult to finish this much work in one day.
En son ne zaman bu kadar mutlu olduğumu hatırlayamıyorum.I can't remember the last time I was so happy.
Bu kadar çok sevdiğim hiçbir bir dil bilmiyorum.I know of no language that I adore as much as this one.
Bu kadar batıl inançlı olmaya son ver.Stop being so superstitious.
Bu kadar batıl inançlı olmayı kes.Stop being so superstitious.
Bir yerde hiç bu kadar çok insan görmedim.I've never seen so many people in one place.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod