Bu bakımdan dünyanın en hareketli boğazlarından biridir.Sen rinne on yksi maailman jyrkimpiä.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Alueella oli strategista merkitystä.
Bu bakımdan bol miktarda avlanılırlar.Sutta on metsästetty monenlaisin tavoin.
Bu bakımdan en uygun kondansatörler kâğıtlı kondansatörlerdir.Nykyaikaisimpia pyykkilautamateriaaleja ovat muovit.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.Keräystoiminta oli tärkeässä asemassa.
Bu bakımdan haklısın.Tässä suhteessa sinä olet oikeassa.
Bu bakımdan dil ile düşünce iç içedir.Αυτό το λήμμα αφορά το συμπυκνωμένο πικρό ποτό.
Kelime kökeninde Türkçe Kut kavramının bulunması bu bakımdan ilgi çekicidir.Η ταχύτατη ανέλιξή του για Τούρκο πολιτικό προκαλεί εντύπωση.
Bu bakımdan tanrı, melek, ruh diye bir şey yoktur.Κανένας θεός, καμία ελευθερία, καμία ψυχή, καμία αξία δεν υπάρχει σε αυτόν τον κόσμο.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.Είναι Έλληνας στην καταγωγή.
Bu bakımdan yaptıkları evler sağlam olurdu.Disse hospitaler kunne være solidt byggede stenhuse.
Dolayısıyla bu bakımdan Samanyolundan daha küçüktür.Typen er derfor mindre sikker end helbomme.
Anılar bu bakımdan da tutarsız.Denne type hukommelse er ubevidst.
Bu bakımdan bol miktarda avlanılırlar.I en vis udstrækning jages de for kødets skyld.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.Disse impulsene formidler informasjon om tilstanden i og utenfor kroppen.
Talaş deresi bu bakımdan çok ilgi çeker.Bjørkeneveren under er vel så viktig.
Bu bakımdan da hem ögeler teorisi hem de yöntem teorisi olarak iki bölüme ayrılır.Hva som faktisk skjer her er kvantefysikerne selv uenige om og de deler seg inn i to teorier.
Bu bakımdan halden hale geçiş (telvin) , doğrusal olmayan bir süreç ve kültürdür.Berlawanan dengan ini adalah hidup yang tidak otentik (inotentik).
Bu bakımdan hamiline yazılı pay senetlerinden ayrılır.Segala hartanya dibagi-bagikan kepada pasukan Biaju tersebut.
Bu bakımdan bol miktarda avlanırlar.Ini adalah perburuan besar-besaran.
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.Di kelurahan ini terdapat Stasiun Jerakah.
Bu bakımdan köy oldukça önemli bir yer tutmaktadır.Maka dari itu, kota ini merupakan wilayah yang sangat penting.
Bu bakımdan monoton ve dekoratiftir.Oleh karena itu peran Encoding dan Decoding penting adanya.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.Nó là loài đặc hữu Hy Lạp.
Bu bakımdan çocuk ve ebeveyn arasındaki ilk iletişim biçimidir.Thành ngữ này dùng cho quan hệ vô cùng mật thiết giữa cha mẹ và con cái.
Bu bakımdan dinî eğitim, dinî öğretimden ayrılır.Nhưng bà đã biết cách giữ quan điểm chính trị của mình tách rời khỏi học thuật.
Bu bakımdan, gerçekte bir maddi dünyanın var olduğunu hiçbir surette söyleyemem."Bởi vì tôi không bao giờ có thể dựa vào một nơi vật chất nào đó."
Akridinin pKa'sı 5,6'dır, bu bakımdan piridin'e benzer.アクリジンのpKaは5.6であるが、これはピリジンと近い値である。
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.この学会では、大学院生が重要な役割を果たしている。
Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim."がんばろうぜ!」この時、謹慎中の角田を励ました。
Bu bakımdan Marks, belli bir andan itibaren yoğun olarak Ekonomi-politiğin Eleştirisi'ne yönelir.そもそもマルクスは、経済学を批判的に扱っている。
Bu bakımdan vücut yapısı gelişmiş bir haldedir.これを奉天にも造ろうというわけである。
Bu bakımdan monoton ve dekoratiftir.これには神式と仏式がある。
Bu bakımdan evrelendirme büyük öneme sahiptir.この点については あおいを羨んでいる。
Bu bakımdan el sanatlarının her türü vardır.そのため手持ちは全てこおりタイプである。
Bu bakımdan hortumlar ayrıca daha kısa ömürlü olur.但此时剩余时间也会等比快速减少。
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.因此,它具有戰略上的重要性。
Bu bakımdan mahfil yerinin orijinal olduğu anlaşılmaktadır.由此觀點看來,因為地方足夠原始才能成為荒野。
Bu bakımdan bölüm tasarımları PlayStation 3 versiyonuyla benzerlik gösterir.业界对PlayStation 3版本的评价类似。
Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim."또한 푸른 배색을 사용하여 개최지인 항구도시 부산을 연상시키도록 하였다.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.그러므로 이분은 그리스도이다.
Bu bakımdan, geniş anlamda, tarihsel dil bilgisi anlayışı vardır.그에 의하면 언어를 이해하기 위해서는 광범위한 상식적 배경 지식이 전제되어야 한다.
Bu bakımdan çok daha küçük olan küresel yıldız kümeleri ile bazı benzerlikler taşırlar.이 별들은 보다 큰 질량의 초거성보다 더 흔하다.
Bu bakımdan sosyolojik gen denebilir.이것들은 유전적으로 조절된다.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.בשל כך האגם נעשה רדוד יותר.
Dolayısıyla bu bakımdan Samanyolundan daha küçüktür.על כן הם מתחממים פחות ממנו.
Bu bakımdan, işlem görmemiş mRNA'ya "öncül mRNA", "prekürsör mRNA" veya "pre-mRNA" da denir.ערך מורחב – pre-mRNA מיד לאחר השעתוק, נקראות מולקולות ה-mRNA" mRNA ראשוני" או "pre-mRNA".
Bu bakımdan dil önemli bir kültür taşıyıcısıdır.שפה היא גורם חשוב ביצירת תרבות.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.אולם ניתן לדחות הנחה זו מבלי להגיע לאבסורד.
Bu bakımdan İsveç en yenilikçi devletlerden biri olarak gösterilebilir.עד היום שוודיה היא אחת מהמדינות הבלתי-מזדהות.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Този път е бил от важно стратегическо значение.
Bu bakımdan çocuk ve ebeveyn arasındaki ilk iletişim biçimidir.Той е биологичната връзка между родители и деца.
Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.Нещо повече: самото това равенство започва да изглежда подозрително и дори нежелано.
Bu bakımdan da gerçek bir Yunandır.Тя е от гръцки произход.
Bu bakımdan "Şefkatle merhamet eden Allah'ın adıyla" şeklinde anlaşılır.Този кораб е преименуван на „Божията милост“.
Bu bakımdan hortumlar ayrıca daha kısa ömürlü olur.Още по-малко, че от това ще има особена печалба.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Самопризнанието се третира като смекчаващо вината обстоятелство при постановяване на присъдата.
Bu bakımdan hiçbir olgu kesin değildir.Също така нищо не е абсолютно сигурно.
Bu bakımdan halden hale geçiş (telvin) , doğrusal olmayan bir süreç ve kültürdür.Неуморната му дейност е не само културна и просветна.
Bu bakımdan klavikordun sesi piyano kadar güçlü değildir.No to glazbalo ipak ne uživa takav ugled kao violina.