Ana içeriğe geç
Sözlük

bu bakımdan ile cümle

bu bakımdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bakımdan haklısın.In this respect, you're right.
Bu bakımdan, risk olmadan belirsizlik olabilir ama belirsizlik olmadan risk olamaz.In this sense, one may have uncertainty without risk but not risk without uncertainty.
Bu bakımdan vücut yapısı gelişmiş bir haldedir.The meditation of the soul is done in this way.
Bu bakımdan hamiline yazılı pay senetlerinden ayrılır.Whoever shall do this shall be cast out of the episcopate.
Bu bakımdan, içeriğine hafif flu bir hava verdim." demiştir.For a little acid condition afflicting me."
Bilginin temeli bu bakımdan kendi bilincimizi yani Tanrı'yı bilmektir.Our existence depends upon God's cognition of us.
Bu bakımdan karar, spesifik bir iletişim formudur.The question, then, is whether this is a form of mass communication.
Bu bakımdan zırhlı modelleri de mevcuttur.Weapon restrictions exist for this mode.
Bu bakımdan, geniş anlamda, tarihsel dil bilgisi anlayışı vardır.In a deep sense, we only learn language once.
Bu bakımdan pek çok önemli hücresel süreçte hayatî bir konuma sahiptirler.As such, they are vital for many important cellular processes.
Bu bakımdan bol miktarda avlanırlar.Hunting in Many Lands.
Anılar bu bakımdan da tutarsız.And maybe hesitated at that memory.
Bu bakımdan genellikle alternatif uyuşmazlık çözümünün çevrimiçi eşdeğeri olarak görülür.Otherwise it is generally a second line treatment option.
Bu bakımdan hiçbir olgu kesin değildir.There is nothing incorrect in this practice.
Bu bakımdan Saltık-nâme, diğer Türk destanların göre Coğrafyası en geniş olanıdır.Of these, on stylistics grounds, the Istaby runestone may be the oldest.
Bu bakımdan biz hata yapıyoruz, büyük bir hata.And therein we err, and greatly err.
Bu bakımdan da, hem Odysseus hem de aynı zamanda birinci adamsınızdır.So in effect, you are like Odysseus and the first mate in one person.
Bu bakımdan zamanla ilgilidir.So this is a timely problem.
İşte bu bakımdan... ..hepimiz aynı durumu paylaşıyoruz. Ve aynı durumdayız.In this regard, we are all forced into the same situation.
Gross: Değişim, bu bakımdan hem tabandan hem de tavandan gelmelidir.Gross: Change in this regard must come both from the top and the bottom.
Bu bakımdan Kosova ile kıyaslanamaz.As such it cannot be compared to Kosovo.
Bu bakımdan virüs gibi değil bıtrak gibi yayılır.It spreads like a spider plant, not like a virus."[10]
Bu bakımdan, kurallar aynı amaçlarla modern imar yasalarına çok benziyordu.In this respect the rules strongly resembled modern zoning laws, with the same purposes.
Bu bakımdan filozoflar iki gruba ayrılır:[1]In this light, philosophies fall into two camps:[1]
Bu bakımdan Berenson'un etkisi muazzamdı,% 5 komisyonu ise onu zengin bir adam yaptı.In this respect Berenson's influence was enormous, while his 5% commission made him a wealthy man.
Bu bakımdan haklısın.In dieser Hinsicht hast du recht.
Kurulan üniversiteler bu bakımdan önemli bir rol oynamıştır.Die Universitäten spielten hierbei einen Schlüsselrolle.
Bilginin temeli bu bakımdan kendi bilincimizi yani Tanrı'yı bilmektir.Das Wesen, das auf diese Weise um sich selbst weiß, nennen wir Gott.
Bu bakımdan hamiline yazılı pay senetlerinden ayrılır.Sie blieb von seinem Vermögen getrennt.
Bu bakımdan sosyolojik gen denebilir.So ist wohl von einer Ethnogenese auszugehen.
Bu bakımdan da Talas Savaşı'nın dünya tarihi için çok önemli bir yeri vardır.Es ist allerdings fraglich, ob der Schlacht weltgeschichtliche Bedeutung zugemessen werden kann.
Bu bakımdan seramiğin arkeolojik buluntu türlerine benzerler.Darin ähneln sie etwa der archäologischen Fundgruppe der Keramik.
Bu bakımdan Bizans mozaiklerinde kimliklerin teşhis edilmesinde zorluk çekilmez.Es ist deshalb ratsam, im Zweifelsfall auf das Geocachen in solchen Biotopen zu verzichten.
Bu bakımdan dil önemli bir kültür taşıyıcısıdır.La langue est un important vecteur de culture.
Müslüman kelimesi, saf ve temiz (hanif) kelimesiyle bu bakımdan yakınlık gösterir.Il est à rapprocher du mot haqq « vrai, recte, di-rect, droit».
Bu bakımdan halden hale geçiş (telvin) , doğrusal olmayan bir süreç ve kültürdür.Pour Dever, l'Exode est une transition culturelle et non une migration.
Bu bakımdan, gerçekte bir maddi dünyanın var olduğunu hiçbir surette söyleyemem."Nous ne pouvons donc par aucun moyen affirmer l'existence du monde extérieur.
Bu bakımdan OpenGL öğrenimini kolaylaştırır, son derece taşınabilir ve hızlıdır.Tout recommence, Cage peut ainsi agir plus vite et de façon plus précise.
Yün proteini bu bakımdan amfoter bir maddedir.Le repliement des protéines est un bon exemple de ce phénomène.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.L'intérêt est stratégique.
Deehan, bu bakımdan gözden düştü.Deepthroat: Olvídate de eso ahora.
Bu bakımdan, 1669’daki Brunswick Dükü’nün daveti vahimdi.A este respecto, fue oportuna una invitación del duque de Brunswick en 1669 para visitar Hannover.
Bu bakımdan zehir alımından sonra ne kadar erken verilirlerse o kadar iyi olur.Cuanto más pronto se puede comer después de ser capturado, mejor.
Boole, bu bakımdan şanslıydı.Moore no tiene tanta suerte.
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.De esa forma surge Estaciones.
Bu bakımdan çeşitli farmasötik preparatları halinde kullanılmaktadır.Allí se procede a clasificarlas dentro de las siguientes clases farmacológicas.
Bu bakımdan bol miktarda avlanırlar.En esta cacería se abaten más animales.
Bu bakımdan hekzoploid yulaflara “Dişli yulaflar” adı verilir.Para resolver este problema se añaden las llamadas bobinas de gradiente.
Bu bakımdan bilgi sistemleri de dışarıdan ve içeriden girdi olarak bilgi ve veri sağlar.La nave trasmette dati e informazioni sia all'interno che con l'esterno.
Bu bakımdan göl gittikçe küçülmektedir.A questo punto il volume del lago inizia a diminuire.
Bu bakımdan hortumlar ayrıca daha kısa ömürlü olur.In tali circostanze, tempi di recupero più brevi si rivelerebbero più adatti a questo scopo.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.Così la questione della "cultura comune" o "valori comuni" è molto più complessa di quanto sembra essere.
Bu bakımdan çevirmenın aslında toplumsal bir rolü vardır.L'uso della lingua è quindi un'azione socialmente rilevante.
Bu bakımdan "postmodern fantezi" olarak da karakterize edilebilir.È difficile determinare in cosa consiste attualmente un "universo immaginario".
Bu bakımdan ara istasyonlara ihtiyaç vardır.Per questo motivo in queste stazioni è presente un binario di sorpasso.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.In questo senso possiedono una dimensione normativa.
Akridinin pKa'sı 5,6'dır, bu bakımdan piridin'e benzer.Его pKa составляет 5,6, что очень близко к таковому значению пиридина.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Это имело стратегическое значение.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Однако в этом случае речь идёт о самоутверждении под видом защиты правды.
Bu bakımdan karakterlerin oturdukları yerlerin değişimi de daireseldir.Более того, адреса на которые необходимо совершить переход, будут похожи.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod