Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Nem okoz gondot az igazságról vagy a szépségről ebben az értelemben beszélni.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Noi non abbiamo alcun problema a parlare di verità o bellezza in quel senso.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.No tenemos problemas para hablar de la verdad o la belleza en ese sentido.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Parler de la vérité ou de la beauté ne nous pose pas vraiment de problème dans ce sens.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.We hebben geen probleem om te spreken over waarheid of schoonheid in die zin.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Wir haben kein Problem damit, in diesem Sinne über Wahrheit und Schönheit zu sprechen.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Нам несложно поговорить о правде или красоте в данном аспекте.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.Нямаме проблем да говорим за истина или красота, в този смисъл.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.אין לנו בעיה לדבר על אמת או יופי במובן הזה.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.ليست لدينا أي مشكلة في أن نتحدث عن الحقيقة أو الجمال في نفس السياق.
Bu açıdan güzellik ve doğruluk hakkında konuşmak ile de bir problemimiz yok.それが追い求めているものです
Bu açıdan herbirimiz eşsiziz, ve herbirimiz bu kritik girdiyi bu makineyi tuttuğmuz sürece üretime katıyoruz.Durch unsere Einzigartigkeit trägt jeder einen entscheidenden Beitrag in die Produktion an der Maschine.
Bu açıdan herbirimiz eşsiziz, ve herbirimiz bu kritik girdiyi bu makineyi tuttuğmuz sürece üretime katıyoruz.이와 같이 특별한 우리 각자는, 컴퓨터를 사용함으로써 그러한 중요한 입력값을 생산에 투입합니다.
Bu açıdan herbirimiz eşsiziz, ve herbirimiz bu kritik girdiyi bu makineyi tuttuğmuz sürece üretime katıyoruz.В това сме уникални и всеки от нас държи критичен вход в производството, както ние държим машината.
Bu açıdan herbirimiz eşsiziz, ve herbirimiz bu kritik girdiyi bu makineyi tuttuğmuz sürece üretime katıyoruz.בזה אנו ייחודיים, וכל אחד מאיתנו אוחז בתרומה הבלעדית הזו לייצור כשהוא אוחז במכונה הזו.
Bu açıdan herbirimiz eşsiziz, ve herbirimiz bu kritik girdiyi bu makineyi tuttuğmuz sürece üretime katıyoruz.نحن في ذلك متفردون، وكلٌ منّا يحمل هذه المدخلات الحرجة داخل الإنتاج بينما نمسك هذه الآلة.
Bu açıdan herbirimiz eşsiziz, ve herbirimiz bu kritik girdiyi bu makineyi tuttuğmuz sürece üretime katıyoruz.我々一人一人が重要なインプットになります それは何に影響するのか? 殆どの人が知っている物語は
Bu açıdan inanılmaz, nefeskesici.- Este extraordinar din acest punct de vedere. - ...îți taie răsuflarea.
Bu açıdan inanılmaz, nefeskesici.Sen puolesta maalaus on ällistyttävä. ... henkeäsalpaava.
Bu açıdan inanılmaz, nefeskesici.V tomhle směru úchvatná. Přímo bere dech.
Bu açıdan inanılmaz, nefeskesici.Це дивовижно. Стівен: ...захоплює дух.
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Alla luce di questo gli umani non sono forse degli specisti enormemente crudeli?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Avand in vedere aceste lucruri, nu sunt oamenii cei mai inraiti specisisti dintre toti?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Bajo esta luz, ¿No somos los humanos los especistas más insensibles del mundo?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Če tako pogledamo, ali niso ljudje najbolj neusmiljeni "vrstisti"?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Dalam terang ini, adalah manusia tidak yang paling tak berperasaan speciesists dari semua?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?En ceci, les humains ne sont-ils pas les plus durs spécistes de tous ?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?I detta ljuset, är inte människor de mest känslokalla "artisterna" av alla?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Ilyen megvilágításban nem az ember-e a legszívtelenebb fajista az összes közül?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Není člověk z tohoto pohledu ten nejnecitelnější druh ze všech?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?Unter diesem Licht gesehen, sind die Menschen nicht von allen die gefühllosesten Speziesisten?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?W tym świetle czyż człowiek nie jest najbardziej niedbałym stworzeniem ze wszystkich?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?В этом свете, люди нет самый черствый speciesists всех?
Bu açıdan, insanoğlu en duygusuz tür ayrımcısı değil midir?באור זה, האין זה כך שבני אדם הם הספישיסטיים הקשוחים מכולם?
Bu açıdan, oku-yaz.Det går att läsa och skriva.
Bu açıdan, oku-yaz.En ese sentido es de lectura-escritura.
Bu açıdan, oku-yaz.În acest sens este citește-scrie.
Bu açıdan, oku-yaz.In diesem Sinne kann man sie Lese- und Schreib-Kultur nennen.
Bu açıdan, oku-yaz.In die zin is het read-write.
Bu açıdan, oku-yaz.Neste sentido, é uma cultura "ler-escrever".
Bu açıdan, oku-yaz.Odczyt i zapis.
Bu açıdan, oku-yaz.Perciò è di lettura/scrittura.
Bu açıdan, oku-yaz.V tomto smyslu je to princip čtení i záznamu.
Bu açıdan, oku-yaz.Υπ' αυτήν την έννοια είναι ανάγνωσης-γραφής.
Bu açıdan, oku-yaz.В този смисъл тя е четене и писане.
Bu açıdan, oku-yaz.В этом смысле она для чтения и записи.
Bu açıdan, oku-yaz.חששו של סוזה היה שנאבד יכולת זו
Bu açıdan ona bayılıyorum.Atât de îndrăgostit sunt de el.
Bu açıdan ona bayılıyorum.De verdad que estoy enamorado de él en ese momento.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Ich bin regelrecht verliebt in ihn.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Jag verkligen älskar honom vid det här laget.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Jestem w nim naprawdę zakochany.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Je suis à ce point amoureux de lui.
Bu açıdan ona bayılıyorum.전 이미 에두아르도에게 푹 빠져 버린 거죠.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Komolyan bele voltam habarodva ezen a ponton.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Lo amo davvero a questo punto.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Op dat vlak ben ik echt verliefd op hem.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Saya benar-benar jatuh cinta padanya saat ini.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Sinto-me mesmo apaixonado por ele. nesta altura.
Bu açıdan ona bayılıyorum.Tässä vaiheessa olin jo aivan rakastunut häneen.