bro ile cümle
bro kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Matt Brown, Rita Lewis'in kocasıdır.Matt Brown is Rita Lewis's husband.
Dedektif Dan Anderson, U.S. Marshal Brown'ın ekibine katılmak için atandı.Detective Dan Anderson was assigned to join U.S. Marshal Brown's team.
FBI, Matt Brown adında bir İngiliz diplomatın üzerinde gözetim gerçekleştirdi.The FBI conducted surveillance on a British diplomat named Matt Brown.
Brooklyn'deki bir yangında yedi çocuk öldü.Seven children died in a fire in Brooklyn.
Dan, istasyonda Dedektif Matt Brown'la konuşmayı kabul etti.Dan agreed to talk to Detective Matt Brown at the station.
O broşürle ne yaptım?What did I do with that brochure?
Brown bizim İngilizce öğretmenimizdir.Brown is our English teacher.
Bu senin istediğin broşür.This is the pamphlet you asked for.
Bu broşür size su faturasını nasıl düşürebileceğini söylüyor.This pamphlet tells you how you can lower the water bill.
Tom yahniye brokoli ekledi.Tom added broccoli to the stew.
Ücretsiz bir broşür için 1-800-828-6322'yi arayın.Call 1-800-828-6322 for a free brochure.
Beş yuan paralar pirinç, ve on yuan paralar bronz dışında yapılır.The five yuan coins are brass, and the ten yuan coins are made out of bronze.
Onlar bana bir broşür gönderebilir mi?Can they send me a brochure?
Denver Broncos, Super Bowl'u kazandı.The Denver Broncos have won the Super Bowl.
Denver Broncos, Super Bowl 50'yi kazandı.The Denver Broncos have won the 50th Super Bowl.
Ben bronzlaşmaya çalışıyorum.I'm trying to get a tan.
O kaçamak bromürlerle konuştu.She spoke in evasive bromides.
Son derece beyaz bir cildim var ve asla bronz değil.I have extremely light skin and never tan.
Kanada'dan Andre de Grasse 100 metre yarışında bronz madalya kazandı.Canada's Andre de Grasse won the bronze medal in the 100m race.
Brokoliden nefret ederim!I hate broccoli!
"Noeli anlamıyorum," dedi Charlie Brown."I don't understand Christmas," said Charlie Brown.
Bejo bronz fincanda zencefilli bir kahve yapar.Bejo makes a ginger coffee in a bronze cup.
Tom'un turuncu bir bronzluğu var.Tom has an orange tan.
Marilla her zaman kilise için ametist broşunu takar.Marilla always wore her amethyst brooch to church.
Marilla o gün her zamanki gibi kilise için ametist broşunu taktı.Marilla wore her amethyst brooch to church that day as usual.
O ametist broş, Marilla'nın en değerli varlığıydı.That amethyst brooch was Marilla's most treasured possession.
Mary bir broş takıyor.Mary is wearing a brooch.
Big Brother'dan nefret ediyorum.I hate Big Brother.
John Brown bir terörist mi yoksa bir özgürlük savaşçısı mıydı?Was John Brown a terrorist or a freedom fighter?
Herkese bir broşür verdim.I gave everyone a pamphlet.
Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.Akrotiri is a Bronze age settlement that was buried under volcanic ash.
Bu bronz heykel pasla kaplıdır.This bronze statue is coated with patina.
Ne yaparsanız yapın, brokoli yemeyin.Whatever you do, don't eat your broccoli.
Sami, New York'taki Brooklyn'de büyüdü.Sami grew up in Brooklyn, New York.
O zaman Bay Brown hastaydıMr Brown was ill back then.
Mary'nin kahverengi bir palto ve uzun bronz renkli çizmeler var.Mary is wearing a brown coat and long bronze-coloured boots.
Senin yüzün bronzlaşmış.Your face is sunburned.
Tom'un yüzü bronzlaşmıştı.Tom's face was sunburned.
Brokoli sevmiyorum.I don't like broccoli.
Tom Mary'nin brokoli yemediğini söyledi.Tom said Mary didn't eat broccoli.
Bay Brown bize İngilizce öğretiyor.Mr. Brown teaches us English.
Tom'a browni yaptım.I baked Tom some brownies.
Ben brokoli severim ama Tom sevmez.I like broccoli, but Tom doesn't.
Hiçbir browser güvenli değildir.No browser is safe.
Daha önce bronşit ya da zatürre nedeniyle hastaneye yatırıldınız mı?Have you ever been hospitalized for bronchitis or pneumonia?
"Elinize sağlık-Atletizmde de 2 bronz"."Elinize sağlık-Atletizmde de 2 bronz".
9th Wonder, 2007'de Little Brother'dan ayrıldı.9th Wonder left Little Brother in 2007.
"Broadway'den bir Ayça geldi"."Broadway'den bir Ayça geldi".
"Rita Mae Brown: Loves Cats, Hates Marriage" (İngilizce)."Rita Mae Brown: Loves Cats, Hates Marriage".
(İngilizce) Brokering Empire: Trans-Imperial Subjects Between Venice and Istanbul.Brokering Empire: Trans-Imperial Subjects between Venice and Istanbul.
İlk albümleri “I Brought You My Bullets You Brought Me Your Love dır."I Brought You My Bullets, You Brought Me Your Love".
West Bromwich Albion: Soccer in the Black Country (İngilizce).West Bromwich Albion: Soccer in the Black Country.
"Warner Bros. Sets Joaquin Phoenix Pic 'Her' for Nov. 20" (İngilizce)."Warner Bros. Sets Joaquin Phoenix Pic 'Her' for Nov. 20".
1978 yılında Broccoli, Lazenby'yi "16 yıldaki en büyük hatam" olarak nitelendirdi.In 1978 Broccoli described casting Lazenby as "my biggest mistake in 16 years.
"Matild Manukyan; Turkish Brothels Made Her Wealthy" (İngilizce)."Matild Manukyan; Turkish Brothels Made Her Wealthy".
Bir masa için; belki tahta; bir heykel için, bronz ya da mermer olabilir.For a table, that might be wood; for a statue, that might be bronze or marble.
"Golden Trailer Awards: 'Gravity' Wins Best Of Show; Warner Bros Tops Studios" (İngilizce)."Golden Trailer Awards: 'Gravity' Wins Best Of Show; Warner Bros Tops Studios".
Rabi Edoardo Amaldiye Brookhaven’in Avrupalıların imrenebileceği bir model olduğunu söyledi.Rabi suggested to Edoardo Amaldi that Brookhaven might be a model that Europeans could emulate.
Bir hafta sonra Brodess öldü ve Tubman önceki duygusallığından dolayı pişman oldu.A week later, Brodess died, and Tubman expressed regret for her earlier sentiments.
(O Brother, Where Art Thou?) (2000) sayılabilir."O Brother, Where Art Thou? (2000)".