Tom arabanın üstüne branda çekti.Tom covered the car with a tarp.
Her bir brandan Tag Takım Şampiyonlarını birbirlerine karşı çeken maçı kazandılar.They won the match, which pitted the Tag Team Champions from each brand against one another.
Bu bir ev dekorasyonu: Çatıya çekilmiş naylon branda.This is home improvement: putting plastic tarps on your roof.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.On the rooftop, light grey chairs and tables would be assembled beneath the tarpaulin.
Klaus Maria Brandauer, 1992 yılındaki vefatına kadar rejisör ve senaryo yazarı Karin Brandenbauer ile evliydi.Klaus Maria Brandauer est, depuis 1992, veuf de la metteuse en scène et scénariste Karin Brandauer.
Dolayısıyla kemer iki branda da özel olmuştu.Оба титула стали эксклюзивными для двух брендов.
Klaus Maria Brandauer (Almanca telaffuz: ), Asıl adı: Klaus Georg Steng, (d.Klaus Maria Brandauer, ім'я при народженні Klaus Georg Steng; нар.
Dolayısıyla kemer iki branda da özel olmuştu.Tämän vuoksi myös titteleitä puolustettiin molemmissa brändeissä.
Klaus Maria Brandauer, 1992 yılındaki vefatına kadar rejisör ve senaryo yazarı Karin Brandenbauer ile evliydi.Klaus Maria Brandauer var gift med regissøren og filmforfatteren Karin Brandauer til hennes død i 1992.
Brandauer, Hollywood'da isim yapmış az sayıda Avusturyalılardan birisidir.Han er en av få østerrikske skuespillere som har fått et navn i Hollywood.
Bu bir ev dekorasyonu: Çatıya çekilmiş naylon branda.Đây là sự cải tiến căn nhà: trải tấm bạt nhựa trên mái nhà.
Bu bir ev dekorasyonu: Çatıya çekilmiş naylon branda.Ez a felújítás, mikor műanyag ponyvát teszel a tetőre.
Bu bir ev dekorasyonu: Çatıya çekilmiş naylon branda.São melhorias para a casa: pôr lonas plásticas no telhado.
Bu bir ev dekorasyonu: Çatıya çekilmiş naylon branda.Это обустройство дома: кладут пластиковый брезент на крыше.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Na dachu pod plandeką zamontowano jasnoszare krzesła i stoły.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.No último piso, mesas e cadeiras cinza-claro eram espalhadas sob uma cobertura de lona.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Sur le toit, des tables et des chaises gris clair étaient disposées sous la bâche.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.Στην ταράτσα, καρέκλες και τραπέζια σε ανοιχτό γκρι χρώμα συναρμολογούνταν κάτω από μουσαμάδες.
Çatıda, açık gri sandalyeler ve masalar branda altında toplanırdı.На крыше под брезентом размещены светло-серые стулья и столы.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Instalowanie plastiku na dachach.
Çatıya çekilmiş naylon branda.플라스틱 방수포로 지붕을 덮고 있는 모습입니다.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Mettere dei teloni di plastica sul tetto.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Mettre des bâches en plastique sur votre toit.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Plastic zeilen op je dak.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Plastik-Zeltplanen auf das eigene Dach zu packen.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Poner lonas de plástico en tu techo.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Se pun prelate din plastic pe acoperiș.
Çatıya çekilmiş naylon branda.Поставяне на пластмасови плоскости на покрива.
Çatıya çekilmiş naylon branda.שמים יריעות פלסטיק על הגג.
Çatıya çekilmiş naylon branda.وضع الأقمشة البلاستيكية على السطح.
Çatıya çekilmiş naylon branda.ここはリオデジャネイロです いくらかましですよね?