Onlar düzen kurarken, Allah da düzenlerini bozuyordu.They schemed and Allah did also scheme.
Bunları şoklara karşı savunmasız hale getiriyor ve makroekonomik göstergeleri bozuyor.It makes them vulnerable to shocks and distorts their macro-economic indicators.
Bükreş'te gaspedilen protestolar demokrasiyi bozuyorHighjacked protests in Bucharest distort democracy
Yecüc ve Mecüc toprağı bozuyor.Gog and Magog are spoiling the land.
Bugün ruh halim kötü. Şefim sinirlerimi bozuyor.Ich bin heute schlecht gelaunt. Mein Chef geht mir auf die Nerven.
Benim düzenimi çok bozuyorsunuz.Vous me perturbez beaucoup.
Öte yandan tüfeği ağızdan doldurmak namlunun yivlerini bozuyordu.Mais au lieu de le tuer, la balle de son arme lui a déformé la mâchoire.
Kız kardeşimin sinirini bozuyorum.Estoy molestando a mi hermana.
Ancak siyah renk, köpüğün dayanıklılığını bozuyordu.El color negro era para ocultar la suciedad.
Ödemeyi unutmuş olmaları sinirimi bozuyor.Mi irrita che abbiano dimenticato di pagare.
Tam yağlı süt midemi bozuyor, bu yüzden her zaman yarım yağlı süt içiyorum.Цельное молоко расстраивает мой желудок, поэтому я всегда пью полужирное молоко.
1996 yılında yayına başladığından bu yana, Çinli yetkililer sürekli Radio Free Asia yayınlarını bozuyorlar.С момента начала радиовещания в 1996 году китайские власти постоянно глушат радиосигнал РСА.
Çoğalıyor, bulaşıyor ve bozuyor.Potrafi się rozciągać, wyginać i kurczyć.
"Axl Rose 'Chinese Democracy' ile suskunluğunu bozuyor".Rose azt mondta, hogy Azoff elrontotta a 'Chinese Democracy' népszerűsítésére tett intézkedéseket is.
Benim konsantremi bozuyorsun." sözleri, kaymakamın tepkisini çekti.«Δε στο είπα πως θα μου σπάσεις το πόδι;» αρκέστηκε να πει ο Επίκτητος.
Ancak siyah renk, köpüğün dayanıklılığını bozuyordu.Το μαύρο χρώμα κυριαρχούσε πάνω στη σχεδιαστική απλότητα.
"Mabel ezber bozuyor".“Bolero sống khoẻ”.
Benim konsantremi bozuyorsun." sözleri, kaymakamın tepkisini çekti.私をバカにしているの?」と怒りの声をぶつけた。
Keşke şu gürültü dursa. Sinirlerimi bozuyor.Иска ми се тази врява да спре. Лази ми по нервите.
Asla insanların yararına değil. Sadece karanlığı bozuyor.Và chẳng giúp ích gì cho loài người cả. mà chỉ làm hỏng bóng đêm.
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Al traernos la ciencia, arruinas la magia"
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Anh đem khoa học vào, và nó làm mất đi sự huyền diệu."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Introducete la scienza, che rovina la magia".
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Kau membawa ilmu pengetahuan dan itu menghancurkan keajaiban."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.과학을 빌려서 신비스러운 마법 같은 일들을 망치고 있어요"
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Mieszacie w to naukę, a ona niszczy magię".
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Sie führen die Wissenschaft ein und das ruiniert die Magie."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Vii cu știința şi ea distruge magia".
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Vnesete sem vědu, a ta to kouzlo zničí."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Φέρνετε την επιστήμη, και χαλάει όλη τη μαγεία."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Ви привносите науку, і це руйнує магію."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.Вы внедряете науку, а она разрушает волшебство."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.אתם מביאים את המדע, וזה הורס את הקסם."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.تأتي بالعلم، فيفسد السحر."
Bilim getiriyorsunuz ve bu sihiri bozuyor.私は文系の学位を持っていて
Bitti işim sizinle! İlişkimizi bozuyorum!¡No quiero saber nada más de vosotros!
Bitti işim sizinle! İlişkimizi bozuyorum!Skończyłem z wami!
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.A celý výsledek výzkumu tím stáhl dolů a zmírnil statistický rozdíl mezi oběma skupinami.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.A tým stiahol celý tím dolu, čím zničil moju štatistickú významnosť testu.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Dan dia menjatuhkan nilai rata-ratanya, menghancurkan arti statistik dari percobaan ini.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.E ha abbassato la media, distruggendo il significato statistico del test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.E il faisait baisser la moyenne, et détruisait la significativité statistique de mon test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.És lehúzta az egész átlagot, tönkretéve a teszt statisztikai jelentőségét.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Hän veti koko keskiarvon alas, tuhoten tilastollisen merkittävyyden kokeessani.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Hij trok het hele gemiddelde naar beneden, en saboteerde aldus de statistische significantie van mijn test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.In znižal je celotno povprečje ter uničil statistično pomembnost testa.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.그는 전체 평균치를 떨어뜨려, 제 테스트의 통계적 중요성을 망가뜨리고 있었습니다.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Och han drog ned hela medelvärdet, och förstörde signifikansen i mitt statistiska test.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Og han trak hele gennemsnittet ned, hvilket ødelagde den statistiske signifikans i testen.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Şi el a tras toată media în jos, distrugând seminficaţia statistică a testului meu.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Ten facet zaniżał mi średnią, niszcząc istotność statystyczną testu.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Und er senkte den Mittelwert ab und zerstörte mir damit die statistische Aussagekraft des Tests.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Và ông ta làm cho chỉ số trung bình hạ thấp, làm hỏng tính đáng kể của số liệu trong đợt thí nghiệm.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Y que baja el promedio general, destruyendo la cuantía estadística de la prueba.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Και κατέβαζε όλο τον μέσο όρο πολύ χαμηλά, καταστρέφοντας την στατιστική σημαντικότητα του τέστ.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.И той повлече цялата средна стойност надолу, унищожавайки статистическата значимост на теста.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Он ухудшил средний показатель, разрушив статистическую значимость теста.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.Через нього середній показник теж знизився, тим самим зруйнувавши статистичну значущість мого тесту.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.והוא משך את כל הממוצע למטה, והרס את המובהקות הסטטיסטית של הניסוי.
Bu kişi ortalamayı aşağıya çekiyor ve tabii ki bulguların istatistiksel anlamlılığını da bozuyordu.فأنزل المتوسط بكامله، مخربا القيمة الإحصائية للإختبار.