bozulmamış ile cümle

bozulmamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Binalar selden sonra hâlâ bozulmamıştı.The buildings were still intact after the flood.
Tom'un yatağı bozulmamıştı.Tom's bed hasn't been slept in.
Arabası bozulmamış olsaydı Tom şimdiye kadar burada olurdu.Tom would've been here by now if his car hadn't broken down.
Ampul bozulmamıştı, yalnızca düzgün takılı değildi.The bulb wasn't burnt out. It was just not screwed in properly.
Solunum zorlaştırılmıştır olacak ama diğer sinir bozulmamış olması koşuluyla devam edecektir.Breathing will be made more difficult but will continue provided the other nerve is intact.
İzlanda, genellikle bozulmamış gelişmesini bu birlik dönemine borçludur.Iceland enjoyed a mostly uninterrupted period of growth in its commonwealth years.
Bozulmamış olduğunu düşünüyoruz ve broşürlerde de bozulmamış saf ve temiz olarak gösteriliyor.We still think it is pristine. The brochures still say it is untouched.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.It has an intact Hindu culture.
Ve daha sonra yillarca disariya gittim bozulmamis peyzajlari fotograflamaya calistim.And then I went out for years trying to photograph the pristine landscape.
Denizlerde hâlâ çocukken tanıdığım şekliyle bozulmamış yerler var.There are still places in the sea as pristine as I knew as a child.
Solomon Adaları'nın bozulmamış, tropikal topraklarında yetişenGrown in the tropical unspoiled areas of the Solomon Islands
Dolayısıyla ikisini de aynı şeyle çarparsak eşitlik bozulmamış olur.So we can multiply them both by the same thing and the equality will still hold.
Henüz bozulmamış. Eşeğine bak!We shall make you a warning for men.
İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış. Bir de merkebine bak!"A day or less than a day," he replied.
Yiyecek ve içeceğine bak, bozulmamış.Look at thy food and drink -- it has not spoiled; and look at thy ass.
Yiyeceğine, içeceğine bak, henüz bozulmamış bile.Look at thy food and drink -- it has not spoiled; and look at thy ass.
Yiyeceğine, içeceğine bak! Henüz bozulmamış.Look at thy food and drink -- it has not spoiled; and look at thy ass.
Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamıştır. Eşeğine de bak.Look at thy food and drink -- it has not spoiled; and look at thy ass.
Allah ona: “Hayır! yüz sene kaldın. İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış.Said He, 'Nay; thou hast tarried a hundred years.
Yiyeceğine ve içeceğine bak hala bozulmamış. Eşeğine de bak.Look at thy food and drink -- it has not spoiled; and look at thy ass.
Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamıştır.He (the man) said: "(Perhaps) I remained (dead) a day or part of a day".
İşte yiyeceğine ve içeceğine bak henüz bozulmamış.You have tarried for a hundred years.
Yiyeceğine ve içeceğine bak hala bozulmamış.Just look at thy food and drink which have not rotted!
(Allah) "Hayır, dedi, yüz yıl kaldın. Yiyecek ve içeceğine bak, bozulmamış.He said: How long have you tarried?
Allah, tam yüz yıl yata kaldın. Yiyeceğine, içeceğine bak, henüz bozulmamış bile.He said: I have tarried a day, or a part of a day.
Allah ona: Hayır, yüz sene kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamıştır.He said: How long have you tarried?
Bozulmamış resim kullanUse undeformed image
"Noel Baba olmak güzel, çocukların bozulmamış dünyasına girmek harika bir şey.""Being a Santa Claus is a beautiful thing, it's fantastic to enter children's unspoiled world.
Reklamlarda, filmin yönetmeni Anthony Minghella ülkeye ve bozulmamış doğasına övgüde bulunuyor.In the ads, film director Anthony Minghella praised the country and its unspoiled landscapes.
Parkın temel amacı, içinden geçen bozulmamış Una ve Unac nehirlerini korumaktır.The main purpose of the park is to protect unspoiled Una and Unac rivers which runs through it.
İki katlı bir bina neredeyse hiç bozulmamıştı.One two-story building was almost untouched.
Bu, algısal hazırlama yeteneklerinin bozulmamış olduğunu gösterdi. [2]This demonstrated intact perceptual priming abilities.[50]
Genellikle bozulmamış ormanlarda yaşar ve meyvelerdeki gölgelikte beslenir.It generally lives in undisturbed forest, feeding in the canopy on fruits.
Test, nispeten bozulmamış zeminden alınan üç veya dört numune üzerinde gerçekleştirilir.The test is performed on three or four specimens from a relatively undisturbed soil sample.
1599'da bedeni hala bozulmamış halde, uyuyormuş gibi bulunmuştur. [1]In 1599, her body was found still incorrupt, seeming to be asleep.[1]
Bozulmamış olan anlaşmaya sahip olmak için bir mücadeleye girişirler ve Pitt galip gelir.There is a fight for the possession of the treaty—which is intact—and Pitt is victorious.
Fakat modelde hiçbir kâğıt bazlı tüp bozulmamıştı.Il codice, tuttavia, non era chiuso in un cassetto una volta per tutte.
Stužica, Doğu Karpatlarda benzersiz bir şekilde korunmuş ve bozulmamış ilkel bir kayın ormanıdır.Stužica) — уникально сохранившийся нетронутый первобытный буковый лес в Восточных Карпатах.
Burada tekrar muayene edildi ve bu kez akli olarak yeterli olduğu ve kişiliğinin bozulmamış olduğu görüldü.Сведений о том, как он выглядел тогда, и насколько был привлекателен, как наследство, не сохранилось.
Güney Amerika'nın bozulmamış faunası, 30 milyon yıl boyunca evrimleşmiştir.Образовалось в позднем олигоцене около 30 млн лет назад, в Южной Америке.
Solunum zorlaştırılmıştır olacak ama diğer sinir bozulmamış olması koşuluyla devam edecektir.A respiração será mais difícil, mas vai continuar, desde que o outro nervo esteja intacto.
Güney Amerika'nın bozulmamış faunası, 30 milyon yıl boyunca evrimleşmiştir.O superpantanal sul-americano era uma grande área alagada na América do Sul há 10 milhões de anos.
Burada tekrar muayene edildi ve bu kez akli olarak yeterli olduğu ve kişiliğinin bozulmamış olduğu görüldü.Musieli więc gonić wynik, lecz tym razem pokazali, że nie bez powodu są liderem I ligi.
Dolayısıyla, periyodik tablonun düzeni bozulmamış oldu.Därför passade den konventionella bostaden inte längre.
Özellikle yumurtanın halen bozulmamış organik örneğini ve lezzetini burada bulabilirsiniz.Man lägger framför allt märke till dess typiska och iögonfallande äggkokonger.
Fakat modelde hiçbir kâğıt bazlı tüp bozulmamıştı.Men ingenting var självklart trots på pappret stort favoritskap.
Güney Amerika'nın bozulmamış faunası, 30 milyon yıl boyunca evrimleşmiştir.Hunddjuren utvecklades på den nordamerikanska kontinenten för 30 miljoner år sedan.
Eleme turlarında eğer 90 dakika boyunca eşitlik bozulmamış ise 30 dakika uzatma bölümüne geçilmiştir.Om en karaktär i den stängda delen inte används på 90 dagar tas den bort.
Fakat modelde hiçbir kâğıt bazlı tüp bozulmamıştı.Поштових марок, як і паперу загалом, не вистачало.
Ayrıca köy sınırları içersinde bozulmamış, antik bir havuz bulunmaktadır.Bohužel se zde vyskytuje také nepůvodní, invazní střevlička východní.
Güney Amerika'nın bozulmamış faunası, 30 milyon yıl boyunca evrimleşmiştir.Regnskogen i Amazonas har utviklet seg uavbrutt i 15 millioner år.
İzlanda, genellikle bozulmamış gelişmesini bu birlik dönemine borçludur.Tuy nhiên thời kỳ Liên bang ở Iceland phát triển hầu như không bị đứt quãng.
Fakat modelde hiçbir kâğıt bazlı tüp bozulmamıştı.Į kurią pusę buvo lūšnelės anga neturėjo reikšmės.
60 a 90 mil boyutlarında minik, ufak bir ada. Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Es una pequeña isla, de 100 por 150 kilómetros, donde la cultura hindú sigue intacta.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.약 10년전에 처음 발견된 종으로 뉴질랜드 아남극 지역의 오클랜드 제도에서 처음 발견되었습니다.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.אשר התגלה רק לפני בערך 10 שנים באיים הסאב אנטרקטיים של ניו זילנד, מקום הנקרא איי אוקלנד.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.والتي تم اكتشافها فقط من نحو 10 عاما في القطب الجنوبي من شبه من نيوزيلندا ، ومكان يسمى جزر أوكلاند.
Auckland Adaları denilen bir yerinde keşfedilen yeni ve bozulmamış bir popülasyonunu görüntülemeye gittim.ニュージーランドの南極圏に接するオークランド諸島に向かいました。 行ったのは冬でした。
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.60 על 90 מייל.
Bozulmamış bir Hint kültürüne sahip.Are o cultura hindusă intactă.

İlgili Sayfalar