bozulmak ile cümle

bozulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
22
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Arabam bozulmak üzere.My car is on its last legs.
Kurallar bozulmak içindir.Rules are meant to be broken.
Kurallar bozulmak için yapıldı.Rules were made to be broken.
Ölüm cezasına ilişkin hükümlerin sadece yaklaşık %6'sı eyalet ek incelemesinde bozulmaktadır.Only around 6 percent of death sentences are overturned on state collateral review.
Modern fizik ise sıfır ve sonsuz gibi parametreler işin içine girdiğinde bozulmaktadır.Modern physics breaks down when such parameters are infinite and zero.
Bu da... elinizde bozulmak üzere olan yiyeceklerle ilgili.So we're just gonna put that in there as well. Now, the life saver bottle works really simply.
Yakın göğü ışıklarla donattık ve bozulmaktan koruduk.And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
Sizden iki takım, korku ile bozulmak üzereydi. Halbuki Allah onların Velî'siydi.When two groups among you almost faltered, but God was their Protector.
Ve biz, yakın semayı kandillerle donattık, bozulmaktan da koruduk.And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
Ruh sağlığı gitgide bozulmaktadır.Wenn Spiritualität aufbricht.
Ölüm cezasına ilişkin hükümlerin sadece yaklaşık %6'sı eyalet ek incelemesinde bozulmaktadır.Toutefois, seuls 40 % des cas de crimes commis sous la dictature auraient été résolus.
Modern fizik ise sıfır ve sonsuz gibi parametreler işin içine girdiğinde bozulmaktadır.La física moderna se viene abajo cuando tales parámetros son cero e infinito.
Veri biçimleri de ayrıca zarifçe bozulmak üzere tasarlanabilirler.Los formatos de datos también pueden ser diseñados para degradarse correctamente.
Köyün ulaşımını sağlayan yol aslvat ama sık sık bozulmaktadır.Ogni ingresso nella valle è molto stretto e spesso congestionato.
Bu gayet soğuk havada İsveç ordusu askerlerinin moralleri de gayet bozulmakta idi.O mau tempo durante a noite diminuiu ainda mais o moral dos soldados.
Köyün ulaşımını sağlayan yol aslvat ama sık sık bozulmaktadır.Er is een wandelroute uitgezet, maar deze is vaak drassig.
Bu gayet soğuk havada İsveç ordusu askerlerinin moralleri de gayet bozulmakta idi.Zimowa monotonna służba znacznie obniżyła morale żołnierzy.
Bu da... elinizde bozulmak üzere olan yiyeceklerle ilgili. Evinizde pörsümeye başlamış sebze gibi şeyler var.Wenn man Essen hat das bald abläuft , was den Punkt erreicht wo es etwas labberig wird wie z.B. Gemüse ...
Bu da... elinizde bozulmak üzere olan yiyeceklerle ilgili.O que acontece quando 20 mil pessoas se agregam em um acampamento?
Önümüzdeki yarım saat içinde size bahsedeceğim şey bozulmak üzere olan yiyecekler. Pörsümüş sebzeler.A agua é já abundante no planeta, purificar é so um problema de usar a tecnologia;
Teknolojinin çalışma mantığında. Bozulmak için tasarlanmış.Obecně jak technologie funguje, že je zkonstruována k poruchám.
Teknolojinin çalışma mantığında. Bozulmak için tasarlanmış.Είναι μια τεχνολογία σχεδιασμένη να χαλάσει.
İlgili Sayfalar