Ana içeriğe geç
Sözlük

bozulma ile cümle

bozulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Masaüstü BozulmalarıScreen saver categoryСпотворення стільниціScreen saver category
Masaüstü BozulmalarıScreen saver categoryהפרעות בשולחן עבודהScreen saver category
Masaüstü BozulmalarıScreen saver categoryتشويهات سطح المكتبScreen saver category
Masaüstü BozulmalarıScreen saver categoryデスクトップ・ディストーション系Screen saver category
MOC bozulmaUstavitev ZT
Mühendisler kabloyu okyanus altında bozulmadan kalabilmesi için dikkatle tasarlamışlardı.De kabel werd speciaal ontworpen om te kunnen werken op de bodem van de oceaan.
Mühendisler kabloyu okyanus altında bozulmadan kalabilmesi için dikkatle tasarlamışlardı.Gli ingegneri hanno progettato il cavo attentamente per resistere il fondo oceanico.
Mühendisler kabloyu okyanus altında bozulmadan kalabilmesi için dikkatle tasarlamışlardı.Ingenieure designten das Kabel sorgfältig, damit es auf dem Grund des Ozeans fortbestehen konnte.
Mühendisler kabloyu okyanus altında bozulmadan kalabilmesi için dikkatle tasarlamışlardı.Man designade noggrant en kabel som skulle klara sig på oceanens botten.
Mühendisler kabloyu okyanus altında bozulmadan kalabilmesi için dikkatle tasarlamışlardı.Perancis. Insinyur dirancang kabel dengan hati-hati untuk bertahan hidup di dasar laut.
Mühendisler kabloyu okyanus altında bozulmadan kalabilmesi için dikkatle tasarlamışlardı.Инженеры разработали такой кабель, который мог бы находиться на дне океана.
Negatifliğin tüm izleri, tüm bozulma gezegenden nihayetinde yok olacak." "¦"±"¯"é"Å"µ"å"¤"ª A "ê"ª"Þ"ç"̃tƒ@ [ƒXƒgƒRƒ"ƒ^ƒNƒg"É
Negatifliğin tüm izleri, tüm bozulma gezegenden nihayetinde yok olacak.Все следы негативности, включая коррупцию, в конечном итоге исчезнут с планеты.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.그토록 낮은 섭씨 영하 196도의 온도에서 냉각되면 세포는 손상되지 않고 DNA도 온전합니다.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.Ahora bien, cuando es congelado a ese punto, a -196 grados Celsius, las células y el ADN están intactos.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.Allora, quando sono surgelate, a -196 gradi centigradi, le cellule rimangono intatte, il DNA pure.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.Als het zo diepgevroren is, bij min 196 graden Celsius, blijven de cellen en het DNA intact.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.Bei einer so niedrigen Temperatur von -196 Grad Celsius sind sowohl die Zellen als auch die DNS intakt.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.Khi bị đông lạnh sâu, ở nhiệt độ âm 196 độ C, các tế bào còn nguyên vẹn và DNA còn nguyên vẹn.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.La température est si froide, moins 196 degrés Celsius, que les cellules sont intactes et l'ADN est intact.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.Prin înghețare avansată, - 196°C, celulele sunt intacte și ADN-ul e intact.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.W przypadku takiego zamrożenia, 196 stopni Celsjusza, komórki oraz DNA pozostają nietknięte.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.Όταν καταψυχθούν βαθιά στους μείον 196 βαθμούς Κελσίου, τα κύτταρα παραμένουν άθικτα όπως και το DNA.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.При таком уровне заморозки — 196 градусов ниже нуля по Цельсию — клеточная структура и ДНК остаются целыми.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.ובהקפאה עמוקה כזו, מינוס 196 מעלות צלסיוס, התאים בשלמותם וה-DNA בשלמותו.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.عندما تُجمد في درجات شديدة البرودة أقل من 196 درجة حرارة مئوية، يبقى الحمض النووي والخلايافي حالة سليمة.
O kadar soğuklukta donmuşken, eksi 196 santigrat derecede, hücreler ve DNA bozulmadan duruyor.冷凍されている 細胞とそのDNAは いわば 生きたままの状態です
Okyanuslarimizi yasatmayi Kutup denizlerinin bozulmadan kalmasini istiyorum.Eu quero nossos oceanos vivos e nossos mares polares originais
Okyanuslarimizi yasatmayi Kutup denizlerinin bozulmadan kalmasini istiyorum.Ik wil dat de oceanen blijven leven en de poolzeeën ongerept
Okyanuslarimizi yasatmayi Kutup denizlerinin bozulmadan kalmasini istiyorum.Je rêve d'océans foisonnants de vie et d'ours polaires dans des eaux cristallines
Okyanuslarimizi yasatmayi Kutup denizlerinin bozulmadan kalmasini istiyorum.Saya mau menjaga laut dan kutub tetap terjaga
Okyanuslarimizi yasatmayi Kutup denizlerinin bozulmadan kalmasini istiyorum.Voglio mantenere vivi i nostri oceani e preservare gli oceani polari
Okyanuslarimizi yasatmayi Kutup denizlerinin bozulmadan kalmasini istiyorum.Yo quiero mantener vivos nuestros océanos y prístinos nuestros mares polares
Onların ilişkisi, Elijah Mohammad'in sağlığının bozulmasıyla birlikte, iyice karışık bir hal almıştı.Die Beziehung wurde weiters von Elijah Muhammads schwindender Gesundheit verkompliziert.
Onların ilişkisi, Elijah Mohammad'in sağlığının bozulmasıyla birlikte, iyice karışık bir hal almıştı.그들의 관계는 더욱 엘리야 무하마드 실패 건강 복잡 합니다.
Önümüzdeki yarım saat içinde size bahsedeceğim şey bozulmak üzere olan yiyecekler. Pörsümüş sebzeler.A agua é já abundante no planeta, purificar é so um problema de usar a tecnologia;
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Eu atuei aqui e ali mas, à medida que a minha saúde se deteriorava a minha voz também.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Había actuado aquí y allá, pero conforme mi condición se deterioraba también lo hacía mi voz.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Ich trat hier und da auf, aber als sich meine Gesundheit verschlechterte, tat es auch meine Stimme.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Ik deed hier en daar optredens, maar naarmate mijn toestand verslechterde, ging mijn stem ook achteruit.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Itt-ott előadtam, de ahogy az állapotom romlott, úgy a hangom is.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.J'ai fait des représentations ici et là, mais comme mon état se détériorait ma voix faisait de même.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.저는 여기 저기서 공연을 했지만, 제 컨디션이 악화되었고, 목소리도 그랬습니다.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Mai cântam din când în când, dar odată cu starea mea, mi s-a înrăutățit și vocea.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Saya mengadakan pertunjukan di mana-mana namun saat kondisi saya semakin buruk suara saya juga semakin buruk.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Tôi vẫn biểu diễn nay đây mai đó, nhưng khi bệnh tình tệ hơn, thì giọng hát của tôi cũng vậy.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Vystupovala som tu a tam, ale ako sa zhoršoval môj zdravotný stav, rovnako sa zhoršoval aj môj hlas.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Występowałam tu i tam, jednak zarówno moja kondycja, jak i głos pogarszały się.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Пях тук-там, но докато заболяването ми се влошаваше се влоши и гласа ми.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.Я выступала во многих местах, но когда моё состояние ухудшилось, хуже стал и мой голос.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.הופעתי פה ושם, אבל כפי שהמצב שלי הידרדר כך גם הקול שלי.
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.قمت ببعض الادوار من حين الى آخر ولكن حالتي الصحية بدأت تتضعضع وكذلك صوتي
Orada burada sahneye çıktım, ama sağlık durumum bozuldukça sesim de bozulmaya başladı.体調が悪化するに従って 声も出なくなってきました 医者には肺移植の予約を入れるべきだと
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Armáda shromažďuje zbraně a s depresí to ani nehne.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Armata strânge armele, şi deprimarea rămâne neatinsă.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Das Militär sammelt Waffen ein, und die wirtschaftliche Depression ist so wie zuvor.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.I militari sequestrano le armi, ma la depressione rimane inalterata.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.군에서는 무기를 모았는데요, 거기에는 우울함이 고스란히 묻어있었습니다.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Les militaires ramassent les armes, et l'état de dépression reste inchangé.
Ordu silahları topluyor... ...ve bunalım bozulmadan kalıyor.Los militares juntan armas y la depresión sigue intacta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod