Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .Em um quarto tem um homem que liga e desliga o interruptor de acordo com Cara ou Coroa de uma moeda
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .En una habitación hay una hombre que maneja el interruptor de acuerdo con un lanzamiento de una moneda.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .I 1 af værelserne er der en mand, der trykker på kontakten baseret på at slå plat eller krone.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .Într-o cameră e un bărbat care apasă întrerupătorul în funcţie de aruncarea unei monede.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .하나의 방에는 동전 던지기 결과에 따라 스위치를 켰다 껐다 하는 남자가 있습니다
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .Trong một phòng, có một người đàn ông bật hay tắt cái nút này dựa vào cách búng một đồng tiền
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .V jednej je muž, čo prepína vypínačom podľa hodu mince.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .V jedné místnosti je muž, který vypínačem přepíná podle hodu mince.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .Στο ένα δωμάτιο, υπάρχει ένας άντρας που γυρίζει το διακόπτη ανάλογα με το αποτέλεσμα ενός κέρματος.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .В первой находится мужчина, который пользуется выключателем, в зависимости от результата броска монеты.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .Един мъж включва ключа в съответстивие с хвърляне на монета
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .בחדר הראשון יש אדם הקובע את מצב המתג לפי תוצאה של הטלת מטבע.
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .في احدى الغرف هناك رجل قام بقلب مفتاحه وفقا لرمية عملة معدنية
Bir odada, odasının ışığını attığı bir bozuk paraya göre açıp kapayan bir adam bulunuyor. .コインの裏表に従って操作します。 彼は表が出れば、スイッチを on に
Bir tabağa bir bozuk para koyun ve üzerine biraz sıvı dökün.코인을 접시에 놓으세요. 용액을 붓고 당신의 친구에게
Bir yansı muhtemelen bozukEn spegelplats är möjligen felaktig
Bir yansı muhtemelen bozukEt filspejl er muligvis defekt
Bir yansı muhtemelen bozukIl se peut qu'un miroir soit défectueux
Bir yansı muhtemelen bozukO oglindă este probabil deteriorată
Bir yansı muhtemelen bozukPuede que un espejo esté dañado
Bir yansı muhtemelen bozukUma das réplicas poderá estar inválida
Bir yansı muhtemelen bozukZrcadlo je asi poškozené
Bir yansı muhtemelen bozukZrkadlo je pravdepodobne poškodené
Bir yansı muhtemelen bozukВозможно, зеркало неполное
Bir yansı muhtemelen bozukИзглежда, че огледалният сайт е повреден
Bir yansı muhtemelen bozukЙмовірно, дзеркальну копію пошкоджено
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.Beschädigter CD-Text gefunden. Er wird ignoriert.
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı Biraz endişeliyim.Нашата Ха Ни сега е толкова паднала духом, че .... малко се притеснявам.
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıHa Ni a noastra e asa aeriana acum incat...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıHa Ni của chúng ta suy sụp nhiều quá...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıHa Ni sudah bukan dirinya lagi sekarang...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıNaša Ha Ni je z toho tak mimo, že...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıNasza Oh Ha Ni jest w tym momencie zagubiona..
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıOh Ha Ni è così fuori di testa ora che...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıOnze Oh Ha Ni is er zo niet bij op het moment...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıUnser Ha Ni ist so aus ihm heraus, dass gerade jetzt ...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıVåran Ha Ni är inte sig själv dessa dagar....
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıΗ Ο Χα Νι μας είναι τόσο έξω απο αυτό αυτη τη στιγμή..
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayıНаша Ха Ни сейчас такая отрешенная, что...
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı...האני שלנו עכשיו כל כך לא נמצאת כאן
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı...اوها ني ليست بمزاج جيد الآن ولذلك
Bizim Ha Ni'mizin şu aralar moralinin bozuk olmasından dolayı俺も心配なんです
Bölüm 2) ve bazı ülkelerde eşlik eden psikiyatrik bozuklukların daha sık görüldüğü kaydedilmektedir.2), като в някои държави се забелязва по-висока честота на съпътстващи психиатрични заболявания.
Bölüm 2) ve bazı ülkelerde eşlik eden psikiyatrik bozuklukların daha sık görüldüğü kaydedilmektedir.Die übrigen Länder, darunter viele neue Mitgliedstaaten, melden höhere Zahlen junger IDU.
Bölüm 2) ve bazı ülkelerde eşlik eden psikiyatrik bozuklukların daha sık görüldüğü kaydedilmektedir.Il futuro impiego della terapia sostitutiva in Turchia è attualmente oggetto di studio.
Bölüm 2) ve bazı ülkelerde eşlik eden psikiyatrik bozuklukların daha sık görüldüğü kaydedilmektedir.Miesasiakkailla viive on pidempi kuin naisilla (
Bölüm 2) ve bazı ülkelerde eşlik eden psikiyatrik bozuklukların daha sık görüldüğü kaydedilmektedir.V Turčiji prihodnjo uporabo nadomestnega zdravljenja še preučujejo. V večini držav
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Borderline Persönlichkeitsstöung, Essstörungen und Selbstverletzen, Wie hängen sie zusammen?
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Borderline persoonlijkheidsstoornis, eetstoornissen en zelfbeschadiging, hoe hebben ze betrekking op elkaar.
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Le trouble de personnalité Borderline, les troubles du comportement alimentaire et l'automutilation et
Borderline Kişilik Bozukluğu, yeme bozuklukları ve kendine zarar verme, birbirleriyle nasıl bağlantılı?Trastorno Límite de la Personalidad, trastornos alimenticios y autolesión, ¿qué tienen en común?
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.잘못된 CD- TEXT를 찾았습니다. 이를 무시합니다.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.CD-TEXT trouvé mais corrompu. On l'ignore.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.CD- Text содержит ошибки.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.Encontrado CD-TEXTO dañado. Ignorándolo.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.Fandt korrupt CD- TEXT. Ignorerer den.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.Foi encontrado um CD- TEXT corrompido. A ignorá- lo.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.Găsit CD- TEXT corup. Este ignorat.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.Hittade skadad cd- text. Ignorerar den.
Bozuk CD- TEXT bulundu. Yoksayılıyor.Löytyi viallinen CD- Text. Ohitetaan.