Ana içeriğe geç
Sözlük

bozuk ile cümle

bozuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı genetik bozukluklar çok ender görülür ve birkaç bin ya da milyon kişide bir görülürler.רובם המוחלט של הפגמים הגנטיים נדירים מאוד ומתרחשים באדם אחד לכל כמה אלפים או מיליונים.
Bu ada 1967 ve 1969'da yerel bilimsel istasyonları bozuk olan aktif bir yanardağ, kalderaydı.אי זה הוא הקלדרה של הר געש פעיל, שהמיט חורבן חמור על תחנות מחקר מקומיות בשנים 1967 ו-1969.
Resim süslemeleri bozuktur.עיצוב הדמויות נוטה לכבדות.
von Willebrand hastalığı (vWH) en yaygın kalıtsal kanama bozukluğudur.מחלת וון וילברנד היא הפרעת הקרישה התורשתית הנפוצה ביותר בבני אדם.
Ayrıca, oyun karşılaşılan bozuk makineleri tamir etmek gerekmektedir.כל מה שהם רוצים זה לתקן את הצעצועים המקולקלים שלהם.
Akü neden bozuk?מדוע התהפך הגלגל?
Zira birçok farklı hastalık grubu bu bozukluklara neden olabilir.אצל חולים רבים ניתן למצוא הפרעות אלו יחדיו.
2002 - Euro banknot ve bozuk paraları Avrupa Birliği üyesi ülkeler'de kullanılmaya başlandı.1 בינואר 2002 - מטבעות ושטרות של אירו נעשים למטבעות הרשמיים בחלק ממדינות אירופה.
Saf nikelden yapılmış olan bozuk paralar ise ilk defa 1881'de İsviçre'de üretildi.מטבע הניקל הטהור הראשון הופק ב-1881 בשווייץ.
Akatalazemi, kalıtsal bir bozukluktur.אצילי, ילקוט מורשת.
Bu bir anlatım bozukluğu değildir.זו אינה הפרעת הסתגלות.
Son yıllarında, Andrianov dejeneratif nörolojik bozukluk olan çoklu sistem atrofisine yakalandı.בשנותיו האחרונות סבל אנדריאנוב מהפרעה ניוונית נוירולוגית חשוכת מרפא - MSA ‏(Multiple system atrophy).
Bozukluk genellikle beş ile yedi yaş arasındaki çocuklarda ortaya çıkar.ההפרעה מתרחשת, בדרך כלל אצל ילדים בין גיל 3 ו- 7.
Hafif kanama bozuklukları medikal tedavi ile düzeltilebilir.את גמישות היתר ניתן לשפר באמצעות טיפול.
İlk klip ise "Bozuk Para" şarkısına çekildi.שר מפעם בפעם את "שיר הכסף".
Ormanların çoğu bozuk ormanlardır.מרבית העצים ביערות הם מחטניים.
Gözleri bozuk olduğu için gözlüğe ihtiyaç duyar.המשקפיים שלו הם העיניים שלו.
Perde bozukluğunun üç özelliği vardır.במסכת עוקצין יש שלושה פרקים.
Zehirlenme ölüm ya da kalıcı sinir sistemi bozukluklarına sebep olur.בסופו של דבר, המחלה יכולה לגרום להרס או לנזק תמידי של העצבים.
Ulaşım yolları tümüyle bozuk bir haldeydi.מערכת הרכבות הסינית הייתה בתוהו ובוהו מוחלט.
Kas membranı sodyum kanallarında bozukluk vardır.אי התאמה קיימת על גג תצורת קניון סורפרייז.
"Düşündüm de, 'Eğer bozuk değilse düzeltmeye çalışma.'"הם השתמשו בסיסמאות כגון "אם זה לא שבור, אל תתקן את זה!".
Kemiklerde (özellikle de burun kemikleri) şekil bozukluğu oluşabilir.Костите (особено тези на носа) могат да се деформират.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.При липса на лечение, в 10% от случаите настъпват физически деформации.
Bozuk da bu ailenin üyelerindendir.Обичането също е част от това семейство.
Delilik veya çılgınlık yarı kalıcı, ağır bir zihinsel bozukluktur.Лудост или безумие е нелечимо тежко психично заболяване.
Bu nörolojik bozukluk yakın bir tarihte keşfedilmiştir.Този вид ножица е изобретен доста късно.
Bozuk kesimlerin düzeltilmesi mümkün değildir.Смени на колоездачи не са разрешени.
Yumurtlamada meydana gelen bozukluklar: Kadında en sık görülen kısırlık nedenidir.Кистата на яйчниците е най-често срещано заболяване в репродуктивна възраст на жената.
Benzer bir şekilde, bir kişilik bozukluğu olan psikopatiden de farklıdır.То се разбира като патологично разстройство, което засяга живота на човек.
Bundan dolayı da semantik bozukluklar, yanlış anlamalar ya da anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır.Поради това могат да се получат различни неточности, неясноти и дори противоречия.
Bu davranış bozukluğu hayvanlarda da görülmektedir.Тази способност за решаване на конкретни проблеми се среща и при висшите животни.
Bilgisayar bozuk.Компютърът е развален.
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.Oko dvije trećine slučajeva se pojavljuje u obiteljima, a rijetko je uzrok poremećaj pojedinačnog gena.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Bez liječenja, u 10% slučajeva javljaju se fizički deformiteti.
Empati gösteriminin eksikliği büyük ihtimalle Asperger sendromunun en önemli fonksiyon bozukluğudur.Nedostatak empatije vjerojatno je najdisfunkcionalniji aspekt AS-a.
Yolları bozuktur, ulaşım güçlükle sağlanmaktadır.Župa je zabačena i prometno vrlo nepristupačna.
Sosyopati, antisosyal kişilik bozukluğu olarak isimlendirilen psikolojik hastalığın gayri resmî adıdır.Sociopat je naziv za osobu oboljelu od antisocijalnog poremećaja ličnosti.
Çekinik bozukluğun oluşması için her iki ebeveynin de çekinik geni taşıması gerekir.Za nasljeđivanje oba roditelja moraju biti nosioci oštećenog gena.
Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı.Dijagnostički i statistički priručnik za duševne poremećaje. četvrto izdanje.
Esas problemler sağırlık (%14) ve bilişsel bozukluklardır (%10).U njih su najčešće posljedice gluhoća (u 14 %) i kognitivno oštećenje (u 10 %).
Bozuk da bu ailenin üyelerindendir.Posebno ako su ti ljudi članovi njegove obitelji.
Histerik hasta, kendindeki ruh sağlığının bozukluğundan habersizdir.Bolesnik osjeća strah bez obzira na to što je svjestan njegove iracionalnosti.
Asperger bozukluğunda otizmin aksine dil gelişiminde önemli bir gecikme yoktur.Za razliku od autizma, kod Aspergerova sindroma nema značajnog zastoja u razvoju jezika.
Bu yıkık bozuk Suriye tekrar Memluklular eline geçti.Vyliečený narkoman Luky sa opäť vrátil za mreže!
Öncül devirde büyük askeri başarılar ve büyük ekonomik bozukluklar görüldü.Na dennom poriadku boli zahranično politické neúspechy a katastrofálne vojenské porážky.
Kalite bozukluklarını azaltmak.Redukovať nasýtené tuky.
Genellikle nadir olarak etkisiz fagositoz ve makrofaj fonksiyonuna dair bazı bozukluklar tanımlanmıştır.Boli popísané aj niektoré veľmi vzácne choroby spôsobené poruchou fagocytózy či funkcie makrofágov.
Felsefe yaparak, akıl bozukluğunu büyük bir felsefi problem olarak ele aldı.Vzniká mu otázka, ktorej s využitím iba svojho rozumu čelí ako filozofickému problému.
Hatalı veya bozuk cümleler değillerdir.Zostali len nepravdivé kópie alebo preklady.
Gerçekte Vézina'ların yalnızca iki çocukları vardı ve Georges bozuk bir İngilizceyle konuşurdu.Zares sta se zakoncema rodila le dva otroka, Georges pa je govoril polomljeno angleščino.
Morali bozuktur çünkü ilk aşkını özleyeceğini biliyordur.Ker ve, da bo zelo pogrešala svojo prvo ljubezen, je razžaloščena.
Sıklıkla, posttravmatik stres bozukluğu ve depresyon birlikte vuku bulmaktadır.Posttravmatska stresna motnja in depresija se pogosto pojavljata sočasno.
ABD'ye döndükten hemen sonra Zahara susuzluk ve beslenme bozukluğu sebebiyle hastaneye yatırıldı.Kmalu po vrnitvi v Združene države Amerike so Zaharo hospitalizirali zaradi dehidracije in podhranjenosti.
Ücretler bozuk para ile ödenir ve sadece tam para geçerlidir.Posamezne cene so sicer še vedno podane na cent natančno, le končni zneski se zaokrožijo.
Oldukça bozuk durumdadır.Sedaj je v precej razpadajočem stanju.
Majör depresif bozukluk teşhisini teyit edecek bir biyolojik test yoktur.Biološki testi, ki bi potrdili resno depresijo, ne obstajajo.
Ancak, spesifik bozukluk bilinmemektedir.Specifično protisredstvo ni poznano.
von Willebrand hastalığı (vWH) en yaygın kalıtsal kanama bozukluğudur.Von Willebrandova bolezen je druga najpogostejša oblika koagulopatije.
Ofisindeki bozuk bir saati tamir etmiştir.Zamenjali so leseno ohišje ure.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod