bozmuş ile cümle
bozmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Bagaimanapun, ayah harus melakukan semuanya karena ayah sangat terobsesi dengan hasilnya.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Chtěl uspokojit všechny žadatele, byl naprosto posedlý výkonem.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Dù sao đi nữa, ông phải làm tất cả những việc này vì ông hoàn toàn bị ám ảnh của thành phẩm đạt được.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.En definitiva, él tenía que hacerlo porque estaba completamente obsesionado con el rendimiento.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Enfin tout ça, en tout cas, il fallait qu'il le fasse parce qu'il était absolument obnubilé par le rendement.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Infine tutto questo era obbligato a farlo perché era totalmente ossessionato dalla produzione.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.In ieder geval, hij moest dit alles gewoon doen omdat hij bezeten was door het rendement.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.어쨌건, 아버지는 그 일의 결과에 사로잡혀서 이런 모든 일에 매달렸죠.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Nos, mindezt meg kellett csinálnia, mert az eredmény megszállottja volt.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Nun, es war nötig, dass er das alles tat, denn er war absolut besessen von der Ausbeute.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Vse to je moral narediti, ker je bil obseden z rezultatom.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.W każdym razie, robił to wszystko, bo miał obsesję na punkcie produkcji.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Όπως και να 'χει, έπρεπε να τα κάνει όλα αυτά γιατί μέσα του βασανιζόταν από το τελικό αποτέλεσμα.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Както и да е, налагало се да прави всичко това, защото е бил обсебен от крайният резултат.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Он чувствовал, что должен всё это делать, потому что он был полностью одержим результатами.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Тим не менш, він мав все це зробити, тому що він був повністю захопленим результатом.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.בכל אופן, היה עליו לעשות כל זאת כיוון שהוא היה אובססיבי לחלוטין בנוגע לתפוקה.
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.في الحقيقة قام بكل ذلك وكان يقوم به لانه كان مهووساً بالنتائج المرجوة
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.とにかく全てをやる必要がありました 父は単純な計算をしました
Onu bozmuş olmazsınız.Je hebt hem niet stukgemaakt, enkel de stand is gewijzigd.
Onu bozmuş olmazsınız.모빌을 움직이는 것과 비슷한 것이죠. 망가뜨리는 것이 아니라
Onu bozmuş olmazsınız.Não o partimos.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Bạn không đánh vỡ nó; nó chỉ ở trong một vị trí mới, và vị trí mới có thể là đẹp hơn.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Du ødelagde den ikke; den er bare i en anden position, og den nye position kan være præcist ligeså smuk.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Nem törtük el, csak új helyzetbe került, és ez az új helyzet is éppolyan szép lehet.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Nerozbili jste to, jenom jste změnili konfiguraci, a ta nová může být stejně krásná.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Nie niszczymy słowa, ustawiamy je tylko w nowej pozycji, może być równie wspaniała jak poprzednia.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.No la rompimos; sólo está en una nueva posición, y esa nueva posición puede ser igual de bella.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Non la si rompe; le si dà una nuova posizione, e questa nuova posizione può essere altrettanto interessante.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Nu l-aţi stricat; doar se află într-o nouă poziţie, şi această nouă poziţie poate fi la fel de minunată.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Zaradi tega se ne pokvari, je le v drugem položaju, ki je lahko ravno tako lep kot prejšnji.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Δεν το χαλάσατε· Είναι μόνο μια νέα θέση, κι αυτή η νέα θέση μπορεί να είναι εξίσου όμορφη.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Вы не сломали его; это просто новое положение, и это новое положение может быть столь же красивым.
Onu bozmuş olmazsınız. Sadece yeni bir pozisyondadır, ve o yeni pozisyon da aynı derece güzel olabilir.Не сте го счупили - просто е в ново положение, и това ново положение може да бъде също така красиво.
Onu bozmuş olmazsınız.Ви не зламали його.
Onu bozmuş olmazsınız.לא שברנו אותו; הוא רק במצב חדש
Onu bozmuş olmazsınız.إنك لم تفصلها ; إنها في وضع جديد ,
Onu bozmuş olmazsınız.その配置も同じぐらい美しいかもしれません
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı.Está pasando por una crisis de identidad...
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı.Hannah Montana doit vraiment l'avoir foutue en l'air
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı. KIZIM CEHENNEME GİDİYORHannah Montana ji vážně rozhodila
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı.Sie hat eine Identitäts-Krise Hannah Montana muss sie wirklich durcheinander gebracht haben
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı.Tesoro, smettila di comportarti come una pazza ubriaca Sono così fatta e eccitata Che limonerò con
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı.У неї криза особистості, роль Ханни Монтани сильно її зіпсувала.
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı.Хана Монтана трябва наистина да я е побъркала
Şu anda kimlik sorunu yaşıyor, Hannah Montana onu çok pis bozmuş olmalı.היא באמצע משבר אישיות האנה מונטנה כנראה ממש בלגנה לה את החיים
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››Iemand die weigert zich te laten besnijden, moet worden verstoten. Die heeft mijn verbond gebroken."
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››할례를 받지 아니한 남자 곧 그 양피를 베지 아니한 자는 백성 중에서 끊어지리니 그가 내 언약을 배반하였음이니라
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››וערל זכר אשר לא ימול את בשר ערלתו ונכרתה הנפש ההוא מעמיה את בריתי הפר׃
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››واما الذكر الاغلف الذي لا يختن في لحم غرلته فتقطع تلك النفس من شعبها. انه قد نكث عهدي
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››但 不 受 割 禮 的 男 子 、 必 從 民 中 剪 除 、 因 他 背 了 我 的 約
Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir.››但 不 受 割禮 的 男子 、 必從民 中 剪除 、 因 他 背 了 我的約