bozmuş ile cümle

bozmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hava ben istasyona varmadan bozmuştu.The sky had become threatening before I got to the station.
Tom kafayı komplo teorileriyle bozmuş biri.Tom is a conspiracy nut.
Tom yine bir şeyleri bozmuş.Tom has broken something again.
Tom kafayı sağlıklı yaşamla bozmuş biri.Tom is a health nut.
Yedikleri midesini bozmuştu.What she ate gave her an upset stomach.
Ben odada değilken Tom bilgisayarımı kurcalayıp bozmuş.Tom messed up my computer while I wasn't in the room.
Bu sırada hava gittikçe bozmuş ve pis bir yağmur başlamıştır.The railway was then shut and soon began to display signs of dereliction.
Oğlu Nihat'a olan sevgisiyle gizlice yaptığı şeyler eşiyle arasını bozmuştur.They ask him about his relationships with his offspring that came through sperm donation.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.The Pompeian legions broke their lines and fled in disorder.
M101'in kütle çekim etkisi, muhtemelen uydu galaksi olan NGC 5474'ün yapısını bozmuş olabilir.M101 has also probably distorted the companion galaxy NGC 5474.
Onu bozmuş olmazsınız.You didn't break it.
Buna benzer bir şekilde, son ikisinde bozmuştum.Its going to look something, I messed up those last two
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.Anyway, he had to do all this because he was completely obsessed with output.
O hanım, ona gerçekten niyeti bozmuştu. Eğer Rabbinin burhanını görmese idi.For she desired him; and he would have taken her, but that he saw the proof of his Lord.
Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur.Whoever breaks his pledge breaks it to his own loss.
Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur.Whoever breaks his pledge breaks it to his own loss.
Kim ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur.Whoever breaks his pledge breaks it to his own loss.
Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur.Whoever breaks his pledge breaks it to his own loss.
Kim sözünü bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur.Whoever breaks his pledge breaks it to his own loss.
Filistin'in durumu, Suriye'nin Batı'ya bakışını bozmuştu.The Palestinian situation had soured the Syrian view of the West.
Issa bazen geleneksel 5-7-5 formunu bozmuştur.Issa brach zuweilen mit der konventionellen 5-7-5-Form.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Il brise ainsi la trêve.
Cezayir'deki işkence olayları müthiş sinirini bozmuştur.Aquello que está sucediendo en Sicilia verdaderamente nos hace horrorizar.
O zaman bilmesek de, Tara büyüyü bu yalan yüzünden bozmuştu, kendisinin iblis olduğunu sandığı için.En realidad, no creían en la magia; ése era únicamente un término conveniente para describir lo desconocido.
Bu eziyetli maraton Gloria'nın zaten dengesiz olan ruh halini iyice bozmuştur.Todavía hoy allí se conserva el cuerpo atribuido a Felicia, al parecer incorrupto.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Su decepción llega con el armisticio.
Peyker'le olan evliliği babasıyla arasını bozmuştur.Sabemos de la relación ambigua que Kafka tenía con su padre.
Onun deneyi -her nasıl olduysa- yaratılışın sürecini korkunç sonuçlarla birlikte bozmuştur.Chissà come, il suo esperimento disturbò il processo della creazione dell'universo, con conseguenze terribili.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Rompi immediatamente la tregua!
Bu eziyetli maraton Gloria'nın zaten dengesiz olan ruh halini iyice bozmuştur.Così la meravigliosa val Rosandra rimase intatta.
O zaman bilmesek de, Tara büyüyü bu yalan yüzünden bozmuştu, kendisinin iblis olduğunu sandığı için.Dopo averlo creato si rese conto di aver dato vita ad un demone e decise dunque di sconfiggerlo.
Gümüş balığı aşırı üreyerek göl ekosistemini bozmuştur.Questi lavori si rivelarono purtroppo deleteri per l'ecosistema del lago.
O zaman bilmesek de, Tara büyüyü bu yalan yüzünden bozmuştu, kendisinin iblis olduğunu sandığı için.Но не знал батыр Байзак, какую страшную казнь придумал для него Худояр-хан.
Bu sırada hava gittikçe bozmuş ve pis bir yağmur başlamıştır.Внезапно один из мешков в котором оказался заражённый и начинает устрашающее рычать.
Oğlu Nihat'a olan sevgisiyle gizlice yaptığı şeyler eşiyle arasını bozmuştur.Хотя применённая ею мазь оказалась недейственной, мальчик был восхищён таинством колдовства.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Легионы Помпея, не выдержав натиска, сломали свою линию и в беспорядке бежали.
Son taarruzda muvaffak olunamaması işleri büsbütün bozmuştu.Чтобы удержаться на месте, последнему приходилось прибегать к суровым мерам по отношению к своим противникам.
Bu ittifak, Fransa'nın diplomatik yalnızlığını sona erdirip, güçler dengesini Almanlar aleyhine bozmuştur.أنهى هذا التحالف العزلة الدبلوماسية لفرنسا وقوضت سيادة الإمبراطورية الألمانية في أوروبا.
Bu sırada hava gittikçe bozmuş ve pis bir yağmur başlamıştır.Daarna wendde zij zich naar het zuidwesten en begon te verzwakken.
Anlaşılan yeminini bozmuş.Zijn eed heeft ie blijkbaar gebroken.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Linie legionów Pompejusza załamały się i rzuciły się do bezładnej ucieczki.
Yenilgi Pers askeri yönetiminin düzenini bozmuştu.Niestety, ich rozmowę zakłóca kamienny posąg Komandora.
Bu sırada hava gittikçe bozmuş ve pis bir yağmur başlamıştır.Wiosną budził do życia przyrodę, a upalnym latem przynosił orzeźwiające ochłodzenie.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Tam zastało go zawieszenie broni.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Hamas ansåg därmed att vapenvilan var bruten..
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Легіони Помпея, не витримавши натиску, зламали свою лінію і в безладді тікали.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Rozhodne se porušit příměří.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Legiunile pompeiene au rupt rândurile și au fugit în dezordine.
Bununla birlikte Yargıtay 8. Ceza Mahkemesi sonradan bu kararı bozmuştur.De aceea, Curtea a constatat că art. 8 a fost violat.
Issa bazen geleneksel 5-7-5 formunu bozmuştur.Ο Κομπαγιάσι Ίσσα δεν ακολουθούσε πάντα τη συμβατική φόρμα 5-7-5.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Η εκεχειρία διακόπτεται.
ETA böylece ateşkesi bozmuş oldu.Dette resulterte i en våpenhvile.
M101'in kütle çekim etkisi, muhtemelen uydu galaksi olan NGC 5474'ün yapısını bozmuş olabilir.M101 juga mungkin terdistorsi oleh galaksi pendampingnya NGC 5474.
Mabel, kendi üslubuyla ezber bozmuş." yorumunu yaptı.「どうしたのさ、マクシムおじちゃん?」私はゆっくりと息を吐いた。
Son taarruzda muvaffak olunamaması işleri büsbütün bozmuştu.退避行動中は編隊最後尾を務めた。
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Легионерите на Помпей разбиват строя си и започват да бягат неорганизирано.
M101'in kütle çekim etkisi, muhtemelen uydu galaksi olan NGC 5474'ün yapısını bozmuş olabilir.Na M101 je utjecala i izobličila strukturu NGC 5475.
Buna benzer bir şekilde, son ikisinde bozmuştum.Elle ressemblera à, j'ai raté les deux derniers elle ressemblera à, non, je vais la faire un peu plus droite.
Buna benzer bir şekilde, son ikisinde bozmuştum.من انزاله، سوف يبدو --لقد افسدت آخر اثنان--
Herneyse, O bunların hepsini yapmak zorundaydı çünkü babam sonuçlarla tamamiyle kafayı bozmuştu.A trebuit să facă asta pentru că era obsedat de randament.

İlgili Sayfalar