Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.И переломил Я другой жезл Мой – „узы", чтобы расторгнуть братство между Иудою и Израилем.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.Тогава пресякох и другата си тояга, Връзки, за да прекратя братството между Юда и Израиля.
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.ואגדע את מקלי השני את החבלים להפר את האחוה בין יהודה ובין ישראל׃
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.ثم قصفت عصاي الاخرى حبالا لانقض الإخاء بين يهوذا واسرائيل
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.我 又 折 斷 稱 為 聯 索 的 那 根 杖 、 表 明 我 廢 棄 猶 大 與 以 色 列 弟 兄 的 情 誼
Sonra Yahuda ile İsrail arasındaki kardeşliği bozmak için ‹‹Birlik›› adındaki öteki değneğimi kırdım.我 又 折斷稱為聯 索 的 那 根 杖 、 表明 我 廢棄猶 大 與以色列 弟兄 的 情誼
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.El incumplimiento de las normas de circulación puede conllevar multas.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.Le non-respect de celui-ci peut entraîner des amendes.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.Liikennesääntöjen rikkomisesta voi saada sakkoja.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.Om man bryter mot trafikreglerna kan man få böter.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.За нарушение правил дорожного движения вы можете быть оштрафованы.
Trafik kurallarını bozmaktan para cezası verilebilir.من الممكن الحصول على غرامة في حالة كسر نظم وقواعد السير.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Ba năm sau, khi tôi yêu một người đàn ông, ba mẹ tôi cũng chẳng thèm chớp mắt.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Drei Jahre später, als ich mich in einen Mann verliebte, zuckte keiner meiner Eltern mit der Wimper.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Drie jaar later, toen ik verliefd werd op een man, knipperde geen van mijn ouders met hun ogen.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Három évvel később, amikor beleszerettem egy férfibe, egyik szülőm sem pislogott nagyokat.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.삼 년 후, 제가 남자와 사랑에 빠졌을 때, 제 부모님 중 누구도 언짢아 하시지 않았습니다.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Ko sem se tri leta kasneje zaljubila v moškega, ni prav tako noben od mojih staršev bil šokiran.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Neanche 3 anni dopo, quando mi sono innamorata di un uomo, i miei genitori non hanno battuto ciglio.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.O tři roky později, když jsem se zamilovala do muže, ani jeden z mých rodičů se nad tím nepozastavoval.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tre år senare, när jag blev kär i en man, höjde ingen av mina föräldrar på ögonbrynen heller.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tre år senere, da jeg blev forelsket i en mand, mine forældre blinkede heller ikke med øjnene.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Três anos depois, quando me apaixonei por um homem, também nenhum dos meus pais bateu uma pestana que fosse.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Tres años después, cuando me enamoré de un hombre, ninguno de mis padres se sorprendió tampoco.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Trois ans plus tard, quand je suis tombée amoureuse d'un homme, mes parents n'ont pas cillé non plus.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Trzy lata później zakochałam się w mężczyźnie i żadne z moich rodziców nawet nie mrugnęło okiem.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Τρία χρόνια αργότερα, όταν ερωτεύτηκα έναν άνδρα, κανείς από τους γονείς μου δεν θορυβήθηκε.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Три години по-късно, когато се влюбих в мъж, на родителите ми не им мигна окото.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Три роки по тому, коли я закохалася у чоловіка, ніхто з батьків і бровою не повів.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.Через три года, когда я влюбилась в мужчину, опять ни у кого из родителей глаза не округлились.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.כעבור 3 שנים, כשהתאהבתי בגבר, שוב, איש מהורי לא הניד עפעף.
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.بعد ثلاث سنوات عندما وقعت في حب رجل، لم يُصدم أو يسترغب أي من والداي بتاتا
Üç yıl sonra bir adama aşık olduğum zaman ebeveynlerim istiflerini bile bozmadılar.両親は瞬きすらしませんでした 自分が何者か規定する必要がなかったのは 私の変わった生い立ちの
Ve bir kere bir düzen oluşturuldu mu, düzeni bozmak zorlaşır .このパターンはなかなか変えられません。 なぜなら割り当てられた場所の外に導くホルモンが
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?A jaký k tomu máme zaujmout vztah, abychom se nezbláznili, ale naopak se udrželi při smyslech?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?Bagaimana cara mamahami hal tersebut tanpa kehilangan akal sehat, tetapi malah menjaga kewarasan kita?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?Comment s'y fier d'une manière qui ne nous rende pas fous, mais qui puisse préserver notre santé mentale ?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?E como nos relacionamos com ela de forma a não perdermos o juízo, mas, em vez disso, nos ajude a manter sãos?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?Hoe kunnen we het gebruiken zonder dat we gek worden? Op een manier die goed voor ons is?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?Hogyan viszonyuljunk ehhez, hogy ne veszítsük el az ítélőképességünket éppen ellenkezőleg, józanok maradjunk?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?Hur ska vi förhålla oss till det? Och samtidigt behålla förståndet?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?Jak mamy się odnieść do tego żeby nie stracić rozumu?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?창의적인 일을 하는 사람들이 미치지 않고 제정신을 유지하려면 우리는 창의성이라는 것과 어떤 관계를 가져야 할까요?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?И как да общуваме с него, без да ни накара да изгубим ума си, а дори може и да запази здравия ни разум?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?Та як ми маємо ставитись до нього, щоб не загубити розум, а, навпаки - залишатись у здоровому глузді?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?ואיך עלינו להתייחס אליו בדרך שלא תטריף את דעתנו, אלא, נהפוך הוא, תשמור על שפיותנו?
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?وكيف يمكننا ربطه بطريقة لن تجعلنا نفقد عقولنا، لكن، في الحقيقة، ربما تبقينا عاقلين؟
Ve bu kaynakla, aklımızı kaçırmadan, ruh sağlığımızı bozmadan, ilişki kurmanın yolunu nasıl bulabiliriz?正気を保ちながら? 対処法の現代における お手本は-
Ve bunu hızlandırıyoruz. Hiçbir Air Jordans ayakkabı benim çiftliğimi bozmadı.Co więcej, moje gospodarstwo nie niszczy butów do koszykówki.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.A také přestat ničit kvalitní suroviny pod záštitou levné stravy.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.Dan berhenti merusak sumber daya di balik alasan makanan murah.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.Em que paremos de degradar recursos sob o pretexto de comida barata.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.En stoppen met het ondermijnen van grondstoffen onder het mom van goedkoop voedsel.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.És állítsuk meg az erőforrások tönkretételét, az olcsó élelem hazugsága mögött.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.E smetterla di degradare le risorse sotto la maschera del cibo economico.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.Et arrêter de dégrader les ressources sous la fausse apparence d'avoir une nourriture peu coûteuse.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.Ja lakattava murentamasta voimavaroja halvan ruoan verukkeella.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.그리고 '싼 음식' 이라는 명목으로 자원의 급을 낮추는 일도 멈추어야 합니다.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.Och sluta fördärva resurserna under skenet av billig mat.
Ve kaynaklarımızı ucuz gıda aldatmacasıyla bozmamalıyız.Și în care nu mai degradăm resurse sub pretextul mâncării ieftine.