Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Er schlug die Philister bis gen Gaza und ihr Gebiet von den Wachttürmen an bis die festen Städte.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Feriu os filisteus até Gaza e os seus termos, desde a torre dos atalaias até a cidade fortificada.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Han slog Filisterne lige til Gaza og dets Omegn, både Vagttårnene og de befæstede Byer.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.블레셋 사람을 쳐서 가사와 그 사방에 이르고 망대에서부터 견고한 성까지 이르렀더라
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Megverte a Filiszteusokat is egész Gázáig és határukat, az õrtornyoktól a kerített városokig.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.On je udaril Filistejce tja do Gaze in njeno pokrajino od čuvajevega stolpa do utrjenega mesta.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.On porazil Filištínov až po Gazu i jej kraje, a to od veže strážnych až po ohradené mesto.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.On porazil Filistinské až do Gázy a končin jeho, od věže strážných až do města hrazeného.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Sconfisse i Filistei fino a Gaza e ai suoi confini, dal più piccolo villaggio fino alle fortezze
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Αυτος επαταξε τους Φιλισταιους, εως Γαζης και των οριων αυτης, απο πυργου φυλακων εως οχυρας πολεως.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Он поразил Филистимлян до Газы и в пределах ее, от сторожевой башни до укрепленного города.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.Той порази филистимците до Газа и до околностите й, от стражарска кула до укрепен град.
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.הוא הכה את פלשתים עד עזה ואת גבוליה ממגדל נוצרים עד עיר מבצר׃
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.هو ضرب الفلسطينيين الى غزّة وتخومها من برج النواطير الى المدينة المحصّنة
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.希 西 家 攻 擊 非 利 士 人 、 直 到 迦 薩 、 並 迦 薩 的 四 境 、 從 瞭 望 樓 到 堅 固 城
Gazze ve çevresine, gözcü kulelerinden surlu kentlere kadar her yerde Filistlileri bozguna uğrattı.希西家 攻擊 非利士人 、 直 到 迦薩 、 並迦薩 的 四 境 、 從 瞭望 樓到 堅固城
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.A když uslyšel Tohi král Emat, že porazil David všecko vojsko Hadadezerovo,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.A keď počul Toj, kráľ Chamatu, že Dávid porazil všetko vojsko Hadadézerovo,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Cuando Toi, rey de Hamat, oyó que David había derrotado a todo el ejército de Hadad-ezer
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Da aber Thoi, der König zu Hamath, hörte, daß David hatte alle Macht des Hadadesers geschlagen,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Då nu Toi, konungen i Hamat, hörde att David hade slagit Hadadesers hela här,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Da To'i, kongen i Hamat, hørte at David hadde slått hele Hadadesers hær,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.In ko začuje Toj, kralj v Hamatu, da je David porazil vso vojsko Hadadezerjevo,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.하맛 왕 도이가 다윗이 하닷에셀의 온 군대를 쳐서 파하였다 함을 듣고
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Kun Tooi, Hamatin kuningas, kuuli, että Daavid oli voittanut Hadadeserin koko sotajoukon,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Men da Kong To'i af Hamat hørte, at David havde slået hele Hadad'ezers Stridsmagt,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Mikor pedig meghallá Tói, Hamát királya, hogy megverte Dávid Hadadézernek minden seregeit;
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Quando Toí, rei de Hamate, ouviu que Davi ferira todo o exército de Hadadézer,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Quando Toù, re di Amat, seppe che Davide aveva sconfitto tutto l'esercito di Hadad-Ezer
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Raja Tou dari Hamat mendengar bahwa Daud telah mengalahkan seluruh tentara Hadadezer
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Thoï, roi de Hamath, apprit que David avait battu toute l`armée d`Hadadézer,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Thôi , vua Ha-mát , hay rằng vua Ða - vít đánh_bại cả đạo binh của Ha-đa-đê-xe ,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Thôi, vua Ha-mát, hay rằng vua Ða-vít đánh bại cả đạo binh của Ha-đa-đê-xe,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Toen koning Toï van Hamath hoorde over Davids overwinning op het leger van Hadadezer,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Toi, împăratul Hamatului, a auzit că David bătuse toată oştirea lui Hadadezer,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.To usłyszawszy Tohy, król Emat, iż poraził Dawid wszystko wojsko Hadadezerowe,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Ακουσας δε ο Θοει, βασιλευς της Αιμαθ, οτι ο Δαβιδ επαταξε πασαν την δυναμιν του Αδαδεζερ,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.А ематският цар Той, когато чу, че Давид поразил всичката сила на Ададезера,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.И услышал Фой, царь Имафа, что Давид поразил все войско Адраазарово,
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.וישמע תעי מלך חמת כי הכה דוד את כל חיל הדדעזר׃
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.وسمع توعي ملك حماة ان داود قد ضرب كل جيش هدد عزر
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.哈 馬 王 陀 以 聽 見 大 衛 殺 敗 哈 大 底 謝 的 全 軍
Hama Kralı Toi, Davutun Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.哈 馬 王陀以 聽見 大衛殺敗 哈 大 底謝 的 全軍
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.A gdy usłyszał Tohy, król Emat, że poraził Dawid wszystko wojsko Hadarezera, króla Soby.
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.A když uslyšel Tohu král Emat, že porazil David všecko vojsko Hadarezera krále Soba,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.A keď počul Tou, kráľ Chamatu, že Dávid porazil všetko vojsko Hadarézera, kráľa Cóby,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Cuando Tou, rey de Hamat, oyó que David había derrotado a todo el ejército de Hadad-ezer, rey de Soba
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Da kongen i Hamat To'u hørte at David hadde slått hele Soba-kongen Hadaresers hær,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Då nu Tou, konungen i Hamat, hörde att David hade slagit Hadaresers, konungens i Soba, hela här,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Khi Tô-hu, vua Ha-mát, hay rằng Ða-vít đã đánh cả đội binh của Ha-đa-rê-xe, vua Xô-ba,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Khi_Tô - hu , vua Ha-mát , hay rằng Ða - vít đã đánh cả đội binh của Ha-đa-rê-xe , vua Xô-ba ,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.하맛 왕 도우가 다윗이 소바 왕 하닷에셀의 온 군대를 쳐서 파하였다 함을 듣고
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Koning Toü van Hamath hoorde dat koning David het leger van Hadadezer had verslagen
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Ko pa začuje Tov, kralj v Hamatu, da je David porazil vso vojsko Hadarezerja, kralja v Zobi,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Kun Toou, Hamatin kuningas, kuuli, että Daavid oli voittanut Hadareserin, Sooban kuninkaan, koko sotajoukon,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Men da Kong To'u af Hamat hørte, at David havde slået hele Kong Hadar'ezer af Zobas Stridsmagt,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Ora, quando Toú, rei de Hamate, ouviu que Davi destruíra todo o exército de Hadadézer, rei de Zobá,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Raja Tou dari Hamat mendengar bahwa Daud telah mengalahkan seluruh tentara Hadadezer
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Thohu, roi de Hamath, apprit que David avait battu toute l`armée d`Hadarézer, roi de Tsoba,
Hama Kralı Tou, Davutun Sova Kralı Hadadezerin bütün ordusunu bozguna uğrattığını duydu.Tohu, împăratul Hamatului, a auzit că David bătuse toată oştirea lui Hadarezer, împăratul Ţobei,