İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Rồi đột nhiên, tôi có một suy nghĩ mà có thể vạch ra một khuyết điểm trong kế hoạch tuyệt vời này của tôi
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Sedan slog mig en tanke plötsligt, som liksom fläckade ner min otroliga plan.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Toen bedacht ik plotseling iets dat een beetje een smet op mijn geweldige plan wierp.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Μετά, ξαφνικά, μου ήρθε μία σκέψη στο μυαλό μου κάπως σαν λεκές στο εκπληκτικό σχέδιο μου.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.И вдруг у меня возникла мысль, указывавшая на явный изъян в моём потрясающем плане.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.І раптом у мене виникла думка, що вказувала на певну ваду у моєму приголомшливому плані.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.Тогава изведнъж ме осени една мисъл, която леко помрачи гениалния ми план.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.ואז, פתאום, מחשבה עלתה
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.وعندئذ وفجأة خطرت لي فكرة والتي نوعاً ما أضافت خلل في خطتي المدهشة.
İşte bir anda muhteşem planımı bozan bir şey farketim.僕の素晴らしい研究計画に ちょっとした影を落とすようなものです がんの研究をするには 家のキッチンでは
Kafamı bozan şeyler, mesela... ...Jethro Tull'un sadece herhangi bir insan olduğunu zanneden insanlar.Che si pensi che Jethro Tull sia il nome di uno del gruppo.
Kafamı bozan şeyler, mesela... ...Jethro Tull'un sadece herhangi bir insan olduğunu zanneden insanlar.Đó là ai cũng nghĩ Jethro Tull chỉ là 1 thành viên của ban nhạc...
Kafamı bozan şeyler, mesela... ...Jethro Tull'un sadece herhangi bir insan olduğunu zanneden insanlar.Ki az a Jethro Tull?
Kafamı bozan şeyler, mesela... ...Jethro Tull'un sadece herhangi bir insan olduğunu zanneden insanlar.Ne maram tistih, ki mislijo, da je Jethro Tull eden od članov ansambla.
Kafamı bozan şeyler, mesela... ...Jethro Tull'un sadece herhangi bir insan olduğunu zanneden insanlar.אני לא יודע איך .הם עמדו במבדקים
Kafamı bozan şeyler, mesela... ...Jethro Tull'un sadece herhangi bir insan olduğunu zanneden insanlar.الناس الذين يفكرون جيثرو تول مجرد شخص فى الفرقة
Para bozanları, tapınaktan kovacaktı .[ İsa'ya gönderi yapılmış]그는 성전에서 돈을 바꾸어 이동 합니다.
Şimdi herzamanki düzen bozan üçüncü parmak biraz fazla dayanmış ve o telin üzerinde dinleniyor.Nou, de dader is meestal de ringvinger die te ver erover leunt en komt te rusten tegen die derde snaar.
Şimdi herzamanki düzen bozan üçüncü parmak biraz fazla dayanmış ve o telin üzerinde dinleniyor.Обычно, он как раз и виноват, заглушая собой третью струну.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.A nalezl v chrámě, ano prodávají voly a ovce i holubice, a penězoměnce sedící.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.a našiel v chráme predavačov volov, oviec a holubov a peňazomencov tam sediacich
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.E achou no templo os que vendiam bois, ovelhas e pombas, e também os cambistas ali sentados;
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Halló en el templo a los que vendían vacunos, ovejas y palomas, y a los cambistas sentados
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Il trouva dans le temple les vendeurs de boeufs, de brebis et de pigeons, et les changeurs assis.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.In najde v templju prodajalce volov in ovac in golobov ter menjalce, sedeče pri svojih mizah.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.În Templu a găsit pe cei ce vindeau boi, oi şi porumbei, şi pe schimbătorii de bani şezînd jos.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.I znalazł w kościele siedzące te, co sprzedawali woły i owce i gołębie, i te, co pieniędzmi handlowali.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.성전 안에서 소와 양과 비둘기 파는 사람들과 돈 바꾸는 사람들의 앉은 것을 보시고
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Niin hän tapasi pyhäkössä ne, jotka myivät härkiä ja lampaita ja kyyhkysiä, ja rahanvaihtajat istumassa.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og han fandt siddende i Helligdommen dem, som solgte Okser og Får og Duer, og Vekselerne.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og i templet fant han dem som solgte okser og får og duer, og pengevekslerne som satt der,
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.[ott] találá a templomban az ökrök, juhok és galambok árúsait és a pénzváltókat, a mint ülnek vala:
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ , Ngài thấy có người buôn_bán bò , chiên , bò câu , và có người đổi bạc dọn hàng ở đó .
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ, Ngài thấy có người buôn bán bò, chiên, bò câu, và có người đổi bạc dọn hàng ở đó.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trovò nel tempio gente che vendeva buoi, pecore e colombe, e i cambiavalute seduti al banco
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Und er fand im Tempel sitzen, die da Ochsen, Schafe und Tauben feil hatten, und die Wechsler.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Και ευρεν εν τω ιερω, τους πωλουντας βοας και προβατα και περιστερας, και τους αργυραμοιβους καθημενους.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.и нашел, что в храме продавали волов, овец и голубей, и сидели меновщики денег.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.і знайшов у церкві продаючих воли, й вівці, і голуби, й міняльників сидячих.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.וימצא במקדש מכרי בקר וצאן ובני יונה ואת מחליפי כסף ישבים שם׃
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.ووجد في الهيكل الذين كانوا يبيعون بقرا وغنما وحماما والصيارف جلوسا.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看 見 殿 裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並 有 兌 換 銀 錢 的 人 、 坐 在 那 裡
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看見殿裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並有兌換 銀錢 的 人 、 坐在 那 裡
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Il trattato vieta gli aiuti di Stato che falsano la concorrenza intracomunitaria.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Les aides d’État qui faussent la concurrence intracommunautaire sont interditespar le traité.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.O Tratado proíbe os auxílios estatais que falseiam a concorrência intracomunitária.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Smlouva zakazuje veřejné podpory narušující soutěž v rámci Společenství.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Staatssteun die de intracommunautaire concurrentie vervalst, is krachtens het EG-Verdrag verboden.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Statligt stöd som snedvrider konkurrensen i gemenskapen är förbjudet enligtfördraget.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Statsstøtte, der skader konkurrencen inden for Fællesskabet, er forbudt ifølgetraktaten.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Yhteisön kilpailuolosuhteita vääristävät valtiontuet ovat EY:n perustamissopimuksen nojalla kiellettyjä.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Zmluva o založení ES zakazuje štátnu podporu, ktorá deformuje hospodárskusúťaž vrámci spoločenstva.
Topluluk içi rekabeti bozan devlet yardımları Antlaşma ile yasaklanmıştır.Държавни помощи, които нарушават конкуренцията в рамките на Общността, сазабранени от Договора за ЕО.
Vida sandalye bozan önlemek için alüminyum çene için daha küçük bir Tork değeri kullanınBrug en mindre drejningsmoment værdi for aluminium kæber for at undgå konkurrenceforvridende skrue pladser
Vida sandalye bozan önlemek için alüminyum çene için daha küçük bir Tork değeri kullanınHasznál egy kisebb nyomaték értéke alumínium állkapcsát, hogy elkerülje torzították a csavar ülések
Vida sandalye bozan önlemek için alüminyum çene için daha küçük bir Tork değeri kullanınKäytä pienempää vääntömomentti-arvoa alumiini leuat vääristymisen ruuvien paikat
Vida sandalye bozan önlemek için alüminyum çene için daha küçük bir Tork değeri kullanın알루미늄 문 턱에 대 한 작은 토크 값을 사용 하 여 나사 자리를 왜곡 하지 않도록
Vida sandalye bozan önlemek için alüminyum çene için daha küçük bir Tork değeri kullanınPoužijte menší hodnotu momentu pro hliníkové čelisti se vyhnout narušení šroub křesel
Vida sandalye bozan önlemek için alüminyum çene için daha küçük bir Tork değeri kullanınSử dụng một nhỏ mô-men xoắn đáng nhôm hàm để tránh méo mó ghế vít
Vida sandalye bozan önlemek için alüminyum çene için daha küçük bir Tork değeri kullanınUse um menor valor de torque de garras de alumínio para evitar a distorção dos assentos de parafuso