Ana içeriğe geç
Sözlük

boyun ile cümle

boyun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kış boyunca birçok arı öldü.Many bees died during the winter.
Yüzyıllar boyunca yabancı dil öğretimi okuma ve yazma üzerine odaklandı.For centuries, foreign language teaching focused on reading and writing.
Bütün hayatım boyunca böyle kasvetli bir mezarlık görmedim.Never in all my life have I seen such a dreary graveyard.
Seyirci on dakika boyunca onu alkışladı.The audience gave him an ovation for ten minutes.
Sabahları nehir boyunca yürümeyi severim.I love to walk along the river in the mornings.
Çocuk bütün gece boyunca ağladı.The child cried all night long.
İki yıl boyunca onunla flört ettim.I dated him for two years.
Ben tam olarak 150 santimetre boyunda değilim.I'm not quite 150 centimeters tall.
Ben 1.50 santimetre boyun hemen altındayım.I'm just under 150 centimeters tall.
Tom üç yıl boyunca Mary ile çıktı.Tom dated Mary for three years.
Bir boyun tutulmasıyla uyandım.I woke up with a stiff neck.
Baba bütün hayatı boyunca hiç hasta olmadı.In his whole life my father has never been ill.
Yıllar boyunca Rheinland'da yaşadım.I lived in the Rhineland for many years.
Gün boyunca uyurum ve gece çalışırım.I sleep during the day and work at night.
Tom yol boyunca ebeveynlerini izledi.Tom followed his parents down the street.
Tom siyah bir boyunluk takıyordu.Tom was wearing a neck brace.
Hayatım boyunca asla senden başka bir şey istemeyeceğim.I'll never ask you for anything else my whole life.
Tom bunu bütün hayatı boyunca hatırlayacak.Tom will remember this his whole life.
O, söylediklerime asla boyun eğmez.He never gives in to what I say.
Bütün bu zaman boyunca seni özledim.I missed you for all this time.
Konuşmacının sesi kolayca tüm salon boyunca duyulur.The lecturer's voice is easily heard throughout the entire hall.
Ağaçlar cadde boyunca ekilir.The trees are planted along the street.
Biz gün boyunca çalışıp geceleyin uyuruz.We work during the day, and sleep at night.
Kaç saat boyunca bilgisayar başında oturabilirsin?For how many hours can you sit in front of the computer?
Bankaya giderken yol boyunca güldüler.They laughed all the way to the bank.
Ne olursa olsun sana boyun eğmeyeceğim.I won't give in to you no matter what.
Kolumu kırdım, bu nedenle bütün hafta boyunca bandaj takmak zorundayım.I've broken my arm, so I have to wear a bandage for the whole week.
Onun gece boyunca otelden ayrılıp ayrılmadığını biliyor musun?Do you know if he left the hotel during the night?
Bütün hayatım boyunca sana şimdi hissettiğimden daha yakın hiç hissetmedim.I've never felt closer to you in my entire life than I do right now.
Bütün gece boyunca neredeyse tek kelime etmedin.You've barely said a word all night.
Tom ve ben üç yıl boyunca oda arkadaşıydık.Tom and I were roommates for three years.
Tom ve Mary birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar.Tom and Mary stared at each other for several seconds.
Tom bütün gün boyunca TV izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but watch TV all day long.
Tom'un muhtemelen hayatı boyunca hiç iyi bir fikri olmadı.Tom has probably never had a good idea in his whole life.
Tom bütün hayatı boyunca fakir kaldı.Tom remained poor his whole life.
Kuzey ışıkları, Grönland'ta tüm yıl boyunca görünür.Northern lights appear all year round in Greenland.
Hayatı boyunca bir kız kurusu kaldı.She remained a spinster all her life.
Tom tüm hayatı boyunca Harvard'a gitmeyi hayal etmişti.Tom had dreamed of going to Harvard all his life.
Tren o kadar doluydu ki tüm gezi boyunca ayakta kalmak zorunda kaldım.The train was so packed that I had to stand up during the whole trip.
Tren o kadar kalabalıktı ki yolculuk boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.The train was so crowded that I had to stand up the whole trip.
Bütün demiryolu boyunca kasabalar türedi.Towns sprang up all along the railroad.
Bütün gün boyunca çalışmamalısın. Dışarı çıkıp biraz eğlenmelisin.You shouldn't study all day long. You should go out and have some fun.
Buraya yaz boyunca çok yağmur yağar mı?Does it rain much here during the summer?
Tüm gece boyunca yağmur yağdı.It rained throughout the night.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna düşünelim.Let's stay calm and think this through.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna dikkatlice düşünelim.Let's stay calm and think this through carefully.
Tom ve Mary üç yıl boyunca birlikte dünya çapında seyahat ettiler.Tom and Mary travelled together around the world for three years.
Boyundan büyük işlere karışma.Don't bite off more than you can handle.
Bunun uzun bir süre boyunca olmayacağını umuyorum.I hope that won't happen for a long time.
Tom bütün hayatı boyunca Boston'da yaşadığını söylüyor.Tom says he's lived in Boston his whole life.
Tom tekrar Chicago'ya taşınmadan önce üç yıl boyunca Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston for three years before moving back to Chicago.
Tom bütün gün boyunca yemek yememişti ve çok açtı.Tom hadn't eaten all day long and was very hungry.
Tom bütün lise boyunca bana katlanmak zorunda kaldı.Tom had to put up with me all through high school.
Tom yaz boyunca bir cankurtaran olarak çalıştı.Tom worked as a lifeguard during the summer.
Tom üç saat boyunca durmadan konuştu.Tom spoke nonstop for three hours.
Tom bütün gün boyunca sessiz kaldı.Tom kept silent all day long.
Tom şeyin tamamı boyunca uyudu.Tom slept through the whole thing.
Üç saat boyunca konuştuk.We talked for three hours.
Tom ve ben üç yıl boyunca birbirlerimizle konuşmadık.Tom and I didn't speak to each other for three years.
Sanırım Tom boyun eğmez.I think Tom is inflexible.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod