Ana içeriğe geç
Sözlük

boyu ile cümle

boyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom siyah bir boyunluk takıyordu.Tom was wearing a neck brace.
Hayatım boyunca asla senden başka bir şey istemeyeceğim.I'll never ask you for anything else my whole life.
Tom bunu bütün hayatı boyunca hatırlayacak.Tom will remember this his whole life.
O, söylediklerime asla boyun eğmez.He never gives in to what I say.
Bütün bu zaman boyunca seni özledim.I missed you for all this time.
Konuşmacının sesi kolayca tüm salon boyunca duyulur.The lecturer's voice is easily heard throughout the entire hall.
Ağaçlar cadde boyunca ekilir.The trees are planted along the street.
Biz gün boyunca çalışıp geceleyin uyuruz.We work during the day, and sleep at night.
Kaç saat boyunca bilgisayar başında oturabilirsin?For how many hours can you sit in front of the computer?
Bankaya giderken yol boyunca güldüler.They laughed all the way to the bank.
Ne olursa olsun sana boyun eğmeyeceğim.I won't give in to you no matter what.
Tom başka bir boyuttandır.Tom comes from another dimension.
Tom güverteyi boyuyor.Tom is painting the deck.
Kolumu kırdım, bu nedenle bütün hafta boyunca bandaj takmak zorundayım.I've broken my arm, so I have to wear a bandage for the whole week.
Bir müşteriye iyi muamele ederseniz, ömür boyu bir müşteri olacaktır.If you treat a customer well, he'll be a customer for life.
Onun gece boyunca otelden ayrılıp ayrılmadığını biliyor musun?Do you know if he left the hotel during the night?
Bütün hayatım boyunca sana şimdi hissettiğimden daha yakın hiç hissetmedim.I've never felt closer to you in my entire life than I do right now.
Bütün gece boyunca neredeyse tek kelime etmedin.You've barely said a word all night.
Tom ve ben üç yıl boyunca oda arkadaşıydık.Tom and I were roommates for three years.
Tom ve Mary birkaç saniye boyunca birbirlerine baktılar.Tom and Mary stared at each other for several seconds.
Tom bütün gün boyunca TV izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom did nothing but watch TV all day long.
Tom'un muhtemelen hayatı boyunca hiç iyi bir fikri olmadı.Tom has probably never had a good idea in his whole life.
Tom bütün hayatı boyunca fakir kaldı.Tom remained poor his whole life.
Kuzey ışıkları, Grönland'ta tüm yıl boyunca görünür.Northern lights appear all year round in Greenland.
Hayatı boyunca bir kız kurusu kaldı.She remained a spinster all her life.
Tom tüm hayatı boyunca Harvard'a gitmeyi hayal etmişti.Tom had dreamed of going to Harvard all his life.
Tren o kadar doluydu ki tüm gezi boyunca ayakta kalmak zorunda kaldım.The train was so packed that I had to stand up during the whole trip.
Tren o kadar kalabalıktı ki yolculuk boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.The train was so crowded that I had to stand up the whole trip.
Ömür boyu mutluluk istiyorsan başka birine yardım et.If you want happiness for a lifetime, help someone else.
Bütün demiryolu boyunca kasabalar türedi.Towns sprang up all along the railroad.
Tom'un boyu onu bir kalabalıkta ön plana çıkarıyor.Tom's height makes him stand out in a crowd.
Bütün gün boyunca çalışmamalısın. Dışarı çıkıp biraz eğlenmelisin.You shouldn't study all day long. You should go out and have some fun.
Buraya yaz boyunca çok yağmur yağar mı?Does it rain much here during the summer?
Boston'da diz boyu kar birikti.The snow has accumulated knee-deep in Boston.
Tom bir sigara içmeden günler boyu gidecek.Tom will go for days without smoking a cigarette.
Tüm gece boyunca yağmur yağdı.It rained throughout the night.
Bu çiftlik nesiller boyu ailemize aitti.This farm has belonged to our family for generations.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna düşünelim.Let's stay calm and think this through.
Sakin kalalım ve bunu enine boyuna dikkatlice düşünelim.Let's stay calm and think this through carefully.
Tom ve Mary üç yıl boyunca birlikte dünya çapında seyahat ettiler.Tom and Mary travelled together around the world for three years.
Boyundan büyük işlere karışma.Don't bite off more than you can handle.
Bunun uzun bir süre boyunca olmayacağını umuyorum.I hope that won't happen for a long time.
Tom bütün hayatı boyunca Boston'da yaşadığını söylüyor.Tom says he's lived in Boston his whole life.
Tom tekrar Chicago'ya taşınmadan önce üç yıl boyunca Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston for three years before moving back to Chicago.
Tom bütün gün boyunca yemek yememişti ve çok açtı.Tom hadn't eaten all day long and was very hungry.
Tom bütün lise boyunca bana katlanmak zorunda kaldı.Tom had to put up with me all through high school.
Tom yaz boyunca bir cankurtaran olarak çalıştı.Tom worked as a lifeguard during the summer.
Mary diz boyu bir mavi elbise giyiyordu.Mary was wearing a knee-length blue dress.
Mary yıllardır saçlarını boyuyor.Mary has been dyeing her hair for years.
Tom üç saat boyunca durmadan konuştu.Tom spoke nonstop for three hours.
Tom'un boyu bosu yerinde olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is well-built?
Tom bütün gün boyunca sessiz kaldı.Tom kept silent all day long.
Tom şeyin tamamı boyunca uyudu.Tom slept through the whole thing.
Üç saat boyunca konuştuk.We talked for three hours.
Tom ve ben üç yıl boyunca birbirlerimizle konuşmadık.Tom and I didn't speak to each other for three years.
Sanırım Tom boyun eğmez.I think Tom is inflexible.
Tom bütün hayatı boyunca bekar kaldı.Tom stayed single his whole life.
Tom birkaç gün boyunca orada kaldı.Tom stayed there for several days.
Tom üç hafta boyunca benim evimde kaldı.Tom stayed at my place for three weeks.
Tom üç hafta boyunca burada kalabileceğini söylüyor.Tom says he can stay here for three weeks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod