İnanışa göre Kaftar, boynuzlu bir kadın görünümündedir.In Roodhaar zien de mannen een dame van plezier voor zichzelf.
Bu isim bazen "boynuzlu yaşlı kadın" olarak da tercüme edilir.De term wordt soms ook vertaald als "sterke man".
Bu sıçramış figürün altında ise iri boynuzlu bir yılan vardır.Pod skaczącą sylwetką znajduje się rogaty wąż.
Triceratops, 'üç boynuzlu yüz' anlamına gelir.Nazwa rodzajowa Triceratops oznacza „trójrogą twarz”.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.I Sydamerika fanns aldrig vilda slidhornsdjur och inte heller i Australien.
Anut: Boynuzlu bir keçiyi andıran cüsseye sahip bir cilledir.Några arter (särskild hanar) har en liknande körtel vid strupen.
Nil leçvesi (Kobus megaceros), boynuzlugiller (Bovidae) familyasından Afrika'da yaşayan antilop türü.Nilvattenbock (Kobus megaceros) är en afrikansk antilop som tillhör släktet vattenbockar.
Vikingler'in boynuzlu miğfer giydiklerine dair hiçbir kanıt yoktur.Manskap bär ej passpoal på kragen.
Vikingler'in boynuzlu miğfer giydiklerine dair hiçbir kanıt yoktur.Немає доказів того, що вікінги носили шоломи з рогами.
Bazen boynuzlu olarak betimlenir.Іноді здається наївним.
Kimi zaman boynuzlu olarak betimlenir.Інколи носить маску у вигляді черепа.
Tom tek boynuzlu atın gerçek olduğuna inanıyor.Том вірить, що єдинороги існують.
Sen tek boynuzlu atsın.Ти єдиноріг.
İçinde bir adet tek boynuzlu bir erkeğin kalp lifi vardır.Dvouplodolistový, jednodílný svrchní semeník má jednu čnělku.
İnanışa göre Kaftar, boynuzlu bir kadın görünümündedir.În ceea ce privește credința oamenilor, se pare că ea reprezintă un reper stabil al existenței lor.
Boynuzlu ve kuyrukludur.Paradoxuri și îngenuncheri.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.Virtuális iskolák ma már a világ minden táján léteznek.
Bir tek boynuzlu atdır.Egygazdás ló.
Anut: Boynuzlu bir keçiyi andıran cüsseye sahip bir cilledir.Vrbovac (Verbőc) szláv eredetű szó, mely fűzfával benőtt (füzes) helyet jelent.
“Kadının ve onu taşıyan yedi başlı, on boynuzlu canavarın sırrını ben sana açıklayayım.Csak az animében kerül megemlítésre a hét szivárványkristály és a hozzájuk köthető szörnyek.
Adı Afrikaner dilinde çengel boynuzlu keçi anlamına gelir.Sen nimi merkitsee afrikaansin kielessä puukäärmettä.
Boynuzlular yaygınlaşıp, baskın memeli grubu olur.Τα αγγεία διευρύνονται και δημιουργείται τοπική συμφόρηση.
Tek boynuzlu atlar masumiyet ve saflık fikrini temsil ediyordu.Billederne var præget af forestillinger om renhed og uskyld.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.I dag finnes det kristne menigheter i alle verdens land.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.Tetapi, di Eropa Selatan dan juga di Amerika Selatan, tradisi telur Paskah tidak pernah menjadi populer.
Adı Ceratops, yani boynuzlu yüz demektir.Loài khủng long này được đặt tên Nasutoceratops, có nghĩa là "mũi to, mặt sừng".
Boynuzlu köpekbalığı (Heterodontus francisci), Heterodontidae ailesinden bir köpekbalığı türü.Cá mập sừng (tên khoa học Heterodontus francisci) là một loài cá mập đầu bò, thuộc họ Heterodontidae.
Bu isim bazen "boynuzlu yaşlı kadın" olarak da tercüme edilir.「ホレおばさん」「ホレおばあさん」などと訳される場合もある。
Karıncıkda boynuzlu duvarcı arıların tersine hafif kıllıdır.成貝の殻口は外側に小さく反る。
Anut: Boynuzlu bir keçiyi andıran cüsseye sahip bir cilledir.枯葉龜殼的外觀像一塊樹皮,其頭部像落葉。
Triceratops, 'üç boynuzlu yüz' anlamına gelir.'삼족오'는 3개의 다리가 달려있는 까마귀를 의미한다.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.כיום קיימים בנקי דם ברוב מדינות העולם.
Sanılanın aksine Vikingler başlarına boynuzlu ya da kanatlı kasklar takmamışlardır.Поради същата причина, жените не докосвали игли, куки или конци.
Evrim açısından boynuzlugiller çok genç bir familyadır.Razvojno gledano, goveda su vrlo mlada skupina.
Bir tek boynuzlu atdır.Jeden výdych koňa.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.V južni Ameriki in Avstraliji srakoperjev ni.
Asası, Alıç ağacından yapılmıştır, özü tek boynuzlu at kılıdır.Narejen je s postopkom izgubljenega voska in je iz enega kosa.
Boynuzlu ve kuyrukludur.Čardačine in Glavočor.
Güney Amerika ve Avustralya'da da hiçbir zaman yabani boynuzlugiller yaşamamıştır.Visoje Šiaurės Amerikoje nėra kito tokio pat siauro ir stačiasienio kanjono.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.Tänapäeval leiab iiri hundikoeri kõikides riikides.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo a épousé Amy la licorne.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo blev gift med enhjørningen Amy.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo gifte sig med enhörningen Amy.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo ha spostato Amy l'unicorno.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo hat Amy das Einhorn geheiratet.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo là chồng của Amy kỳ lân.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo menikahi Amy sang unicorn.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo poślubił jednorożca - Amy.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo s-a căsătorit cu Amy-unicornul.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo se casó con Amy, el unicornio.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo se oženil s jednorožcem Amy.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo si vzal jednorožca Amy.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Bobo vette feleségül Amyt, az unikornist.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.(Gelach) Bobo is getrouwd met Amy de eenhoorn.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.보보는 유니콘 에이미와 결혼했습니다.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.O Bobo telefonou-me para casa, da Faculdade de Medicina de Yale, e disse:
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Ο Μπόμπο παντρεύτηκε την Έιμι το μονόκερο.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Бобо женился на Эми-единороге.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Бобо одружився з Емі-єдинорогом.
Bobo tek boynuzlu at olan Amy ile evlendi.Бобо се ожени за Ейми еднорога.