boynuz ile cümle

boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Örneğin, "Bayan ile tek boynuzlu at (unicorn)", Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.Наприклад, "Дама з єдинорогом", інша картина Рафаеля, ну, ви бачите єдинорога.
Örneğin, "Bayan ile tek boynuzlu at (unicorn)", Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.Например, "Дама с единорогом", ещё одно полотно Рафаэля.
Örneğin, "Bayan ile tek boynuzlu at (unicorn)", Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.Например, "Дамата с еднорога", друга рисунка от Рафаел, виждате еднорога.
Örneğin, "Bayan ile tek boynuzlu at (unicorn)",Zum Beispiel die: "Dame mit dem Einhorn", eine weitere Malerei von Raffael.
Örneğin, "Bayan ile tek boynuzlu at (unicorn)",למשל, ה"אישה עם החד-קרן,"
Örneğin, "Bayan ile tek boynuzlu at (unicorn)",على سبيل المثال، "سيدة مع آحادي القرن"
Örneğin, "Bayan ile tek boynuzlu at (unicorn)",『一角獣を抱く貴婦人』には ユニコーンが描かれています
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.(68:32) и будет это благоугоднее Господу, нежели вол,нежели телец с рогами и с копытами.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.(69:32) Cela est agréable à l`Éternel, plus qu`un taureau Avec des cornes et des sabots.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Budem chváliť meno Božie piesňou a zvelebovať ho budem vďakou.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Das wird dem HERRN besser gefallen denn ein Farre, der Hörner und Klauen hat.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.det er mer for HERREN end Okser end Tyre med Horn og Klove!
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Dicsérem az Istennek nevét énekkel, és magasztalom hálaadással.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Ðiều ấy sẽ đẹp lòng Ðức Giê-hô-va hơn con bò đực, Hoặc con bò đực có sừng và móng rẽ ra.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Ðiều ấy sẽ đẹp_lòng Ðức_Giê - hô-va hơn con bò đực , Hoặc con bò đực có sừng và móng rẽ ra .
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Esto agradará a Jehovah más que sacrificios de toros o de novillos que echan cuernos y pezuñas
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.I buduť chváliti jméno Boží s prozpěvováním, a velebiti je s děkováním.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Isto será mais agradável ao Senhor do que um boi, ou um novilho que tem pontas e unhas.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Itu lebih berkenan kepada TUHAN daripada kurban sapi, kurban sapi jantan yang besar
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Jag vill lova Guds namn med sång och upphöja honom med tacksägelse.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Jeg vil love Guds navn med sang og ophøie ham med lovprisning,
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.이것이 소 곧 뿔과 굽이 있는 황소를 드림보다 여호와를 더욱 기쁘시게 함이 될 것이라
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Loderò il nome di Dio con il canto, lo esalterò con azioni di grazie
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Lucrul acesta este mai plăcut Domnului, decît un viţel cu coarne şi copite!
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.niin minä veisuulla kiitän Jumalan nimeä ja ylistän häntä kiitosvirsillä.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Tedy będę chwalił imię Boże pieśnią, a będę je wielbił z dziękczynieniem.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.To bode všeč GOSPODU bolj nego vol, junec z rogovi in z razdeljenimi parklji.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.Τουτο βεβαιως θελει αρεσει εις τον Κυριον, υπερ μοσχον νεον εχοντα κερατα και οπλας.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.И това ще угоди Господу Повече от вол, - от юнец имащ рога и копита.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.ותיטב ליהוה משור פר מקרן מפריס׃
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.‎فيستطاب عند الرب اكثر من ثور بقر ذي قرون واظلاف‎.
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.這 便 叫 耶 和 華 喜 悅 、 勝 似 獻 牛 、 或 是 獻 有 角 有 蹄 的 公 牛
RABbi bir öküzden, Boynuzlu, tırnaklı bir boğadan Daha çok hoşnut eder bu.這便 叫 耶和華 喜悅 、 勝似獻牛 、 或是 獻有角 有蹄 的 公牛
Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.lukisan karya Rafael, Anda melihat unicorn itu.
Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.Raffaello egy másik festménye, itt láthatják az unikornist.
Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.Sie sehen das Einhorn.
Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.유니콘에 X-Ray를 비추면
Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.עוד ציור של רפאל, ובכן, אתם רואים את הקרן.
Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.لوحة اخرى من قبل رافائيل، حسنا، أنت ترى آحادي القرن
Rafael'in bir başka tablosu, tek boynuzlu atı görüyorsunuz.このユニコーンには 様々な解釈があるのですが
Şimdi Afrika'nın çetin boynuzundayız.Heute haben wir am gefährlichen Horn von Afrika
Şimdi Afrika'nın çetin boynuzundayız.Hiện có những người chăn thả tại khu vực Sừng Châu Phi đầy bạo lực
Şimdi Afrika'nın çetin boynuzundayız.In de gewelddadige hoorn van Afrika plannen veehouders hun begrazing om de natuur na te bootsen.
Şimdi Afrika'nın çetin boynuzundayız.이제는 거친 아프리카 북동부에서
Şimdi Afrika'nın çetin boynuzundayız.יש כעת בקרן אפריקה האלימה
Şimdi Afrika'nın çetin boynuzundayız.依家響有好多暴力發生嘅「非洲之角」
Şimdi Afrika'nın çetin boynuzundayız.自然を真似た計画的放牧を行っており
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.2:1 Und ich hob meine Augen auf und sah, und siehe, da waren vier Hörner.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Am ridicat ochii şi m'am uitat, şi iată că erau patru coarne!
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Dalam penglihatan yang lain, aku melihat empat tanduk sapi
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Después alcé mis ojos y miré, y he aquí cuatro cuernos
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Ðoạn , ta ngước mắt lên , ta nhìn xem , nầy , có bốn cái sừng .
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Ðoạn, ta ngước mắt lên, ta nhìn xem, nầy, có bốn cái sừng.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.In povzdignem oči in vidim, in glej: štirje rogovi.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Ja minä nostin silmäni ja katsoin. Ja katso: neljä sarvea.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Je levai les yeux et je regardai, et voici, il y avait quatre cornes.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.내가 눈을 들어 본즉 네 뿔이 보이기로
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Levantei os meus olhos, e olhei, e eis quatro chifres.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Majd felemelém szemeimet, és ímé, négy szarvat láték.
Sonra gözlerimi kaldırıp baktım, dört boynuz vardı.Sedan lyfte jag upp mina ögon och fick då se fyra horn.

İlgili Sayfalar