boynuz ile cümle

boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.las vacas descornadas y marcadas son llevadas a una jaula.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Na těchto jatkách jsou označkované a odrohované krávy umístěny do kotce.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Tässä teurastamossa merkitty ja sarveton karja tuodaan pieneen karsinaan. tainnuttavat pultit
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.Vid detta slakthus tas det märkta och avhornade boskapet till ett stall.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.V tej klavnici, živali, ki so jih prej ožigosali in jim odstranili rogove, privedejo v boks.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.W tej rzeźni oznaczone i pozbawione rogów bydło trafia do boksów
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.В этой скотобойне, фирменное и удаленный рога рогатый скот принесен в киоск.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.במשחטה זו, הבקר המסומן וגדוע הקרניים מובא אל תוך תא.
Burada böyle bir nesne görüyorsunuz. Üzerinde boynuzlu at benzeri bir hayvan olan kare bir nesne.Widzicie tu jedną z takich pieczęci w kształcie kwadratu i ze zwierzęciem przypominającym jednorożca.
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziDjibouti au cœur de la lutte contre le djihadisme
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziDjibouti: in het hart van de strijd tegen islamitisch extremisme in de Hoorn van Afrika
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziDschibuti: Im Zentrum des Kampfes gegen islamische Extremisten am Horn von Afrika
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziDžibutsko, Africký roh: Klíčový článek v boji proti islámskému terorismu
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziIl Gibouti al centro della lotta contro il jihadismo
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziYibuti: En el corazón de la lucha contra el extremismo islámico en el Cuerno de África
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziΤζιμπουτί: Στο επίκεντρο του αγώνα ενάντια στον ισλαμικό εξτρεμισμό στο Κέρας της Αφρικής
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin MerkeziДжибути в центре борьбы против исламского экстремизма на Африканском роге
Cibuti: Afrika Boynuzu'nda İslami Aşırıcılıkla Mücadelenin Merkeziجيبوتي في قلب المعركة ضدّ الإرهاب
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.A jak się starzeją, ich rogi rosną do przodu.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Als ze ouder worden, groeien de horens naar voren.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.A pak, jak stárnou, rohy směřují vpřed.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.A potom, ako starnú, rohy smerujú dopredu.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Aztán ahogy öregszenek, a szarvak előrefelé nőnek.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.E depois, à medida que envelhecem, os chifres crescem para a frente.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.E quando diventano adulti, il corno cresce.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Et lorsqu'ils vieillissent, leurs cornes grandissent vers l'avant.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Iar apoi, pe măsură ce îmbătrânesc, cornurile le cresc spre înainte.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.그리고 나서 더 나이를 먹게 되면 뿔들은 앞으로 자랍니다.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Och sedan när de blir äldre, växer deras horn framåt.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Und wenn sie älter werden, wachsen die Hörner nach vorne.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Và rồi khi chúng già đi, những cái sừng mọc ra đằng trước.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Y cuando se hacen mayores, se curvan hacia delante.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Когато пораснат, роговете им растат напред.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.Когда они становились старше, их рога начинали расти вперёд.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.וככל שהם מתבגרים הקרניים שלהם צומחות קדימה.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.وأثناء نموها تنموا القرون للأمام
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.その角は前に伸びて行きます 実に面白いですね
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.A spravíš mu jeho rohy na štyroch jeho uhloch; z neho budú jeho rohy, a pokryješ ho meďou.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapla.A zděláš mu rohy na čtyřech úhlech jeho; z něho budou rohové jeho; a obložíš jej mědí.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Aan de vier hoeken zaten horens, die één geheel vormden met het altaar. Hij overtrok ze met koper.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.A spravil jeho rohy na jeho štyroch uhloch, jeho rohy boly z neho a pokryl ho meďou.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.A zdělal mu rohy na čtyřech úhlech jeho; z něho byli rohové jeho, a obložil jej mědí.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.E fez-lhe pontas nos seus quatro cantos; as suas pontas formavam uma só peça com ele; e cobriu-o de bronze.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.És csinála hozzá szarvakat is, a négy szegletére; õ magából voltak a szarvai, és beborítá azt rézzel.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Fece i suoi corni ai suoi quattro angoli: i suoi corni erano tutti di un pezzo; lo rivestì di rame
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Han lavede Horn til dets fire Hjørner, således at de var i eet dermed, overtrak det med Kobber
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Il fit, aux quatre coins, des cornes qui sortaient de l`autel, et il le couvrit d`airain.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.I uczynił mu rogi na czterech węgłach jego; z niego wychodziły rogi jego, a obił je miedzią.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.그 네 모퉁이 위에 그 뿔을 만들되 그 뿔을 단과 연하게 하고 단을 놋으로 쌌으며
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.La cele patru colţuri i -a făcut nişte coarne dintr'o bucată cu el, şi l -a poleit cu aramă.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Le hizo cuernos en sus cuatro esquinas; los cuernos eran de una misma pieza. Y los recubrió de bronce
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Người làm nơi bốn góc bàn thờ những sừng ló ra, bọc đồng.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Người_làm nơi bốn góc bàn_thờ những sừng ló ra , bọc đồng .
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Pada setiap sudut atasnya dibuat tanduk yang jadi satu dengan mezbah itu. Seluruhnya dilapisi dengan perunggu
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.Und machte vier Hörner, die aus ihm gingen auf seinen vier Ecken, und überzog sie mit Erz.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.И на четирите му ъгъла направи роговете му; роговете му бяха част от самия него; и обкова го с мед.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.и сделал роги на четырех углах его, так что из него выходили роги, и обложил его медью.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.ויעש קרנתיו על ארבע פנתיו ממנו היו קרנתיו ויצף אתו נחשת׃
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.وصنع قرونه على زواياه الاربع. منه كانت قرونه. وغشّاه بنحاس.
Dört üst köşesine kendinden boynuzlar yaparak hepsini tunçla kapladı.在 壇 的 四 拐 角 上 作 四 個 角 、 與 壇 接 連 一 塊 、 用 銅 把 壇 包 裹

İlgili Sayfalar