boynuz ile cümle
boynuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
General boğayı boynuzlarından tuttu ordusunu felaketten kurtardı.The general took the bull by the horns and saved his army from disaster.
Bufaloların büyük boynuzları var.Buffaloes have big horns.
Tek boynuzlu at efsanevi bir yaratıktır.The unicorn is a fabulous monster.
Boğayı boynuzlarıyla satın almalısın.You must take the bull by the horns.
Manny kızlar ona binecek diye tek boynuzlu bir at olmak istiyor.Manny wants to be a unicorn so girls will ride him.
Tom boynuz çaldı.Tom beeped the horn.
Tom tek boynuzlu atın gerçek olduğuna inanıyor.Tom believes that unicorns are real.
İneklerin boynuzları var.Cows have horns.
Tek boynuzlular emer.Unicorns suck.
Sen tek boynuzlu atsın.You're a unicorn.
Vikingler gerçekten boynuzlu kask giymedi.Vikings didn't really wear horned helmets.
Bilim adamları tek boynuzlu atların bir zamanlar Sibirya'da yaşamış olduğunu keşfettiler.Scientists have discovered that unicorns once lived in Siberia.
Tom boynuz çerçeveli gözlük takar.Tom wears horn-rimmed glasses.
Bir aceleci sırtlan boynuz ısırır.A hasty hyena bites the horn.
Gergedanlar, boynuzları için kaçak avcılar tarafından öldürüldü.Rhinos are killed by poachers for their horns.
Boynuzlu Viking kaskları İskandinavya'da artık modaya uygun değil.Viking helmets with horns aren't in style in Scandinavia anymore.
Deniz gergedanı denizin tek boynuzlu atıdır.The narwhal is the unicorn of the sea.
Bu boğanın boynuzlarını gördün mü? Çok büyük!Have you seen this bull's horns? They're huge!
Tom ön tarafta boynuzunu çalıyordu.Tom is out front honking his horn.
Ren geyiğinin boynuzları vardır.Reindeer have antlers.
Ren geyiği boynuzlara sahiptir.Reindeer have antlers.
On boynuz bu krallıktan çıkacak on kraldır.The ten horns are ten kings who will come from this kingdom.
Japon Bodur Boynuz sığırı, Japonya'daki tüm sığırların yüzde birinden azını oluşturur.Japanese Shorthorn makes up less than one percent of all cattle in Japan.
Asası, Alıç ağacından yapılmıştır, özü tek boynuzlu at kılıdır.It is the only tree that grows out of cement.
Erkeklerin iki kısa boynuzu olur.We would be two men short.
Ayrıca gölde hasır otu, boynuz otu ve kamış yetişmektedir.It consists of a lake (with fishing pier), tallgrass prairie, and arboretum.
Bedenleri tüylerle kaplı, tek boynuzlu olarak betimlenmişlerdir.Their cast bronze legs were sealed with wax.
Diğerleri boynuzlu veya polo boyunludur ve boyun arkasına bir fermuar veya çıtçıt ile yakındır.Others are crew necked or polo necked and close at the back of the neck with a zipper or snaps.
Şuphesiz burada bir boynuz yerine taç bulunur.A centerboard is mounted in lieu of a keel.
Bu bitkinin ilginç ismi, aslında bir boğa boynuzuna benzeyen dikenlerinin şeklinden gelir.The name comes from the shape of the thorns which do indeed resemble the horns of a bull.
Günümüzde evcil boynuzlugiller dünyanın her ülkesinde bulunmaktadır.His fashion houses are now all around the world.
Erkek dişiye kur yaparken karın bölümünden boynuzsu yapılar çıkarabilir.During intercourse, the male will seize the skin of the neck of the female with his teeth.
Kimi tasvirlerde boynuzludur.Some have urticating hairs.
Tek boynuzlu atlar masumiyet ve saflık fikrini temsil ediyordu.Unicorns represented the idea of innocence and purity.
Muhammed'e Sûr'un mahiyeti sorulunca şöyle demiştir: "Üfürülen bir boynuzdur."When asked about the army, he said: "People despise the Tatmadaw.
Hem dişisinde, hem de erkeğinde sarmal halkalı vida biçiminde uzun boynuzlar vardır.It is dioecious, with male (pollen) and female (seed) cones on separate plants.
Bu boynuz büyük olasılıkla onu daha büyük etobur dinozorlardan korumaya yarıyordu.It is probably more reliant on its more powerful flight for protection from predators.
İkizler, Dirce'yi bir boğanın boynuzlarına bağlamak suretiyle öldürülmüşlerdir.They kill Dirce by tying her to the horns of a bull.
İçinde bir adet tek boynuzlu bir erkeğin kalp lifi vardır.Organisms within this group have a spherical, elongated body with a single central nucleus.
Boynuzlu ve sakallıdır.Di Testa e di Gola.
Yine ülkede her yıl belli dönemlerde devasa boynuzlu hayvan göçleri görülmektedir.The West is affected by large wildfires each year.
Sarı boynuzu ve sivri dişleri ile her an saldırıya hazırdır.Each Sliver (original or copy) attacks with its sharp teeth aggressively.
İbrahim çevresine bakınca, boynuzları sık çalılara takılmış bir koç gördü.Looking at her arms, he saw fresh needle tracks.
Boynuzları kısadır ve çok sık dökülmez.Their wings are very small and they do not fly very often.
Bir dişi için rekabet eden erkekler birbirlerini ısırarak ve kısa boynuzlarını batırarak dövüşür.When males compete for a mate, they fight by biting and stabbing with their short antlers.
Boynuzlardan daha geç çıkanı öbüründen daha uzundu.Each new egg was larger in size than the last.
Adı Ceratops, yani boynuzlu yüz demektir.The generic name, Ceratophora, means horn bearer.
Boynuzları elmas gibi serttir.It is as hard as diamond.
Plaka A, merkezi olarak boynuzlu bir erkek figürü oturmuş halde göstermektedir.HOLD (H), to place a spooled report on hold.
Olduğunu şimdi ormanda ötesinden geldi bir çiftçi öğle boynuz?Was that a farmer's noon horn which sounded from beyond the woods just now?
BOYNUZLARIN SÖKÜMÜDEHORNlNG
Boynuzlar sökülürken asla anestezi kullanılmaz.Dehorning usually follows. Never with anesthetic.
Bu mezbahada, damgalanmış ve boynuzları sökülmüş sığır ahıra getirilmiş.At this slaughterhouse, the branded and dehorned cattle are brought into a stall.
Boynuzlar yapabiliyorsunuz, antenler -- hatta, yakından bakarsanız, toynaklar.You can get horns, antlers -- even, if you look close, cloven hooves.
Fakat gerçekte yüzde 65 yetişkinlikte olanlarda bile bir boynuz yapısı yoktu.But the actual subadult at 65 percent had no crest at all. So this was interesting.
Genç bireyler büyürken boynuzları geriye doğru kıvrılır.As the juveniles are growing up, their horns actually curve backwards.
Daha da yaşlandıklarında boynuz ileri doğru büyür.And then as they get older, the horns grow forward.
Üzerinde boynuzlu at benzeri bir hayvan olan kare bir nesne.It's the square object with the unicorn-like animal on it.
Hilal şeklindeki gidişatını korur ve hilalin boynuzlarına doğru hareket eder.It retains its crescent shape and moves in the direction of the horns.
Şu anda Afrika Boynuzu'nda, daha önce bunu yaşadık.Right now on the Horn of Africa, we've been through this before.