Ana içeriğe geç
Sözlük

boyar ile cümle

boyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
L.A., Stockholm, Norveç ve Tokyo'da nehiri yeşile boyarken yaptığım gibi.في لوس أنجلوس، أستكهولم، النرويج وطوكيو، بين أماكن أخرى.
L.A., Stockholm, Norveç ve Tokyo'da nehiri yeşile boyarken yaptığım gibi.流したときのように この緑の染料は環境的に危険ではありませんが
"Nasılsın?" O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.En ze zei:
"Nasılsın?" O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Iar ea a zis, "Stiti daca v-ati vopsi parul negru, ati arata exact ca si Al Gore."
"Nasılsın?" O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Víte, kdybyste si obarvil vlasy na černo, vypadal byste úplně stejně jako Al Gore.
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Dan dia menjawab, "Tahukah Anda, jika Anda mewarnai rambut Anda dengan cat hitam,
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.E ela disse: "Sabe? Se pintasse o cabelo de preto,
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.E lei:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.In rekla je "Veste, če bi si barvali lase črno, bi bili videti kot Al Gore."
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Ja hän sanoi:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Jak się masz?" A ona odpowiedziała:"Wiesz, gdybyś ufarbował włosy na czarno, wyglądałbyś jak Al Gore".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.그러자 이렇게 말씀하시더라구요.
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Så jag sade:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Tudja, ha feketére festené a haját, pontosan úgy nézne ki, mint Al Gore." (Nevetés)
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Và bà ấy nói, "Anh biết không, nếu nhuộm tóc đen, anh sẽ trông giống Al Gore lắm." (Cười)
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Viete, keby ste si vlasy nafarbili načierno, vyzerali by ste presne ako Al Gore." (Smiech)
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Wie geht's?"
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Y ella respondió:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Και απάντησε, "Ξέρετε, εάν βάψετε τα μαλλιά σας μαύρα, θα ήσασταν ίδιος ο Αλ Γκορ".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Знаете, если бы вы покрасили волосы в черный цвет, вы были бы вылитый Эл Гор".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Знаєте, якщо б ви пофарбували волосся в чорний колір, ви були б вилитим Елом Гором".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.והיא ענתה, "אילו צבעת את שיערך לשחור,
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.فقالت "أتعرف، إذا صبغت شعرك باللون الأسود
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.「きっとアル・ゴアさんみたいになるわよ」と言ったのです。(笑)
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Chính quyền tới, sơn trắng bức tường, để chừa lại hình xe tăng và thêm dòng chữ
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:De overheid komt de muur wit schilderen, laat de tank staan en voegt eraan toe:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Die Behörden malen die Wand wieder weiß, außer den Panzer, mit einer Nachricht:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Jön a hatalom, és fehérre festi a falat, meghagyja a tankot és egy üzenetet:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:당국자가 나와 벽을 흰색으로 지워버렸죠. 탱크는 남기고 다른 문구를 써넣었어요:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Le autorità arrivano, dipingono il muro di bianco, lasciano il carro armato e aggiungono:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Les autorités viennent, peignent le mur en blanc, laissent le char et ajoutent un message :
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Pemerintah datang dan mengecat putih tembok itu menyisakan tanknya dan menambah pesan.
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Úřady daly zeď přemalovat na bílo, ponechaly tam však ten tank a přidaly vzkaz:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Vláda stenu nechala natrieť na bielo, ale ponechali tank a dodali odkaz
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Władze zamalowały mur na biało, pozostawiając czołg i dodając hasło:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Στη συνέχεια οι αρχές έβαψαν λευκό τον τοίχο άφησαν το τανκ και έγραψαν ένα μήνυμα :
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Властите дойдоха, боядисаха стената бяла, оставиха танка и добавиха съобщение:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Приходят власти, красят стену белым, оставляют танк и пишут:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:Приходять можновладці, замальовують стіну білою фарбою, залишають тільки танк і додають інший надпис:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:הרשויות באו, וצבעו את הקיר בלבן, השאירו רק את הטנק והוסיפו:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:فجاءت السلطة وبيضوا الجدار، تاركين الدبابة ومضيفين رسالة تقول:
Otorite gelir, duvarı beyaza boyar, tankı ve şöyle bir mesajı geride bırakır:他を白く塗り 言葉を書きました 「軍と人民 手をつなごう エジプト人のためのエジプトを」
Peder, böyle altın rengi parladığında, aydınlığınız dünya üzerine düşerken ve tozu parlayıncaya kadar boyarkenPadre, cuando brilla como el oro, cuando tu luz cae sobre la tierra y pinta el polvo hasta que reluce.
Sadece kesmeyecekleri ađaçlarý boyarlar.- Es gibt immer noch ziemlichen Antrieb so viele Riesenlebensbäume zu fallen wie sie nur können.
Sadece kesmeyecekleri ađaçlarý boyarlar.- Esiste ancora una forte spinta alla raccolta soprattutto di cedro rosso occidentale dove possono
Sadece kesmeyecekleri ađaçlarý boyarlar.- Există încă o dorință puternică de a recolta cât de mult din cedrul roșu vestic posibil.
Sadece kesmeyecekleri ađaçlarý boyarlar.- Il y a toujours une grosse pression pour récolter le plus grand nombre possible de cèdre rouge occidental.
Sadece kesmeyecekleri ađaçlarý boyarlar.- Je tu stále silný tlak na ťažbu čo najväčšieho množstva západných
Sadece kesmeyecekleri ađaçlarý boyarlar.- 가능한 한 많은 양의 미국 삼나무를 벌목하려는 강한 압박이 있습니다.
Sadece kesmeyecekleri ađaçlarý boyarlar.- По-прежнему существует твердое намерение вырубить столько западного красного кедра, сколько возможно.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Eén keer per jaar verven ze de leem.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Einmal im jahr streichen sie den Lehm.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.En gång om året så målar dom leran.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Enkrat na leto opeko prepleskajo.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Il picteaza in fiecare an.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Mỗi năm họ cứ bồi thêm đất sét.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Raz do roku ją malują.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Sekali setahun mereka mengecat batako tersebut.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Una volta l'anno verniciano l'adobe.
Senede bir defa kerpiçi boyarlar.Une fois par an, ils peignent les briques d'argile.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod