boyacı ile cümle

boyacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Boyacı beyaz giyer.The dyer wears white.
Belki güvenilir bir ev boyacısı için yerel bir gazeteye ilan vermeliyiz.Perhaps we should advertise in the local newspaper for a reliable house painter.
Tom ve Meryem dürüst ve becerikli bir boyacı buldukları için çok memnun.Tom and Mary are so delighted that they found an honest and capable painter.
Tom bir ev boyacısı.Tom is a house painter.
Boyacıların ofisimi boyama tarzından memnun değilim.I'm not happy with how the painters painted my office.
Çok boyacı tanıyorum.I know a lot of painters.
Ayrıca bir boyacıydı.He was also a boxer.
D Productions tarafından İstanbul, Sarıyer semti Boyacıköy Mahallesi'nde çekilmiştir.Vámfalvi M.: Felkerestük műtermében Blaskó Nándort.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Man: Some type of extension pole -- like what the painters use.
Hindistan'da sokaktan aşağıya doğru yürürken, bir ilan panosu boyacısı gördüm.I was in India, and I was walking down the streets, and I saw a billboard painter.
"boyacı" diye yazmasını istedi. Aniden adam çok hem de çok ilgili baktı.Suddenly the man looked very, very interested.
"Boyacı" olduğuna göre, mürekkep işaretlerini nasıl sileceğini biliyor musun?As a "dyer," do you know how to bleach ink marks?
Plasma uygulamacığı içerikçisi ve arka plan boyacısıCommentPlasma applet container and background painter
Boyacı, IMF ve Dünya Bankası'nın tavsiyesi üzerine elektrik fiyatlarına zam yapılacağını da duyurdu.Bojaxhi also announced electricity prices be raised, as recommended by the IMF and the World Bank.
"Tintoretto" ismini ise babasının mesleği olan "kumaş boyacılığı" (İtalyanca tintore)'den aldığı bildirilir.Sein Name Il Tintoretto („das Färberlein“) ist vom Handwerk seines Vaters abgeleitet.
Bazı boyacılar ufak ayakkabı tamiratı işlerini de yaparlar.Il existe encore quelques petites entreprises de la chaussure.
Göz boyacılığını, jonglörlüğü, ucuzu erişilemeyene tercih etti.Quizás se quiso significar apertura floral o antesis en lugar de cuajado.
Eski Boyacı'nın yerleşim yeri olarak tarihi, miladi yüzyılın başlarına rastlar.Ci sono sempre piaciuti titoli enigmatici come Crime of the Century...
Boyacıköy İstanbul'da Boğaziçi'nde bir semttir.In compenso ebbe un vescovato in Ungheria.
Bazı boyacılar ufak ayakkabı tamiratı işlerini de yaparlar.Государству перешёл контроль и над мелкими обувными предприятиями.
Halil (Müşfik Kenter), adada ustası Mustafa'yla (Fadıl Garan) birlikte boyacılık yapmaktadır.Помимо него в группу вошли Владислав Шапиро (бас, клавишные) и Алексей Мурашов (барабаны).
Masters Neil Jeffares, 1800 öncesi yağlı boyacıları sözlüğü, online versiyonDictionary of pastellists before 1800. — Online edition.
Boyacıköy’de Harîrîzâde M. Kemâleddîn Efendi’nin evinde otururlar.كنت آنذاك نائماً على سطح منـزل صديقي السيّد م.
Ayrıca bir boyacıydı.Ele também foi um pugilista.
Not: Bunlar, Boyacılı yörükleri islamlu yörüklerindendir.De slangalen (Ophichthidae) zijn een familie in de orde van de palingachtigen (Anguilliformes).
10 figür boyacı Charles Kirkpatrick Sharpe tarafından satın alındı.De schilder Charles Kirkpatrick Sharpe kocht tien stukken.
Ayrıca bir boyacıydı.Był również bokserem.
Boyacıoğlu'nun ilk uzun metraj filmidir. ^ a b "Bizimkisi bir aşk hikâyesi..."Розумний першим з кіномитців звертається до роману А. М. Горького «Мати».
Ayakkabı boyacılığı, garson, temizlikçi, bulaşıkçılık gibi meteliksiz işlerde çalıştı.Частину життя пропрацював бухгалтером, кушніром і навіть чистив взуття.
Babası Lee Savage, boyacı, film yapımcısı ve Susam Sokağı'ndan bilinen işleri ile bir animasyoncuydu.Tatăl lui, Lee Savage era un pictor, regizor de filme și animator cunoscut pentru munca la Sesame Street.
Boyacılık; soytarılık; denizcilik uğraşlarının hepsini denedi.Puhuri eli myötätuuli, purjehdustuuli, purjehdussää.
Bir boyacı olan Hans, sigaradan hoşlanmaktadır.I nr. 16 ligger frisøren SuKa.
Mihran M. Boyacıyan.Soekarno M. Noer.
İlkokula devam ederken pazarlarda çalıştı, simit sattı, boyacılık yaptı.Di bangku kuliah, ia mulai berbisnis dengan menjual pupuk dan arloji.
Ressamlığa başlamadan önce ev boyacılığı yaptı.姫との子供を産む前に漫画が終わってしまった。
Bir boyacı olan Hans, sigaradan hoşlanmaktadır.喫煙者でパイプ煙草を愛用している。
Isı ile çıkartılan yağlar sanayi'de ve özellikle boyacılık ve kozmetik sektöründe kullanılır.Akrilo rūgštis ir jos dariniai yra labai svarbūs pramonei, naudojami organinėje ir ypač polimerų sintezėje.
Bu çalışmada 25 boyacı görev yaparken, çalışma 15 ay sürer.Selle ligikaudne aku tööiga on 15 tundi.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Certains types de perche à extension, comme celles que les peintres utilisent.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.늘어나는 봉 같은 거요, 페인트공들이 쓰는 것 같은걸로요.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Man: Een soort uitschuifstok, zoals schilders gebruiken.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Mann: So eine Art von Auszieh-Latte - wie das, was die Maler verwenden.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Nam: Một loại gậy kéo dài nào đó -- như cái mà họa sĩ vẫn dùng.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Qualche tipo di palo da estensione, come quello degli imbianchini.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Rodzaj wydłużonego drążka - takiego, jakiego używają malarze.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Una especie de palo telescópico, como el que usan los pintores.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Un fel de coadă extensibilă, precum cea folosită de pictori.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Мужчина: Удлинитель, такой, как у маляров.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.Някакъв вид разтягаща се греда като онези, които използват художниците.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.איזה סוג של מוט מאריך, כמו מה שהצבעים משתמשים.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.أحد أنواع العصا الممتدة، مثل التي يستخدمها الرسامون.
Bir çeşit ilave direk, boyacıların kullandıkları gibi.(女性)私はモリを作るわ 深海ダイビングに行った時
"boyacı" diye yazmasını istedi. Aniden adam çok hem de çok ilgili baktı.E, de repente, o homem pareceu muito, muito interessado.
"boyacı" diye yazmasını istedi. Aniden adam çok hem de çok ilgili baktı.Et soudain l'homme a semblé très très intéressé.
"boyacı" diye yazmasını istedi. Aniden adam çok hem de çok ilgili baktı.Hirtelen a férfi érdeklődést kezdett tanúsítani.
"boyacı" diye yazmasını istedi. Aniden adam çok hem de çok ilgili baktı.Nenadoma je moški zainteresirano vprašal:
"boyacı" diye yazmasını istedi. Aniden adam çok hem de çok ilgili baktı.Изведнъж човекът изглеждал много, много заинтересуван.
"boyacı" diye yazmasını istedi.Dia meminta pria itu untuk menulis "tukang celup."
"boyacı" diye yazmasını istedi.Hij vroeg de man om neer te schrijven "verver."
"boyacı" diye yazmasını istedi.L-a rugat pe acel om să scrie că era "vopsitor".

İlgili Sayfalar