boya ile cümle
boya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onun gömleği sosla boyandı.Her shirt was stained with sauce.
Dikkat! Islak boya.Caution! Wet Paint
Çiti boyamak saatler sürebilir.It could take hours to paint the fence.
Tom'un gömleğinin önü bir kurşun yarasından kan ile boyandı.The front of Tom's shirt was stained with blood from a gunshot wound.
O, saçlarını sarıya boyadı.She dyed her hair blonde.
O saçını siyaha boyadı.He dyed his hair black.
O tamamen boyayla kaplanmıştı.He was covered all over with paint.
Sen de bu odanın boyanmasını istiyor musun?Do you want this room painted, too?
Tavanı boyamamıza yardım etmek istemediğini mi söylüyorsun?Are you saying you don't want to help us paint the ceiling?
Keşke öyle boyayabilsem.I wish I could paint like that.
Saçını boyar mısın?Do you dye your hair?
Neden evini yeniden boyamıyorsun?Why don't you repaint your house?
Tom onu boyadı.Tom painted that.
Evin önü beyaz boyanmıştır.The front of the house is painted white.
Bunu kim boyadı?Who painted this?
Onlar sandalyeye bir kat boya sürdüler.They put a coat of paint on the chair.
Onlar ayak tırnaklarını boyadı.They painted their toenails.
Sanırım Tom geçen yaz ahırı boyamaya zaman ayırmadı.I guess Tom didn't get around to painting the barn last summer.
Boyanması gereken bir evim var.I have a house that needs painting.
Saçımı boyamam.I don't dye my hair.
Sanırım bu çiti boyayan Tom'dur.I think Tom is the one who painted this fence.
O, evi boyadı.He painted the house.
Ev boyandı.The house got painted.
Tom'un saçını boyayıp boyamadığını söylemek zor.It's hard to tell whether Tom dyes his hair or not.
Tom saçını kahverengiye boyadı.Tom dyed his hair brown.
Duvarları boyadın.You painted the walls.
Duvarları boyadınız.You painted the walls.
Duvarları boyadın, değil mi?You've painted the walls, haven't you?
O, saçını parlak kırmızıya boyadı.She dyed her hair bright red.
Saçını pembeye boyadı.She dyed her hair pink.
Tom, Mary'nin saçını farklı bir renge boyamış olduğunu farketmedi bile.Tom didn't even notice Mary had dyed her hair a different color.
Tom, Mary'nin saçlarını farklı bir renge boyamış olduğunu farketmedi bile.Tom didn't even notice Mary had dyed her hair a different color.
Evi boyamayı bitirmenin kaç saat süreceğini merak ediyorum.I wonder how many hours it'll take to finish painting the house.
Evi boyamayı bitirmenin ne kadar süreceğini merak ediyorum.I wonder how long it'll take to finish painting the house.
Tom'un ofisini ne renge boyayacağını merak ediyorum.I wonder what color Tom will paint his office.
Garajımı boyamama yardım etmeni İsterim.I'd like for you to help me paint my garage.
Biz gelecek hafta evi boyatıyoruz.We're having the house painted next week.
Tom kapağı boya kutusunun üstüne geri koydu.Tom put the lid back on the can of paint.
Duvarlar açık kahverengiye boyandı.The walls were painted light brown.
Evini boyamana yardım edeceğim.I'll help you paint your house.
Duvarlar beyaza boyandı.The walls were painted white.
Çitin boyanmaya ihtiyacı vardı.The fence needed painting.
Babam duvarı beyaza boyadı.My father painted the wall white.
Saçımı siyaha boyattım.I got my hair dyed black.
Benim boyaya ihtiyacım var.I need paint.
Odanız için güzel bir renkte boya seçtiniz.You've chosen a nice color paint for your room.
Tom ve Mary arabalarını boyamak zorunda.Tom and Mary have to paint their car.
Tom evini boyamam için beni tuttu.Tom hired me to paint his house.
Tom evini boyattı.Tom's had his house painted.
Tom bir fırça aldı ve Mary'nin çiti boyamasına yardım etmeye başladı.Tom picked up a paintbrush and started helping Mary paint the fence.
Bir günde bu evi boyamayı bitiremem.I can't finish painting this house in one day.
Duvarları beyaza boyadık.We painted the walls white.
Tom ve Mary arabalarını boyattı.Tom and Mary have to get their car painted.
Evimizi boyamak beklediğimizden daha uzun sürdü.Painting our house took longer than we expected.
Duvarı yeşile boyamak için kullanılmış fırçayı kullanmıştı ve sonradan onu temizlemedi.He'd used the dirty brush to paint the wall green, and he did not clean it afterwards.
O, dudaklarını asla kırmızıya boyamaz.She never paints her lips red.
Dudaklarım kalamar mürekkebi ile boyandığı için o bana gülüyor.He's laughing at me because my lips are stained with squid ink.
Boyacı beyaz giyer.The dyer wears white.
Kapının üzerinde ıslak boya var.There is wet paint on the door.
Ev beyaza boyandı.The house was painted white.