Bir hafta boyunca sigara içmekten uzak durabilir misin?Can you abstain from smoking for a week?
Komşunun kedileri gece boyunca miyavlıyor.The neighbor's cats meow through the night.
Üç ay boyunca bize para ödenmedi.We haven't been paid for three months.
Bu, yıllar boyunca yaptığımız tüm ilerlemeleri ortadan kaldırmakla tehdit ediyor.This threatens to obliterate all the progress we have made over the years.
O yıllar boyunca başardığımız her şeyi yok ediyor.He is obliterating everything we have accomplished over the years.
Hayatım boyunca çalıştım.I've worked all my life.
Gergedanlar, boynuzları için kaçak avcılar tarafından öldürüldü.Rhinos are killed by poachers for their horns.
Oradaki o uzun boylu adam Tom'dur.That tall man over there is Tom.
Üç saat boyunca gittim.I was gone for three hours.
Bütün hayatım boyunca buradaydım.I've been here my whole life.
Hayatım boyunca birçok hata yaptım.I have made many mistakes in my lifetime.
Boyumu aşan işlere kalkıştım.I was in way over my head.
Boyumdan büyük işlere kalkışıyorum.I'm in way over my head.
Çocukluğum boyunca sık sık çevremizi gözlemlemek ve meditasyon yapmak için buraya geldim.During my childhood, I often came here to observe the surroundings and meditate.
Bunu hayatım boyunca yapıyorum.I've been doing it all my life.
Duvar boyunca sesler duydum.I heard voices through the wall.
Tom neredeyse tüm yol boyunca uyudu.Tom slept nearly the whole way.
Tom, grubumuzdaki en uzun boylu çocuk.Tom is the tallest boy in our group.
Tom neredeyse babası kadar uzun boyludur.Tom is almost as tall as his father.
Son yedi gün boyunca, tüm bilgisayar ağımız çöktü.For the past seven days, our entire computer network has been down.
Yağmur yağmaya başladığında, Mary'nin saç boyası alnına aktı.When it started raining, Mary's hair dye ran down her forehead.
Bir hafta boyunca gitmiş olacağım.I'll be gone for an entire week.
Tom uzun boylu, ama benim kadar uzun değil.Tom is tall, but not as tall as me.
Bu, bir ömür boyu süren fırsattır.This is the opportunity of a lifetime.
Noel Babanın gece boyunca doldurması için çoraplar asılır.Stockings are hung for Santa Claus to fill during the night.
Tom hiç yaşamı boyunca sıkı çalışmak zorunda kalmadı.Tom has never had to work hard in his entire life.
Tom bütün hayatı boyunca bekardı.Tom has been single all his life.
Hayatım boyunca bir atletim.I've been an athlete my whole life.
Boynuzlu Viking kaskları İskandinavya'da artık modaya uygun değil.Viking helmets with horns aren't in style in Scandinavia anymore.
Üç yıl boyunca Avustralya'da yaşadım.I lived in Australia for three years.
Tom köpeği boynundan yakaladı.Tom grabbed the dog by the scruff of the neck.
Evimi maviye boyamak istemiyorum.I don't really want to paint my house blue.
Biz ne giyeceğimizi enine boyuna düşündük.We agonized over what to wear.
Biz ne yapacağımızı enine boyuna düşündük.We agonized over what to do.
Biz onu haftalardır enine boyuna düşündük.We agonized over that for weeks.
Deniz gergedanı denizin tek boynuzlu atıdır.The narwhal is the unicorn of the sea.
Bir süre boyunca onunla uğraştık.We struggled with it for a while.
Tom Mary'yi sol kulağının tam altından boynundan öptü.Tom kissed Mary on the neck just below her left ear.
Tom boynunun etrafına gümüş bir zincir taktı.Tom wore a silver chain around his neck.
Onları bütün yıl boyunca yenmedik.We haven't beaten them all year.
Tom üç gün boyunca yemek yiyemedi.Tom couldn't eat for three days.
Yıllar boyunca ne değişti?What's changed over the years?
Müze yıl boyunca açıktır.The museum is open year-round.
Tom'a bir ömür boyu hapis cezası verildi.Tom was given a life sentence.
Tom ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.Tom is facing a life sentence.
Bir dakika boyunca izlemek istiyorum.I want to watch for a minute.
Birkaç ay boyunca uğraştım.I struggled for a few months.
Çeşitli boylar mevcuttur.Various sizes are available.
Onu bir süre boyunca kullanmaya devam ettim.I kept using it for a while.
Bir süre boyunca kendimi çok yalnız hissettim.I felt so alone for a while.
Uyku gün boyu bitmedi.I ended up sleeping all day.
Tom sınır boyunca çalışıyor.Tom works across the border.
Tom cadde boyunca yürüdü.Tom walked along the street.
Tom sokak boyunca yürüdü.Tom walked along the street.
Haftalar boyunca kabuslar gördüm.I had nightmares for weeks.
Bu adil bir boykot değil.This isn't a fair boycott.
Boykotlar şirketleri değiştirir.Boycotts change companies.
Ben kesinlikle boyun eğeceğim.I'll definitely comply.
Tom senin gibi uzun boylu değil.Tom isn't tall like you.
Yaşıma göre boyum uzundu.I was tall for my age.