Meşe ağacının gölgesinde, Tom ve Mary bütün gün boyunca birbirlerine haiku okudu.Under the shadow of the oak tree, Tom and Mary recited haiku to each other all day long.
Tom tüm hayatı boyunca çalıştı.Tom worked all his life.
Bu şapka çok uzun boylu.This hat is too tall.
Bilim adamları tek boynuzlu atların bir zamanlar Sibirya'da yaşamış olduğunu keşfettiler.Scientists have discovered that unicorns once lived in Siberia.
Ben hayatım boyunca çok çalıştım.I've worked hard all my life.
Tom hayatı boyunca çok çalıştı.Tom has worked hard all his life.
Ben ondan daha uzun boyluyum.I'm taller than he is.
Babam posta kutusunu kırmızı boyadı.My father painted the letterbox red.
FBI ajanları 2 hafta boyunca Tom'un evini kontrol altında tuttu.FBI agents staked out Tom's house for 2 weeks.
Tom muhtemelen saçını boyuyor.Tom probably dyes his hair.
Herkes gün boyu uçuştan sonra biraz yorgundu.Everyone was somewhat tired after the daylong flight.
O kültürün erkekleri için, aşırı uzun boyunlu kadınlar çekici olarak kabul edilir.For men of that culture, women with extremely long necks are considered attractive.
Neredeyse bir hafta boyunca yağmur yağıyor.It's been raining for almost a week.
Ben bu sözleri bütün hayatım boyunca saklayacağım.I will keep these words my whole life.
Işığın dalga boyu nedir?What is the light's wavelength?
Biz yaklaşık olarak aynı boydayız.We're approximately the same height.
Tom üç yıl boyunca Boston'da kaldı.Tom stayed in Boston for three years.
Tom saçını maviye boyadı.Tom dyed his hair blue.
Saçımı kırmızıya boyamak istiyorum.I want to dye my hair red.
Gördüğüm adam çok uzun boylu.The man I see is very tall.
Şanssızlık hayatı boyunca onun yakasını hiç bırakmadı.Misfortune dogged him all his life.
Tom Mary'ye boya yapmayı öğretti.Tom taught Mary to paint.
Mary Tom'a boya yapmayı öğretti.Mary taught Tom to paint.
Boya yapmayı öğrenmek ister misin?Do you want to learn to paint?
Mary bana boya yapmayı öğretiyor.Mary is teaching me to paint.
Tom bana boya yapmayı öğretiyor.Tom is teaching me to paint.
Saçını boyamak için ne renk istersin?What color do you want to dye your hair?
Bütün hayatım boyunca yalnızdım.I've been alone all my life.
Tatil boyunca hiçbir şey yapmadım.Over the holidays I didn't do anything.
Keşke bir boyut daha büyük alsaydım.I wish I'd bought a size larger.
Nehir boyunca bir yürüyüşe çıkalım.Let's take a walk along the river.
Ben neredeyse yedi ayak boyundayım.I'm almost seven feet tall.
Evimi boyamama yardımcı olabilir misin?Can you help me paint my house?
Kertenkele duvar boyunca tırmandı ve bir deliğe gitti.The lizard climbed along the wall and went into a hole.
Bunu hayatım boyunca yaptım.I've done this all my life.
Mary gümüş madalyonu boynuna taktı.Mary put the silver locket around her neck.
Mary madalyonu boynuna taktı.Mary fastened the locket around her neck.
Tom yaklaşık olarak altı ayak boyunda.Tom is approximately six feet tall.
Facebook'u boykot et.Boycott Facebook.
Facebook'u boykot edin.Boycott Facebook.
Onların çizimlerini boyamam.I don't color their drawings.
O mağaza tüm yıl boyunca açıktır.That store is open all year.
Yeni boyanmış.Just painted.
Islak boya.Fresh paint.
O, kapıyı kırmızıya boyadı.She has painted the door red.
Onu bütün hayatım boyunca yaptım.I've done that all my life.
Oğlan cadde boyunca yürümekten hoşlanır.The boy likes walking along the street.
Ben hayatım boyunca pek çok evde yaşadım ve pek çok yatakta uyudum.I have lived in many houses and slept in many beds throughout my life.
Tom çok uzun boylu değil.Tom isn't very tall.
O pastel boyayı alabilir miyim, lütfen?Could I have that crayon, please?
Ben üç hafta boyunca işten izinliydim.I was off work for three weeks.
Tik, Asya'dan uzun boylu bir ağaçtır.Teak is a tall tree from Asia.
Bir kitap yazmak benim ömür boyu hayalim.It's been my lifelong dream to write a book.
Geçen yaz üç gün boyunca Boston'daydım.I was in Boston last summer for three days.
Onun gibi nasıl boyayacağımı bilmek istiyorum.I'd like to know how to paint like that.
Tom boynuz çerçeveli gözlük takar.Tom wears horn-rimmed glasses.
Tom ve Mary uzun bir süre boyunca birbirlerine baktılar.Tom and Mary looked at each other for a long time.
İtalya'da birkaç yıl boyunca onunla yaşadı.He lived with her for a few years in Italy.
Yeni Zelanda 80 milyon yıl boyunca izole edildi.New Zealand was isolated for 80 million years.
Tom kısa bir zaman boyunca Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston for a short time.