Ana içeriğe geç
Sözlük

boy ile cümle

boy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O birkaç gün boyunca benimle konuşmadı.He didn't speak to me for several days.
Uzun bir boynu var.He has a long neck.
Dar bir yol boyunca gittik.We went along a narrow road.
Yaz boyunca geziyorduk.We were traveling during the summer.
O benden daha uzun boylu olmalı.He has to be taller than me.
Onun boyunun ne kadar olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember how tall she is.
Boyun eğmektense ölmeyi tercih ederim.I would rather die than submit.
Seni orada uzun boylu bir adamla gördüm. Kim o?I saw you there with a tall guy. Who is he?
Sonunda savaş boyunca ne yaptığımı sana anlatabilirim.I can finally tell you about what I did during the war.
Yaşadığım yerde bütün gece boyunca trafik gürültüsü duyabiliyorum.I can hear traffic noise all night long where I live.
Benim boyutumda herhangi bir şey bulamadım.I couldn't find anything my size.
İki saat boyunca koşu yaptıktan sonra susamıştı.After having run for two hours he was thirsty..
Bütün hayatım boyunca garson olmayı planlamam.I don't plan on being a waiter all my life.
Tek boynuzlular emer.Unicorns suck.
Onlar dört saat boyunca asansörde mahsur kaldılar.They were stuck in the elevator for four hours.
Onlar ayak tırnaklarını boyadı.They painted their toenails.
Ben yaz boyunca kaybettiğim kiloyu geri kazandım.I gained back the weight I'd lost over the summer.
Son sınıf boyunca okuldan atıldım.I got expelled from school during my senior year.
Sanırım Tom geçen yaz ahırı boyamaya zaman ayırmadı.I guess Tom didn't get around to painting the barn last summer.
Mississippi deltası tarihin akışı boyunca büyük ölçüde şekiş değiştirdi.The Mississippi delta has changed shape drastically over the course of its history.
Yağmur üç gün boyunca aralıksız yağdı.It rained continuously for three days.
Üç gün boyunca sürekli yağmur yağdı.It rained continuously for three days.
Boyanması gereken bir evim var.I have a house that needs painting.
Hayatım boyunca doktorların etrafındayım.I've been around doctors all my life.
Hayatım boyunca burada çalıştım.I've been living here my whole life.
Hayatım boyunca sabırlı olageldim.I've been patient my whole life.
Hafta boyunca Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom all week.
Hayatı boyunca Tom'u tanıyorum.I've known Tom all his life.
Hayatım boyunca Tom'u tanıyorum.I've known Tom all my life.
Bütün hayatım boyunca burada yaşadım.I've lived here all my life.
Bütün hayatım boyunca Boston'da yaşadım.I've lived in Boston all my life.
Hayatım boyunca spor yaptım.I've played sports all my life.
Hayatım boyunca bu gün için bekledim.I've waited all my life for this day.
Saçımı boyamam.I don't dye my hair.
Tom'un bana boyun eğmediğini biliyordum.I knew Tom was holding out on me.
Bütün gün boyunca genç insanlarla konuşurum.I talk to young people all day long.
Sanırım bu çiti boyayan Tom'dur.I think Tom is the one who painted this fence.
Yağmur durmadı ve bütün gün boyunca devam etti.The rain didn't stop, and went on for the entire day.
Yağmur durmadı ve tüm gün boyunca devam etti.The rain didn't stop, and went on for the whole day.
Tom hayatı boyunca dışlandı.All his life Tom was an outsider.
Tom hayatı boyunca bekar kalmayı planladı.Tom planned to remain single all his life.
O, evi boyadı.He painted the house.
Ev boyandı.The house got painted.
Tom'un saçını boyayıp boyamadığını söylemek zor.It's hard to tell whether Tom dyes his hair or not.
Tom saçını kahverengiye boyadı.Tom dyed his hair brown.
Duvarları boyadın.You painted the walls.
Duvarları boyadınız.You painted the walls.
Duvarları boyadın, değil mi?You've painted the walls, haven't you?
Yatak odandan çıkmanı bekleyerek bütün gece boyunca gizleniyorum.I've been lurking all night, waiting for you to come out of your bedroom.
Onlar bütün gece boyunca seviştiler.They made love all night long.
O uzun boylu ve incedir.He's tall and lanky.
Boynum ağrıyor.My neck hurts.
Dün çok uzun boylu bir adam gördü.She saw a very tall man yesterday.
O, saçını parlak kırmızıya boyadı.She dyed her hair bright red.
Saçını pembeye boyadı.She dyed her hair pink.
Patlamayı kilometreler boyunca duyabilirdin.You could hear the blast for kilometers.
Yunanlar on yıl boyunca Truva'yı kuşattı.The Greeks besieged Troy for ten years.
Filmi izlerken Xiaoming bir saat boyunca ağladı.Xiaoming cried for an hour while watching the movie.
Tom ve Mary sahil boyunca yürüyüşe gittiler.Tom and Mary went for a walk along the beach.
Tom'u sahil boyunca yürürken gördüm.I saw Tom walking down the beach.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod