Ana içeriğe geç
Sözlük

bostan ile cümle

bostan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
37
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kadınlar genellikle ev işlerine, bostan ve bahçe işlerine bakmaktadır.面倒見がよく、家事や庭仕事が好き。
Bostan Bekçisi olarak da bilinir.슈겐도(修験道)의 창시자로써 알려져 있다.
Haseki olan bostancı ise kendi eliyle kurban keserdi.המפסיד היה מי שמפיל את הכרובים מידיו.
Babasının görevi dolayısıyla Bostancı'ya taşınmışlardır.Семейството поради службата на бащата се премества в Ловеч.
Kadınlar genellikle ev işlerine, bostan ve bahçe işlerine bakmaktadır.Той често помага на баща си в домакинската и градинска работа.
Bu selde Bostancı - Taşpınar yolu hasar alıp trafiğe kapatıldı.Državna cesta Sisak - Popovača na nekim mjestima je potopljena te je stoga zatvorena za promet.
Haseki olan bostancı ise kendi eliyle kurban keserdi.Većina pauka ugrize čovjeka u samoobrani.
Fatma Bostan Ünsal ile evlidir.Bon Jovi žije v usporiadanom manželstve.
Bostancıbaşı, herkesi yatıştırır; tarafları dinler.Každý lichotník žije v závislosti od toho, kto ho počúva.)
O gün hakkında soruşturma için Bostancıbaşı dairesinde tutuklandı.V graščinski pisarni so potekale priprave za sodno obravnavo.
1829 yılında bostancı hasekileri kaldırıldı.1872. aastal saabusid piirkonda veisekasvatajad.
Bu bostan korkuluğunu gördünüz mü?Ste videle ta strašila? Poglejte nazaj... ...pa jih boste videle.
Bu bostan korkuluğunu gördünüz mü?Viděl kdy někdo takového strašáka?
Bu bostan korkuluğunu gördünüz mü?Widzieliście ten strach na wróble? Obróć się,... ...niech wszyscy zobaczą.
Bu bostan korkuluğunu gördünüz mü?Έχετε δει αυτό το σκιάχτρο?
Bu bostan korkuluğunu gördünüz mü?Виждал ли си такова плашило?
Meyve isimlerini bostan yaratmak amacıyla kullandım.저는 제목에 과일이 들어가는 도서관 물건을 가져왔습니다 그리고 저는 지식의 열매가 자라는 과수원길을 만들었습니다
Meyve isimlerini bostan yaratmak amacıyla kullandım.שיש בכותר שלהם פרי והשתמשתי בהם לייצר טיילת פרדס
Meyve isimlerini bostan yaratmak amacıyla kullandım.التي تتضمن عناوينها أسماء فاكهة وصنعت ممر بستاني
Meyve isimlerini bostan yaratmak amacıyla kullandım.そうした知識の果実とともに 実際の果樹園を歩けるようにしました
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.Con cái Si-ôn bị bỏ lại như lều vườn nho, như chòi ruộng dưa, như thành bị vây.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.Con_cái Si-ôn bị bỏ lại như lều vườn nho , như chòi ruộng dưa , như thành bị vây .
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.E a filha de Sião é deixada como a cabana na vinha, como a choupana no pepinal, como cidade sitiada.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.És úgy maradt a Sion leánya, mint kunyhó a szõlõben, mint kaliba az ugorkaföldön, mint megostromlott város.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.In hči sionska je ostala zapuščena kakor koča v vinogradu, kakor hišica na kumarišču, kakor oblegano mesto.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.I została córka Syoóska jako chłodnik na winnicy, jako budka w ogrodzie ogórczanym, i jako miasto zburzone.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.I zůstala dcera Sionská jako boudka na vinici, jako chaloupka v zahradě tykevné, a jako město zkažené.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış."딸 시온은 포도원의 망대 같이, 원두밭의 상직막 같이, 에워싸인 성읍같이 겨우 남았도다"
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.kým dcéra Siona pozostala jako búdka vo vinici a jako nočný úchylok na uhorkovom poli, jako obľahnuté mesto.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.La hija de Sion ha quedado como una cabaña en una viña, como una choza en un melonar, como una ciudad sitiada
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.Zions Datter er levnet som en Hytte i en Vingård, et Vagtskur i en Græskarmark en omringet By.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.И осталась дщерь Сиона, как шатер в винограднике, как шалаш в огороде, как осажденный город.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.И сионовата дъщеря е оставена като колиба в лозе, Като пъдарница в градина с краставици, Като обсаден град.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.ונותרה בת ציון כסכה בכרם כמלונה במקשה כעיר נצורה׃
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.فبقيت ابنة صهيون كمظلة في كرم كخيمة في مقثأة كمدينة محاصرة.
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.僅 存 錫 安 城 、 〔 城 原 文 作 女 子 〕 好 像 葡 萄 園 的 草 棚 、 瓜 田 的 茅 屋 、 被 圍 困 的 城 邑
Siyon kızı bağdaki çardak, Salatalık bostanındaki kulübe gibi, Kuşatılmış bir kent gibi kalakalmış.僅存錫 安城 、 〔 城 原文 作 女子 〕 好像 葡萄園 的 草棚 、 瓜田 的 茅屋 、 被 圍困 的 城邑
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bostan ile cümle - Sayfa 2 - bostan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App