Ana içeriğe geç
Sözlük

boruları ile cümle

boruları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.Lukitusventtiilit pitää kytkeä.
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.Mari kita sambungkan saluran bahan bakar.
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.- Passen die Verschlüsse?
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.Rồi, kết nối ống nhiên liệu đi.
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.Uniamo questi giunti.
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.Zárjuk le a szivattyúszelepeket.
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.Να συνδέσουμε τα κλείστρα στεγανότητας.
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.حسناً دعنا نوصل خطى الوقود
"Tortu tabakalaşması nedir? Borularınızın içindeki nedir?""스케일링이 무엇이죠? 파이프 안에는 무엇이 있나요?"
"Tortu tabakalaşması nedir? Borularınızın içindeki nedir?"Τι συσσωρεύεται; Τι υπάρχει μέσα στους σωλήνες;
"Tortu tabakalaşması nedir? Borularınızın içindeki nedir?"Из чего образуется накипь в ваших трубах?
"Tortu tabakalaşması nedir? Borularınızın içindeki nedir?"מהי אבנית? מה יש לכם בתוך הצינורות?
"Tortu tabakalaşması nedir? Borularınızın içindeki nedir?"ما هو التراكم؟ ما الذي بداخل الأنابيب؟
"Tortu tabakalaşması nedir? Borularınızın içindeki nedir?""炭酸カルシウム" と彼らが言いました
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.E eles falaram da calcificação, que é a acumulação de minerais dentro de canos.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.E loro mi hanno detto che era la disincrostazione, ovvero l'accumulo di minerali all'interno dei tubi.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.En ze zeiden: "Afzetting, het ophopen van mineralen in leidingen.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.És ők az mondták, hogy a vízkő, ásványi lerakódás a csövekben.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Ils ont dit l'entartrage, qui est l'accumulation de minéraux à l'intérieur des tuyaux.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.그들은 파이프 안에 미네랄이 쌓여서, 확장되어가는 것(스케일링) 이라고 말했습니다.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Mereka menjawab pengerakan, yaitu menumpuknya mineral di dalam pipa.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Odpowiedzieli: osadzanie się, czyli nabudowywanie się minerałów wewnątrz rur.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Oni odpovedali vodný kameň, čo je usadzovanie minerálov v potrubiach.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Şi ei au spus depunerile, care sunt acumularea mineralelor în interiorul ţevilor.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Und sie sagten, Ablagerungen, das ist die Ansammlung von Mineralien im Inneren von Rohrleitungen.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Y dijeron el sarro, que es la acumulación de minerales dentro de los tubos.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.Και απάντησαν, η συσσώρευση μετάλλων μέσα στους σωλήνες.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.И те казаха лющенето, което е натрупване на минерали в тръбите.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.והם אמרו אבנית, שהיא הצטברות של מינרלים בתוך צינורות.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.وقالوا التدريج، وهي تراكم المعادن في داخل الأنابيب.
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.家の中で塵が積もるみたいに 管の中で無機物が堆積するのです
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.Así que un proceso similar, pero sin las proteínas, está pasando dentro de sus tubos. Y ellos no lo sabían.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor. Bilmiyorlardı.Ein ähnlicher Prozess, ohne die Proteine, geschieht im Inneren der Rohre.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor. Bilmiyorlardı.É o mesmo tipo de processo, sem as proteínas, que está a acontecer dentro dos canos.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor. Bilmiyorlardı.Hetzelfde proces, maar dan zonder de eiwitten, speelt zich af in hun leidingen.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor. Bilmiyorlardı.Quindi lo stesso tipo di processo, ma senza le proteine, sta avvenendo all'interno dei loro tubi.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor. Bilmiyorlardı.Rovnaký typ procesu, bez proteínov, sa odohráva v potrubiach.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor. Bilmiyorlardı.Ten sam proces, bez udziału protein, odbywa się wewnątrz ich rur.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor. Bilmiyorlardı.Άρα, η ίδια διαδικασία, χωρίς τις πρωτεΐνες, συμβαίνει μέσα στους σωλήνες τους.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.Deci, acelaşi fel de proces, fără proteine, se întâmplă în interiorul ţevilor lor.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.단백질만 제외하면, 비슷한 종류의 과정이 파이프 안에서도 일어나고 있는 것입니다. 그들은 그것을 몰랐죠.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.Proses yang sama, tanpa protein, terjadi di dalam pipa mereka.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.Ugyanaz a folyamat megy végbe, fehérjék nélkül, a csöveik belsejében. Ezt nem tudták.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.Un processus du même type, sans les protéines, se passe à l'intérieur de leurs tuyaux.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.В трубах то же самое, только без протеина. Они понятия не имели о том, что в природе есть похожий процесс.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.Така че един подобен процес, но без протеините, протича в тръбите. И те не го знаят.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.אז אותו תהליך, בלי החלבונים, קורה בתוך הצינורות. הם לא ידעו.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.إذاً نفس نوع العملية، بدون البروتينات، تحدث داخل أنابيبهم. لم يكونوا يعلمون ذلك.
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.廃水処理技術者は知りませんでした 情報不足ではなくて 情報が結びつかないのです
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Aceste canale de scurgere au fost reproiectate pentru a nu permite apei sărate să intre în sistem.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Así estas tuberías han sido reajustadas para evitar que el agua del mar entre en el sistema.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Diese Abflussrohre wurden nachgerüstet, um zu verhindern, dass Meerwasser ins System dringt.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Dus werden deze buizen aangepast om terugslag van zeewater tegen te gaan.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Jadi pipa-pipa ini telah diperbaiki untuk mencegah air laut masuk ke dalamnya.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.이런 하수구는 바닷물이 역류하지 않도록 개량되고 있어요.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Por isso, estes canos de escoamento foram reajustados para impedir a entrada da água do mar no sistema.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Quindi questi tubi di scarico sono stati modificati per impedire all'acqua salata di entrare nel sistema.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Rury więc unowocześniono, by uniemożliwić dostęp morskiej wody.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Έτσι αυτοί οι αγωγοί εκροής τροποποιήθηκαν ώστε να μην επιτρέπουν στο θαλασσινό νερό να μπαίνει στο κύκλωμα.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Тези тръби за отпадни води бяха укрепени, за да предотвратят навлизането на океанска вода в системата.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod