Ana içeriğe geç
Sözlük

boruları ile cümle

boruları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Su boruları dondu ve sonra patladı.The water pipes froze and then burst.
Bizim su boruları patlamış.Our water pipes burst.
Banyo boruları kanalizasyonla tıkanmış.The bathroom pipes are clogged with sewage.
Su borularına bakmaları gerek. Tıkanmış.They have to fix the water pipe. It's clogged.
Boru temizleyicileri boruları temizlemek için kullanılır.Pipe cleaners are used for cleaning pipes.
Farelerin de bir işlevi var. Onlar boruları temizlemek için yardım ederler.Rats also have a function. They help to clean the pipes.
Tom boruları birlikte kaynattı.Tom welded the pipes together.
Su boruları silindirdir.Water pipes are cylinders.
Su boruları kırıldı.The water pipes broke.
Grafit boruların uzunluğu değişkendir ve çatlayabilir veya sızdırma yapabilir.Graphite pipes would change length, and may crack and leak.
Doğal gaz boruları döşenmiştir.Compressed natural gas.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.But by 1929, cities around the country had put in underground water pipes.
Kolay, yalnızca tavandaki boruları takip et.Easy, just follow the pipes along the ceiling.
Tamam. Şu yakıt borularını bağlayalım.Okay, let's connect these fuel lines.
Boruları kontrol edin.Ooh.
Boruları sökün.Dump the hoses now!
Buraya gelin ve sökün şu boruları!Get down there and crack these pipes over here!
Ve onlar da boruların içinde minerallerin birikmesini ifade eden "tortu tabakalaşması"nı söylediler.And they said scaling, which is the build-up of minerals inside of pipes.
Borularınızın içindeki nedir?"What's inside your pipes?
Yani aynı türde bir süreç, protein olmadan, borularının içinde gerçekleşiyor.So the same sort of a process, without the proteins, is happening on the inside of their pipes.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.So these outfall pipes have been retrofitted to shut seawater off from entering the system.
Bu boruların sahibinin kim olacağı görüşmelerde tartışma noktası oldu.Ownership of these new pipes has been a sticking point in the talks.
Bildirildiğine göre, albay ve çok sayıda adamı kaçmayı başardı ve kanalizasyon borularında saklandı.Reportedly, the colonel and several of his men managed to escape and hid in drainage pipes.
Bu durum ısının gaz-sıvı dönüşümüyle taşındığı ısıtma borularıyla karşılaştırılabilir.The situation is comparable with heat pipes where heat is transported via gas–liquid conversion.
Bu kablo birleşik boruların etrafına sarılmalı ve her bir bağlantıya bağlanmalıdır.This cable had to be wrapped around jointed tubing and connected at each joint.
Sumgait Boru Haddeleme Tesisi, sondaj boruları, kaplama, borular, petrol ve gaz boruları vb. üretir.The Sumgait Pipe-Rolling Plant produces drill pipes, casing, tubing, oil and gas pipes, etc.
Su, hamamın altındaki kuyudan veya şehir su borularından sağlanıyordu.Water was supplied from the well under the bath or from the city waterpipes.
Birkaç gün sonra Meera, gece evde boruların tıkırdaması gibi garip seslerle uyanır.A few days later Meera is woken in the night by strange noises in the house, like rattling pipes.
Örnekler arasında kaynak/sert lehim çubukları ve eşanjör boruları bulunur.[1]Examples include welding/brazing rods and heat exchanger tubing.[13]
Ayrıca baze yerlerde yeni kanalizasyon-boruları yapıldı.Außerdem wurden in der Südheide neue Löschwasserteiche angelegt.
Doğal gaz boruları döşenmiştir.Les cours de la gomme naturelle flambent.
Michael, havalandırma boşluğundaki boruların üzerinden giderek Dr. Sara Tancredi'yi kurtarır.Michael intanto corre lungo i condotti dell'aria per arrivare dalla dottoressa Tancredi e salvarla.
Yani kanalizasyon borularının çok sağlam olması lazımdır.Кроме того, стенки счётчика должны быть достаточно толстыми.
Çentikli boruların işleyişi sıradan bir düdük gibidir.Suwak działa jak zwykły suwak tłoczkowy.
Bir bitkide en çok soymuk borularında bulunur.W najbardziej podmokłych miejscach występuje roślinność bagienna.
Yeni elektrik direkleri dikildi ve patlamış kanalizasyon boruları onarıldı.Na nowo otwarto zamurowane okna i naprawiono instalację elektryczną.
Adı Quenya'da boru üfleme veya boruların sesi anlamına gelir.Namnet kommer från Quenya och betyder luft.
16 Şubat 1894'te geminin buhar borularından birçoğu patladı.Dne 16. března 1894 se u mlýna zřítil balon z Berlína.
Yani kanalizasyon borularının çok sağlam olması lazımdır.Také musí být samotný hrot dostatečně pevný.
Odun boruları demetlerinde 20 metreye kadar etkilidir.Jedno rameno stroje zasahuje až 20 m do porostu.
Fallop boruları, dölyatağı ile yumurtalıkları birleştirir.Humlefluen legger egget ved siden av.
Müzikteki yarım tonlar boruların dudaklara yatırılmasıyla elde edilir.刘连满让他们吸自己留下的半瓶氧气。
Atmosferik çekim gücü teknolojisi, vakum borularını tıkamak için deri kapaklara ihtiyaç duyuyordu.הטכנולוגיה הייתה זקוקה לדשים מעור על מנת לאטום את צינורות הוואקום.
Yani kanalizasyon borularının çok sağlam olması lazımdır.לכן, חשוב כי חלל הבריכה יהיה מחומם היטב.
Boruların öteki ucu kapalı ya da açık olabilir.Товарните вагони може да са открити или закрити.
Ayrıca baze yerlerde yeni kanalizasyon-boruları yapıldı.Впоследствие върху обекта са правени само козметични реставрационно-консервационни работи.
Doğal gaz boruları döşenmiştir.Prírodná rezervácia Šípková . .
Doğal gaz boruları döşenmiştir.V plinskih terminalih pretovarjajo naravni plin.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.1929년이 되자 전국 곳곳의 도시에는 지하 상수도가 설치되었습니다.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Do 1929 r. miasta w całym kraju zainstalowały podziemne rurociągi.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Gegen 1929 mussten dann aber im ganzen Land unterirdische Wasserleitungen in den Städten verlegt werden.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Maar rond 1929 werden in steden in het hele land ondergrondse waterleidingen aangelegd.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Ma entro il 1929, nelle città degli Stati Uniti si misero tubi dell'acqua sotterranei.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Mais dès 1929, les villes de ce pays avaient installé des canalisations d'eau sous-terraines.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Nhưng tới năm 1929, các thành phố trên cả nước đã lắp đặt hệ thống ống nước ngầm.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Para 1929, las ciudades del país contaban con tuberías subterráneas de agua.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Pe la 1929, în orașele țării s-au pus în pământ conducte de apă.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Por volta de 1929, todas as cidades no país tinham instalado canalização subterrânea.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Tetapi di tahun 1929, kota - kota telah memasang pipa bawah tanah.
Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti.Αλλά από το 1929, οι πόλεις σε όλη τη χώρα είχαν βάλει υπόγειους σωλήνες νερού.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod