İletileri bir dış uygulama ya da betik üzerinden borulaNameVidereled beskeder gennem et eksternt program eller scriptName
İletileri bir dış uygulama ya da betik üzerinden borulaNameVoert berichten door naar een extern programma of scriptName
İletileri bir dış uygulama ya da betik üzerinden borulaNameΔιασωλήνωση μηνύματος μέσω εξωτερικού προγράμματος ή σεναρίου κελύφουςName
İletileri bir dış uygulama ya da betik üzerinden borulaNameНадсилати повідомлення через через зовнішню програму чи скриптName
İletileri bir dış uygulama ya da betik üzerinden borulaNameПропустить сообщения через конвейер используя внешнюю программу или сценарийName
İletileri bir dış uygulama ya da betik üzerinden borulaNameاستخلص الرسائل عن طريق برنامج أو سكريبت خارجيName
İletileri bir dış uygulama ya da betik üzerinden borulaNameメッセージを外部プログラムやスクリプトにパイプしますName
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Chlapec seděl pod stromem, zády ho, hrát na hrubých dřevěných potrubí.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Chlapec sedel pod stromom, chrbtom ho, hrať na hrubých drevených potrubia.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Chłopiec siedział pod drzewem, z nią plecami, grający na surowe drewniane rur.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Deček je sedel pod drevo, s hrbtom proti njemu, igranje na grobo leseno cevi.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Een jongen zat onder een boom, met zijn rug tegen, spelen op een ruw houten pijp.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Egy fiú ült egy fa alatt, a hátát is, játszik egy durva fa cső.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Ein Junge war unter einem Baum sitzend, mit seinem Rücken gegen ihn, spielt auf einer rauen Holz Rohr.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.En dreng sad under et træ, med ryggen mod det, spiller på et groft træ rør.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.En pojke satt under ett träd, med ryggen mot den, spela på ett grovt trä röret.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.소년은 거친 나무에서 놀고, 반대 등을 함께 나무 아래에 앉아 있었는데
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Một cậu bé đang ngồi dưới gốc cây, trở lại của mình chống lại nó, chơi bằng gỗ thô đường ống.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Poika istui puun alla, selkä sitä vastaan, leikkivät karkea puinen putki.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Seorang anak lelaki sedang duduk di bawah pohon, dengan punggung melawan itu, bermain di kayu kasar pipa.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Um menino estava sentado sob uma árvore, com as costas contra ele, jogando em uma madeira áspera pipe.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Un băiat a fost aşezat sub un copac, cu spatele său împotriva lui, joacă pe un lemn dur ţeavă.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Un garçon était assis sous un arbre, avec son dos contre elle, en jouant sur un bois rugueux tuyau.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Un niño estaba sentado bajo un árbol, con la espalda contra ella, jugando en un duro de madera de la tubería.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Un ragazzo era seduto sotto un albero, con la schiena contro di essa, giocando su un legno ruvido tubo.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Ένα αγόρι καθόταν κάτω από ένα δέντρο, με την πλάτη του εναντίον του, παίζοντας σε μια πρόχειρη ξύλινη σωλήνα.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Едно момче седеше под едно дърво, с гръб срещу него, свири на груби дървени тръба.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Мальчик сидел под деревом, спиной к ней, играя на грубых деревянных трубы.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.Хлопчик сидів під деревом, спиною до неї, граючи на грубих дерев'яних труби.
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.הנער ישב מתחת לעץ, כשגבו נשען על זה, משחק על עץ מחוספס
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.وكان الصبي جالسا تحت شجرة ، وظهره ضدها ، واللعب على الخشب الخام
Kaba bir tahta üzerine oynayan bir çocuk, ona karşı sırtına, bir ağacın altında oturuyordu boru.パイプ。彼は約12面白い探して少年だった。
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.저는 길을 따라 도망치다 쓰러졌습니다. 앰뷸런스 요원이 노상에서 제게 삽관을 하고 응급실에 환자가 가고 있다는걸
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.Я побежал и рухнул посреди улицы. Скорая ввела мне трубку прямо там и известила травмопункт о скором новичке.
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.ברחתי במורד הרחוב והתמוטטתי, החבר'ה באמבולנס צינררו אותי על המדרכה והודיעו לטיפול נמרץ
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.جريت إلى أسفل الشارع وسقطت، ورجال الإسعاف سحبوني من على الرصيف وأبلغوا غرفة الطوارئ
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.我一直走,最後瞓低咗 救護員喺行人路度幫我插喉 同埋話畀急症室知有人送緊入嚟
Kaçmaya başladım ve yıkıldım, ambulanstakiler boynuma bir boru taktılar ve travma odasına durumu bildirdiler.救急隊が歩道で私に挿管し 治療室の人たちに 搬送を知らせました
Kâhinler yedinci turda borularını çalınca, Yeşu halka, ‹‹Bağırın! RAB kenti size verdi›› dedi,일곱번째에 제사장들이 나팔을 불 때에 여호수아가 백성에게 이르되 외치라 여호와께서 너희에게 이 성을 주셨느니라
Kâhinler yedinci turda borularını çalınca, Yeşu halka, ‹‹Bağırın! RAB kenti size verdi›› dedi,ויהי בפעם השביעית תקעו הכהנים בשופרות ויאמר יהושע אל העם הריעו כי נתן יהוה לכם את העיר׃
Kâhinler yedinci turda borularını çalınca, Yeşu halka, ‹‹Bağırın! RAB kenti size verdi›› dedi,وكان في المرّة السابعة عندما ضرب الكهنة بالابواق ان يشوع قال للشعب اهتفوا لان الرب قد اعطاكم المدينة.
Kâhinler yedinci turda borularını çalınca, Yeşu halka, ‹‹Bağırın! RAB kenti size verdi›› dedi,到 了 第 七 次 、 祭 司 吹 角 的 時 候 、 約 書 亞 吩 咐 百 姓 說 、 呼 喊 罷 . 因 為 耶 和 華 已 經 把 城 交 給 你 們 了
Kâhinler yedinci turda borularını çalınca, Yeşu halka, ‹‹Bağırın! RAB kenti size verdi›› dedi,到了 第七 次 、 祭司 吹角 的 時候 、 約書亞 吩咐 百姓 說 、 呼喊罷 . 因為 耶和華 已 經 把 城 交給 你 們了
(Kahkaha) Gerçekte yaratıcı sürecimle bunun alakası yok - ben boru değilim!(Γέλια) ΄Οχι απλώς αυτό όμως -- δεν είμαι ένας αγωγός!
Kavisli borularBöjda rör
Kavisli borularCanos curvados
Kavisli borularGebogen buizen
Kavisli borularGebogene Röhren
Kavisli borularÍvelt csövek
Kavisli borularKaarevat putket
Kavisli borular휘어진 파이프
Kavisli borularKurvede rør
Kavisli borularỐng Cong
Kavisli borularȚevi curbate
Kavisli borularTuberías curvadas
Kavisli borularTubi ricurvi
Kavisli borularTuyaux courbes
Kavisli borularUkrivljene cevi
Kavisli borularZagięte rury
Kavisli borularZaoblené rúry