Ana içeriğe geç
Sözlük

bor ile cümle

bor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom borçlarını geciktiriyor.Tom is behind in his payments.
Tom'un Mary'den borç para aldığını kim söyledi?Who did Tom say borrowed money from Mary?
Tom'un bana üç yüz doların üzerinde borcu var.Tom owes me over three hundred dollars.
Bu başka bir doğal gaz boru hattı savaşı mı?Another gas pipeline war?
Tom, ona borçlu olduğunuz paranın kalan kısmını istiyor.Tom wants the rest of the money you owe him.
Tom borçlarını ödemek istedi.Tom wanted to pay off his debts.
Şu anda Tom'a hiç borç para veremem.I can't lend Tom any money right now.
Sana bir açıklama borçlu olduğumu hissediyorum.I feel I owe you an explanation.
Sana borç para vermeyi düşünmüyorum.I don't mind lending you money.
Kendimi Tom'a bir açıklama borçlu hissediyorum.I feel that I owe Tom an explanation.
Tom'a bir açıklama borçlu olduğumu hissediyorum.I feel that I owe Tom an explanation.
Tom, Mary'ye biraz borç vermemi istedi.Tom asked me to lend Mary some money.
Tom'a Mary'den çok fazla borç para almamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to borrow too much money from Mary.
Bankadan borç aldım.I got a loan from the bank.
Sami her zaman para borç alıyordu.Sami was always borrowing money.
Sami, Leyla'dan para borç aldı.Sami borrowed money from Layla.
Tom bir borç tahsildarıdır.Tom is a debt collector.
Tom, Mary'ye bir dolar borç verdi.Tom loaned Mary a dollar.
Sami ona borçlu olduğumuz şeyi yemek olarak geri aldı.Sami took back what we owed him in food.
Tom'un ne kadar para borcu olduğunu merak ediyorum.I wonder how much money Tom owes.
Tom'un Mary'ye ne kadar borcu olduğunu merak ediyorum.I wonder how much money Tom owes Mary.
Tom'a ondan otuz dolar borç alıp alamayacağımı sordum.I asked Tom if I could borrow thirty dollars from him.
Tom'a çok şey borçluyuz.We owe Tom a lot.
Tom'a çok borçluyuz.We owe Tom a lot.
Sanırım sana biraz para borçluyum.I think I owe you some money.
Tom'a bir açıklama borçlusun.You owe Tom an explanation.
Bize bir açıklama borçlusun.You owe us an explanation.
Hâlâ Tom'a para borçlu musun?Do you still owe Tom money?
Hâlâ Tom'a para borçlu değil misin?Don't you still owe Tom money?
Tom bana zaten üç yüz dolar borçlu.Tom already owes me three hundred dollars.
Tom zaten bana 300 dolar borçlu.Tom already owes me $300.
Tom'un biraz borç para alması gerekebilir.Tom may need to borrow some money.
Ondan borç para istemek için Tom'u yeterince tanıyor musun?Do you know Tom well enough to ask him for a loan?
Tom'dan bana biraz borç para vermesini istedim, ama reddetti.I asked Tom to lend me some money, but he refused.
Sana borç para vermesini istemek için Tom'u yeterince iyi tanıyor musun?Do you know Tom well enough to ask him to lend you money?
Kimse sana bir şey borçlu değil.Nobody owes you anything.
Tom hâlâ bana para borçlu.Tom still owes me money.
Tom'un borcunu ödemeli.Tom needs to pay what he owes.
Tom sık sık arkadaşlarından borç para alır.Tom often borrows money from friends.
Paran yoksa biraz borç verebilirim.If you don't have any money, I'll lend you some.
Bunu satın almak için yeterli paranız yoksa, size biraz borç veririm.If you don't have enough money to buy that, I'll lend you some.
Tom asla Mary'den borç almamalıydı.Tom should never have borrowed money from Mary.
Tom'dan hiç borç para almamalıydım.I never should've borrowed money from Tom.
Tom bir bornoz aldı.Tom bought a bathrobe.
Tom, biraz borç para alması gerektiğini söylüyor.Tom says that he has to borrow some money.
1929'da borsa çökmüştü.The stock market collapsed in 1929.
Borsa 1929'da dibe vurdu.The stock market collapsed in 1929.
Araba satın almak için bankadan borç aldı.He borrowed money from the bank in order to buy a car.
Tom bana borç para vermeyi teklif etti.Tom offered to lend me money.
Tom arkadaşlarından asla borç para almaz.Tom never borrows money from his friends.
Tom arkadaşlarından borç almaz hiç.Tom never borrows money from his friends.
Tom öğrenim kredisi borcunu kapattı.Tom paid off his student loans.
Bornozumu ver.Give me my robe.
Bu gazete hükûmet borazanlığı yapıyor.This newspaper is a government mouthpiece.
Ona yaşamımı borçluyum.I owe her my life.
Tom'a bir açıklama borcum olduğunu düşünmüştüm.I thought I owed Tom an explanation.
Senin Tom'a ne kadar borçlu olduğunu bilmek istiyorum.I want to know how much you owe Tom.
İngiltere başbakanı'nın gerçek adı Alexander Boris de Pfeffel Johnson'dır.The British Prime Minister's real name is Alexander Boris de Pfeffel Johnson.
Tom'un sana ne kadar borcu olduğunu bilmek istiyorum.I want to know how much Tom owes you.
Sana bir açıklama borcum olduğunu hissediyorum.I feel like I owe you an explanation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod