Sana bunun için borçluyum.I owe you for this.
Onlara bunun için borçluyum.I owe them for this.
Ona bunun için borçluyum.I owe him for this.
Sana 300 dolar borçluyum.I owe you 300 dollars.
Onlara 300 dolar borçluyum.I owe them 300 dollars.
Ona 300 dolar borçluyum.I owe him 300 dollars.
Ben onlardan borç para aldım.I borrowed money from them.
Ondan borç para aldım.I borrowed money from her.
Tom bize olan borcunu geri ödedi.Tom has paid back what he owes us.
Tom'un Mary'ye çok borcu vardı.Tom owed a lot to Mary.
Tom pazartesi günü bana borcunu geri ödeyecek.Tom is going to pay me back what he owes me on Monday.
Tom işletme borçlarını ödemek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to pay off his business debts.
Dan kumar borçlarını ödedi.Dan paid off his gambling debts.
Dan'ın on bin dolar borcu vardı.Dan was ten thousand dollars in debt.
Dan Linda'ya borçlarını ödemek için ihtiyacı olan parayı verdi.Dan gave Linda the money she needed to pay off her debts.
Dan, borçlarını ödemek için başarısız oldu.Dan failed to pay up his debts.
Dan bütün kumar borçlarını ödedi.Dan paid up all his gambling debts.
Dan sık sık arkadaşlarından borç para aldı.Dan often borrowed money from his friends.
Tom kumar borçlarını tamamen ödedi.Tom paid off his gambling debts.
Tom sık sık arkadaşlarından borç para aldı.Tom often borrowed money from his friends.
Zevki neye borçluyum?To what do I owe the pleasure?
Bilet için sana ne kadar borçluyum?How much do I owe you for the ticket?
Tom Mary'ye borçlarını ödemesi için ihtiyacı olan parayı verdi.Tom gave Mary the money she needed to pay off her debts.
Tom sonunda bütün kumar borçlarını geri ödedi.Tom has finally paid back all his gambling debts.
Bir taksi için bana otuz dolar borç verebilir misin?Can you loan me thirty dollars for a cab?
Bak, sana bir özür borçluyum.Look, I owe you an apology.
Onlar bana herhangi bir şey borçlu değil.They don't owe me anything.
Tom sana ne kadar para borçlu?How much money does Tom owe you?
Bana biraz borç para verebilir misin?Can you lend me a little money?
Koçuma çok şey borçluyum.I owe a lot to my coach.
Biraz borç para verebilirsen çok makbüle geçer.If you can lend some money it will be much appreciated.
Ona en az 50.000 yen borçluyum.I owe him at least 50,000 yen.
Onun büyük borçları var.She has huge debts.
Bir gün borcunu ödemek zorunda kalacaksın.One day you will have to pay your debt.
Borçlar geri ödenmelidir.Debts must be repaid.
Benim hiç borcum yok.I have no debt.
Ülke borçlarını ödeyemedi.The country was unable to pay its debts.
Sana borçlu olduğum parayı sana ne zaman geri ödeyeceğimi bilmiyorum.I don't know when I'll be able to pay you back the money I owe you.
Tom'dan borç istedim.I've asked Tom for a loan.
Çaba borcu kapattı.The effort paid off.
Başarımı iş yerimde saat bulundurmamam gerçeğine borçluyum.I owe my success to the fact that I've never had a clock in my workplace.
Borç krizi bitmedi.The debt crisis is not over.
Tom bana oldukça çok para borçlu.Tom owes me quite a lot of money.
O bana borç para vereceğini söyledi.He said he would lend me money.
Bir arkadaştan biraz borç para aldım.I borrowed some money from a friend.
Bir banka ona ihtiyacın olmadığını kanıtlayabilirsen sana borç para verecek bir yerdir.A bank is a place that will lend you money, if you can prove that you don’t need it.
Tom bana büyük bir iyilik borçlu olacak.Tom is going to owe me a big favor.
Tom kimseye bir şey borçlu değil.Tom doesn't owe anybody anything.
Tom gelecek hafta bana olan borcunu ödeyecek.Tom will pay me back next week.
Tom borçlarını ödemek istiyor.Tom wants to pay off his debts.
Tom borcunu ödemek istiyor.Tom wants to pay off his loan.
Bana hâlâ bir tane borçlusun.You still owe me one.
Tom bize bir şey borçlu değil.Tom doesn't owe us anything.
Her şeyi Tom'a borçluyum.I owe everything to Tom.
Şirket borç içinde.The company is in debt.
Bizim çok fazla borcumuz var.We have too much debt.
Bizim başka borcumuz yok.We have no other debt.
Tom borcunu ödedi.Tom paid off his debt.
Tom Mary'ye bir şans borçlu.Tom owes Mary a chance.
Onun bir sürü birikmiş borçları var.He has many accumulated debts.