Sami'nin hala bana çok para borcu var.Sami still owes me a lot of money.
Bana hala biraz para borcun var.You still owe me some money.
Hâlâ sana para borçluyum.I still owe you money.
Borç hayatını mahvedebilir.Debt can ruin your life.
Bana bir dolar borç verir misin?Can you lend me a dollar?
Ne kadar borcum olduğunu bilmiyorsun.You don't know how much money I owe.
Onun çok fazla kredi kartı borcu var.He has a lot of credit card debt.
O çok fazla kredi kartı borcuna sahip.She has a lot of credit card debt.
Tom'un çok fazla kredi kartı borcu var.Tom has a lot of credit card debt.
Tom verdiği borcu istiyordu.Tom wanted the money that he was owed.
Tom borç verdiği parasını istedi.Tom wanted the money that he was owed.
Tom ne kadar para borçlu olduğunu anlamaya çalışıyor.Tom is trying to figure out how much money he owes.
Bu zevki neye borçluyuz?To what do we owe the pleasure?
Bu zevki neye borçluyum?To what do I owe this pleasure?
Tom hayatını Mary'ye borçludur.Tom owes his life to Mary.
Ben borçsuzum.I'm debt-free.
O, borçsuzdur.He's debt-free.
Tonla borcum var.I have tons of debt.
Borç içindeyim.I'm in debt.
O, borç içindedir.She's in debt.
O, borç içinde.He's in debt.
Sana sonsuza dek borçluyum.I am forever indebted to you.
Tom borçlu.Tom is in debt.
Kimse bana para borç vermez.Nobody would loan me money.
Tom ve Mary aile ve arkadaşlardan borç para aldı.Tom and Mary borrowed money from family and friends.
Tom, ona borçlu olduğum paranın geri kalanına ihtiyacı olduğunu söyledi.Tom said he needed the rest of the money that I owe him.
Sami kendini Leyla'ya derinden borçlu hissetti.Sami felt deeply indebted to Layla.
Sizi evimde burada bulmanın beklenmedik onurunu neye borçluyum?To what do I owe the unexpected honour of finding you here in my house?
Tom'a çok para borçluyum.I owe Tom a lot of money.
Tom'dan borç istemekten daha iyisini bilmeliyim.I should know better than to ask Tom for a loan.
Tom biraz borç para alması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to borrow some money.
Tom'dan biraz borç para aldım.I borrowed some money from Tom.
Tom başarısını anne-babasına borçlu.Tom owes his success to his parents.
Borçlarımı ödemek istiyorum.I want to pay off my debts.
Borcumu ödemek istiyorum.I want to pay off my loan.
Tom, Mary'ye çok para borcu olduğunu söylüyor.Tom says he owes Mary a lot of money.
Tom, Mary'ye çok para borcu olduğunu söyledi.Tom said he owes Mary a lot of money.
Tom'un hâlâ bana 300 dolar borcu var.Tom still owes me $300.
Tom Mary'ye para borcu olduğunu söylüyor.Tom says he owes Mary money.
Tom Mary'ye para borcu olduğunu söyledi.Tom said he owes Mary money.
Tom Mary'ye 300 dolar borcu olduğunu söylüyor.Tom says he owes Mary $300.
Tom Mary'ye 300 dolar borcu olduğunu söyledi.Tom said he owes Mary $300.
Tom, Mary'ye 300 dolar borcu olduğunu söyledi.Tom said he owed Mary $300.
Tom ailesinden borç para aldı.Tom borrowed money from his family.
Borçlanmaktan nefret ediyorum.I hate borrowing money.
Tom, Mary'ye bir şey borçlu olmadığını söyledi.Tom said he didn't owe Mary anything.
Tom'un hâlâ Mary'ye çok fazla para borcu var.Tom still owes Mary a lot of money.
Tom bana Mary'ye para borçlu olduğunu söyledi.Tom told me he owed Mary money.
Tom bana Mary'ye 300 dolar borçlu olduğunu söyledi.Tom told me he owed Mary $300.
Tom borçlarını geciktiriyor.Tom is behind in his payments.
Tom'un Mary'den borç para aldığını kim söyledi?Who did Tom say borrowed money from Mary?
Tom'un bana üç yüz doların üzerinde borcu var.Tom owes me over three hundred dollars.
Tom, ona borçlu olduğunuz paranın kalan kısmını istiyor.Tom wants the rest of the money you owe him.
Tom borçlarını ödemek istedi.Tom wanted to pay off his debts.
Şu anda Tom'a hiç borç para veremem.I can't lend Tom any money right now.
Sana bir açıklama borçlu olduğumu hissediyorum.I feel I owe you an explanation.
Sana borç para vermeyi düşünmüyorum.I don't mind lending you money.
Kendimi Tom'a bir açıklama borçlu hissediyorum.I feel that I owe Tom an explanation.
Tom'a bir açıklama borçlu olduğumu hissediyorum.I feel that I owe Tom an explanation.
Tom, Mary'ye biraz borç vermemi istedi.Tom asked me to lend Mary some money.