Londra'daki boncuk dükkanında.私は よくビーズを数えたものでした
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.À, nhân tiện nói luôn, đó là mẹ tôi, trong tiệm nữ trang của bà ở London.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.A propósito, esta era a minha mãe, na sua loja de bijuterias, em Londres.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Bocsánat, ez volt az anyám egyébként, a üzletében ahol gyöngyöt árult, Londonban.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Désolé, en fait, c"était ma mère, dans son magasin de perles à Londres.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Entschuldigung, das war meine Mutter, in ihrem Perlenladen in London.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Maaf, ngomong-ngomong ini ibu saya di toko maniknya di London.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Mimogrede, to je moja mati v njeni trgovini s koraldami v Londonu.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Por cierto, esta era mi madre en su tienda de accesorios en Londres.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Scusate, questa era mia madre, nel suo negozio di perline a Londra.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Scuze, aceasta era mama, apropos, în magazinul ei de mărgele din Londra.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Sorry, dat was mijn moeder overigens in haar kralenwinkel in Londen.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Toto je moja mama, mimochodom, vo svojom obchodíku s korálkami v Londýne.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Wybaczcie, to była moja mama, tak przy okazji, w jej sklepie z paciorkami w Londynie.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Συγγνώμη, αυτή, παρεμπτιπτόντως ήταν η μητέρα μου, στο κατάστημα με χάντρες που είχε στο Λονδίνο.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Кстати, это моя мама, в своем магазине бисера в Лондоне.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Перепрошую, це була моя мама, доречі, в її магазині бісеру у Лондоні.
Özür dilerim, bu arada bu benim annem, Londra'daki boncuk dükkanında.Съжалявам, това беше майка ми, между другото, в нейния магазин за мъниста в Лондон.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.Đường phố tràn ngập các thương gia chuyên buôn nữ trang nhỏ lẻ và khách hàng đến từ khắp mọi nơi.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.Jalanan penuh pedagang keliling yang menjual segala macam dan orang-orang tampak sibuk beraktivitas.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.Străzile sunt pline de comercianţi ambulanți care vând mărunțișuri şi oameni plini de viaţă peste tot.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.Ulice pełne są wędrownych handlarzy ozdób i ludzi uwijających się tam i z powrotem.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.Οι δρόμοι είναι γεμάτοι πλανόδιους εμπόρους που πουλούν μικροπραμάτειες και από πολυάσχολα άτομα.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.Улицы переполнены странствующими торговцами, продающими безделушки. Люди суетятся вокруг.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.הרחובות מלאות בסוחרים נודדים שמוכרים פיצ'פקס, ובאנשים המתרוצצים ממקום למקום.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.والشوارع ممتلئة بالباعة المتجولين وهم يبيعون الحلي. والناس تنتقل بصخب من مكان إلى آخر.