Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.Ma, egli disse, con il mirino Norden Mark 15, una bomba avrebbe centrato un grosso barile da quasi 7.000 m.
Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.Men sa han, med Mark 15 Norden bombsikte, kan han släppa en bomb och träffa en gurkburk från 20,000 fot.
Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.Pero -decía- con el visor Norden Mark 15 podríamos lanzar una bomba sobre un barril a 6.000 metros.
Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.Але він сказав, що з прицілом Норден М-15 він може влучити в бочку з соліннями з 6 кілометрів.
Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.А при помощи прицела Норден М-15 он мог попасть в бочку с соленьями с высоты 20 000 футов.
Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.Но както казва той, с механизма на Нордън, може да уцелите каца със зеле от 6000 метра.
Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.אבל הוא אמר, עם כוונת המארק 15, הוא יכול להפיל פצצה לתוך חבית מלפפונים חמוצים מגובה 20,000 רגל.
Ama, Mark 15 bombardıman vizörü ile 20.000 feet'ten bombayı bir turşu fıçısına sokabilirsiniz.高度6千キロから爆弾を 漬物桶に入れることだってできる このノルデン爆撃照準器の話に
Aşağıda sıkışan bir boruyu kesmeliyiz. Bombayı indirmeden önce onu kesmeliyiz. A.J.!- Още 2 минути да извадя тръбата.
Aşağıda sıkışan bir boruyu kesmeliyiz. Bombayı indirmeden önce onu kesmeliyiz.Phải cắt nó ra trước khi cho bom xuống!
Aşağıda sıkışan bir boruyu kesmeliyiz. Bombayı indirmeden önce onu kesmeliyiz.Temos de o cortar antes de meter lá a bomba.
Aşağıda sıkışan bir boruyu kesmeliyiz. Bombayı indirmeden önce onu kesmeliyiz.- Още 2 минути да извадя тръбата.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Bạn phải đưa tôi thứ cuối cùng, bạn biết đấy --Bùm!-- bước đẩy cuối cùng để đưa tôi vào vũ trụ.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Devi darmi il botto finale.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Je geeft me de definitieve... boem! De laatste pitch die me de sterren laat zien.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.마지막 펀치를 날립니다. 최종적으로 저를 우주로 날려 보낼 한방이요.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Sie müssen den letzten Kick geben, der mich in den Weltraum katapultiert.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Tienen que darme el final, ya saben, ¡bum! La propuesta que me pondrá en órbita.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Trebuie să-mi oferiți finalul, știți -- bum! Ultimele remarci care mă vor lansa în spațiu.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Vous devez me donner le final, boum! Le pitch final qui va m'envoyer dans les étoiles.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.Вие трябва да ми дадете финала, нали се сещате - бум! Финалното убеждаване, което ще ме изстреля в космоса.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.אתה צריך לתת לי את הבום הסופי המשפט האחרון שהולך לשלוח אותי לחלל
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.عليك أن تأتي بالخاتمة , كما تعلمون -- (بووم) الخطوة الأخيرة التي سترسلني إلى الفضاء.
Bana son bombayı, yani, -- boom! -- vermeniz lazım, beni havalara uçuracak o son noktayı.私を宇宙に飛ばす最後の一押しです
- Başkan burada değil. Bize zaman tanı. - Bombayı durdur.Le Président n'est pas là !
- Başkan burada değil. Bize zaman tanı. - Bombayı durdur.الرئيس ليس هنا أوقفها الآن
Bay Başkan, bir karar vermenin zamanı geldi. O bombayı sadece 5 dakika daha kontrol edebiliriz.Már csak 5 perc van arra, hogy a Földről beélesítsük a bombát.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Chỉ còn vài phút nữa là còn có thể chắc chắn kích nổ quả bom đó từ xa!
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Il reste peu de temps pour déclencher la bombe.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.In izgubili smo radijski signal.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Ne-au mai rămas doar câteva minute ca să detonăm bomba.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Изтича времето за дистанционна детонация.
Belki onun aracılığı ile olabilir. Mekikle bağlantıyı kaybedersek, bombayı kontrol etme şansımız olacak mı?Mikor szűnik meg a távrobbantás lehetősége?
Ben, Truman. Tamam, beni dikkatle dinle. Bombayı durdurmanı istiyorum.Jag vill att du bryter radiolänken.
Ben, Truman. Tamam, beni dikkatle dinle. Bombayı durdurmanı istiyorum.حسناً استمع لى جيداً أريدك أن توقف القنبلة اقطع الاتصال
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenIk ging op bezoek bij mijn vriend.
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerinden제가 친구를 만나러 간 적이 있는데, 저는 친구를 기다렸어요.
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenSaya pergi menemui teman, dan dia membuat saya menunggu di apartmennya di Malabar Hill
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenהלכתי לראות חבר שלי, והוא אילץ אותי להמתין
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenلقد ذهبت لرؤية أحد أصدقائي، وقد جعلني أنتظر
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenマラバールヒルの彼のアパートで 待たされました
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Azt hiszem néhány generáció után, és ez a gondolat, egy igazi puskaporos hordón fogunk ülni.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Credo quindi che dopo diverse generazioni, questo è il concetto, avremo una polveriera.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Creo que, tras varias generaciones, y aquí está el concepto, tenemos un barril de pólvora.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Eu penso que, ao fim de gerações, — esta é a ideia — temos um barril de pólvora.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Jadi saya pikir setelah beberapa generasi dan inilah idenya, kita benar-benar memliki kotak pemicu api.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.그래서 저는 몇 세대 후, 우리는 화약고를 안게 될 것입니다.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Po wielu pokoleniach, mamy tykającą bombę zegarową.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Proto si myslím, že za několik generací, a to je ta myšlenka, tu budeme mít sud s prachem.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Sau vài thế hệ, khu đó sẽ giống như một ổ phát lửa.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Si cred ca dupa cateva generatii, si asta e ideea, avem o dilema.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Έτσι νομίζω ότι μετά από αρκετές γενιές, και αυτό είναι το ζήτημα, έχουμε στ' αλήθεια μια μπαρουταποθήκη.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.І я вважаю, що після кількох поколінь ми буквально сидітимемо на пороховій бочці.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.Я думаю, что после нескольких поколений мы будем сидеть на настоящей пороховой бочке.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.אז אני חושב שאחרי כמה דורות, וכאן הרעיון, יש לנו חומר נפץ.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.لذا أعتقد أنه بعد عدة أجيال، وها هي الفكرة، حقيقة يكون لدينا صندوق الحريق.
Birkaç nesil sonra, temel düşüncem şu, tam anlamıyla "patlamaya hazır bir bombaya" sahip olacağız.危険な状態になるかもしれないと考えています これは思いつきだったのです
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Als je iets wilt dan schrijf ik het op en breng het voor je mee uit Mumbai."
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Daca vrei ceva pot nota si aduce din Bombay".
"Birşey istermisin?" "Not alıp Bombaydan getirebilirim""Jos haluat jotain voin kirjoittaa sen muistiin ja tuoda Bombaysta."