Total Annihilation adı zaten bombayı patlatmak anlamına geliyordu.Už samotný název Total Annihilation předznamenával vyhazování věcí do povětří.
Total Annihilation bombayı patlatmakla ilgili bir oyundu.Total Annihilation była grą o wysadzaniu różnych rzeczy w powietrze.
Total Annihilation bombayı patlatmakla ilgili bir oyundu.Total Annihilation byla hra o vyhazování věcí do povětří.
Total Annihilation bombayı patlatmakla ilgili bir oyundu.Total Annihilation est un jeu dont le but est de faire exploser ce qui vous entoure.
Total Annihilation bombayı patlatmakla ilgili bir oyundu.'토탈 어나일레이션(Total Annihilation)'은 뭔가를 날려버리는 이야기였어요
Total Annihilation bombayı patlatmakla ilgili bir oyundu.Total Annihilation war ein Spiel, bei dem Dinge in die Luft gejagt wurden.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Celownik da znać, kiedy należy zrzucić bombę.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Das Bombenzielgerät sagt ihm genau, wann er die Bombe abwerfen soll.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.De bommenrichter zal hem vertellen wanneer hij de bom moet droppen.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.E a mira dir-lhe-á onde largar a bomba!
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.El visor indicará cuándo arrojar la bomba.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.És a célzókészülék megmondja neki, mikor dobja le a bombát.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Et le viseur lui dira quand lâcher la bombe.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.그리고 나면 조준경이 폭격수에게 언제 폭탄을 투하할 지 알려주었죠
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Lalu pembidik bom akan mengatakan kapan pengebom dapat menjatuhkan bomnya.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Och bombsiktet talar om för honom när han ska släppa bomben.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Și vizorul le spune când să arunce bomba.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Và thiết bị ngắm bom sẽ cho anh ta biết khi nào ném bom.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Zařízení jim potom řekne kdy shodit bombu.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.Και ο κατευθυντής θα του πει πότε να ρίξει τη βόμβα.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.А бомбовый прицел сообщит, когда сбрасывать бомбу.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.А приціл визначає, коли скидати бомбу.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.И механизма за насочване на бомби ще определи кога да пуснат бомбата.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.והכוונת תגיד לו מתי להפיל את הפצצה.
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.وسوف يخبره الجهاز حينها عن موعد القاء القنابل
Vizör de onlara bombayı ne zaman bırakmaları gerektiğini söyler.ノルデンは豪語していました
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız.A lényeg:
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız. Burada asıl önemli nokta.Poraatte, laitatte pommin reikään ja häivytte, mutta tärkeintä on tämä:
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız. Burada asıl önemli nokta.Vyvrtáte šachtu, uložíte nálož a odletíte.
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız.I borer, placerer bomben og flyver væk.
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız.Jadi tugasnya menggerudi, letakkan nuklear dan lalu pergi.
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız.Ni borrar, petar ner bomben och sticker.
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız.Sie bohren Löcher, plazieren die Bomben und verschwinden.
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız.Trivellate, collocate la bomba e andate via.
Yani, orayı delip bombayı yerleştirecek ve ayrılacaksınız.Θα τρυπήσετε, θα ρίξετε τα πυρηνικά και θα φύγετε.
Zamanında babam en az üç, dört kere Bombaya giderdi, ve tüm çocuklarına sorardı,Isäni tapasi käydä ainakin kolme, neljä kertaa Bombayssa ja hän kysyi kaikilta lapsilta
Zamanında babam en az üç, dört kere Bombaya giderdi, ve tüm çocuklarına sorardı,Meine Vater ging immer wenigsten drei, vier mal nach Bombay, und er fragte immer alle Kinder:
Zamanında babam en az üç, dört kere Bombaya giderdi, ve tüm çocuklarına sorardı,Mijn vader ging gewoonlijk minimaal drie of vier keer naar Mumbai, en hij vroeg dan alle kinderen.
Zamanında babam en az üç, dört kere Bombaya giderdi, ve tüm çocuklarına sorardı,Mio padre era solito andare a Bombay, almeno tre o quattro volte, e chiedeva ai bambini:
Zamanında babam en az üç, dört kere Bombaya giderdi, ve tüm çocuklarına sorardı,Tatal meu obisnuia sa mearga cel putin de trei, patru ori in Bombay, si intreba toti copiii,
Zamanında babam en az üç, dört kere Bombaya giderdi, ve tüm çocuklarına sorardı,إعتاد والدي الذهاب الى بومباي ثلاث او اربع مرات على الاقل، وهو كان يسأل كل الاولاد،