bomba ile cümle
bomba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu uçaklara şehri bombalamalarına ilişkin bir emir verilmemişti.Nuestros aviadores no han recibido ninguna orden de bombardear esa población.
Ekip bizmut-209'dan oluşan bir hedefi hızlandırılmış demir-58 çekirdekleriyle bombaladı.El equipo lo consiguió bombardeando bismuto-209 con núcleos acelerados de hierro-58.
Ancak endüstri merkezi ve limanı İkinci Dünya Savaşı sırasında ağır bombardımana maruz kalmıştır.Por su condición portuaria e industrial fue duramente bombardeada durante la Segunda Guerra Mundial.
İlerde, Naziler tarafından bombalanan binaların kalıntıları yer alır.Bajo esta apariencia, construye máquinas de guerra por los nazis.
Afrikalı-Amerikalı havacılar B-25 Mitchell bombardıman uçaklarında görev almaya başlarlar.En respuesta, el Comando Aéreo Estratégico de Estados Unidos comienza a despegar bombarderos B-52.
6 Eylül 2001: Bomba koklayıcı köpekler kulelerden çekildi.2001 Exposición Perros peleando.
Bezuidenhout bombardımanı 3 Mart 1945'te olmuştur.Basilea fue bombardeada el 4 de marzo de 1945.
Bunlardan 12 Aralık 1969 günü Milano şehrindeki bombalarla ilgili yargılanır.Yo sé los nombres de los responsables del atentado de Milan el 12 de diciembre de 1969.
Bombanın patlamaması, Diệm'e sağ taraftaki bir mahzene sığınacak kadar zaman verdi.La bomba no detonó, lo que permitió a Diem buscar refugio en una bodega en el ala oriental.
Bomba bulunamadı.Nunca se encontró la bomba.
Bombardıman Hava Alayı ve 588.588 Regimiento de bombardeo nocturno.
Savaş dönemindeki bombalamaların etkisini üzerinden hiçbir zaman atamadı.Casi nunca nos habló de lo que hizo durante la guerra.
1965 yılında, Kuzey Vietnam'da bir bombardıman sırasında uçağının düşürülmesi sonucu hayatını kaybetti.En 1965, fue abatido durante un bombardeo sobre Vietnam del Norte.
Trityum nükleer reaktörlerde Lityum-6 izotopunun nötronla bombardımanında elde edilir.El tritio puede ser producido en reactores nucleares usando la activación por neutrones del litio-6.
Ateş Bombası: Molotof kokteyli fırlatır.Deja una cóctel molotov al matarlo.
Bunun ardından otobüse dört adet gözyaşartıcı bomba atıldı.En el trayecto le dispararon cuatro balazos.
Öte yandan bombardıman sırasında fundalıklar ateş almış, yoğun bir duman örtüsü araziye yayılmıştır.En cinco minutos todo el local estaba ardiendo, formándose un humo muy denso.
"Gitti hasta Türkan, geldi bombacı Dalan"."El policía dijo 'cuidado con ese agujero, es donde estuvo la bomba'.
Hafif bombardıman uçağı olarak da kullanılmıştır.Versión utilizada como bombardero ligero.
Kendisi iyi bir bombacıdır.Será gran aliado de Bombarnac.
ÇÇGH ilk kez 6. bölümde Emanet Bomba adlı skeçte verilmiştir.Este fue adoptado por primera vez por la 6th Infantry Regiment.
Amerika Birleşik Devletleri ilk hidrojen bombasının denemesini gerçekleştirir.La URSS realiza la primera explosión de su bomba atómica.
Orada yerleşik arızalı bir bomba bulunmaktadır.Supongamos que hay una bomba debajo de esta mesa entre nosotros.
Taretin her iki yanında, beş L8 sis bombası bulunmaktadır.Cada lado de la torreta dispone de cinco lanzagranadas de humo L8.
B-1B Lancer, ABD Hava Kuvvetleri'nde serviste bulunan uzun menzilli stratejik bombardıman uçağı.Rockwell B-1B Lancer, un bombardero de largo alcance de la Fuerza Aérea de los Estados Unidos.
Polis, göstericileri dağıtmak için gözyaşartıcı bomba ve basınçlı su kullandı.La policía utilizó gases lacrimógenos y cañones de agua para dispersar a los manifestantes.
Ülkedeki bombalama eylemleri.Planes de lucha en nuestro país.
Yanlışlıkla bomba yere düşer.¿Oíste las bombas caer?
İngiltere ise ilk atom bombasını 1952'de, ilk hidrojen bombasını 1957'de denedi.Probó su primera bomba de hidrógeno en 1957.
"Binbaşı" yemekteyken, bomba patladı ve iki Amerikan subayını öldürdü.Al ser activada la bomba, la explosión dio muerte a dos de los autores.
Atom bombası geliştirmelerine de dahil oldu.Contribuyó, además, al desarrollo de la bomba de hidrógeno.
Genel olarak gece-bombardıman görevlerinde kullanıldı.Aquellas bombas incendiarias eran usadas primordialmente durante los bombardeos nocturnos.
Bunlar içinde en önemlisi 27 Nisan 1937 yılında Guernica'nın yoğun hava bombardımanı ile yok edilmesiydi.Ocupó este puesto durante gran parte de 1937, siendo responsable del bombardeo de Guernica.
1973 - Vietnam Savaşı: ABD, Kamboçya'yı bombalamayı durdurdu.1973: en el marco de la Guerra de Vietnam, Estados Unidos finaliza el bombardeo de civiles en Camboya.
Birleşik Donanmaya bağlı HMS Bacchante kruvazörü de bu hazırlık bombardımanına katılmıştır.El crucero USS Birmingham también prestó asistencia en la lucha contra el fuego.
Örgütün Ilyushin Il-14 bombardıman uçakları bile bulunmaktadır.Durante los años 60 se basaban aquí aviones de transporte Ilyushin Il-14.
Ağır kayıplara rağmen Japonlar donanma bombardımanı yardımıyla kasım ortalarında Şanghay'ı ele geçirir.A mediados de noviembre, los japoneses habían capturado Shanghái con la ayuda de bombardeos aéreos y navales.
"Bombacı aranıyordu".«Al Bombardero le pusieron un tema».
Özel saldırısı Cherry Bomb (Kiraz bombası).Movimiento especial lateral: Bomba Peach (ataque explosivo).
Sovyet atom bombası projesinin lideridir.Posesión de la Unión Soviética de la bomba atómica.
Birkaç Junkers Ju 87 Stuka, topları ve askerleri bombalandı.Varios bombarderos en picado Junkers Ju 87 Stuka respondieron a la llamada y destruyeron estos cañones.
Bomba atar, bomba atmak amacıyla kullanılan silahlara denir.Perros entrenados para detectar bombas.
Ev yapımı termit bombaları hakkında bir yasa yoktur.Prohibición de fabricar material de guerra.
Bunu, üç gün sonra Nagasaki'ye atılan "Fat Man" adlı atom bombası izlemiştir.Al final, la bomba atómica "Fat Man" fue lanzada en Nagasaki.
6 Ekim'de 13 Ju 88 Bombardıman uçağına tek başına saldırdı ve ilk uçağını düşürdü.El 6 de octubre, Budánova atacó a trece Junkers Ju 88, derribando a su primer avión.
Bombayı yerleştirirken olabildiğince çok sayıda burjuvanın ölmesini amaçlıyordu.El objetivo de su atentado era matar tantas personas como fuese posible con la explosión de una bomba.
SBD Dauntless, iki kişilik keşif-bombardıman uçağıdır.SBD Dauntless en Acción, Aviones Número 64.
Kenti almayı başaramayan Mihver birlikleri yoğun bombardıman eşliğinde kuşatma başlatır.From Within Los habitantes de una ciudad norteamericana empiezan a suicidarse sin motivo aparente.
Durağan sınırlama, hidrojen bombasında kullanıldı.El trocar va conectado a la hidrobomba.
A-1 Skyraider (The Douglas A-1 Skyraider) Amerikalı tek kişilik bombardıman uçağıdır.Un apodo del avión estadounidense Douglas A-1 Skyraider.
Mayıs 1945'te Bornholm, Sovyet güçleri tarafından ağır biçimde bombardımana tabi tutuldu.Bornholm fue luego fuertemente bombardeada por las tropas soviéticas.
1970 – 4 Şubat 2015), el-Kaide mensubu Iraklı intihar bombacısı.1970-4 de febrero de 2015) fue una terrorista suicida fallida.
Bombacı taktiklerinden birisi "Tedder Halısı" olarak bilinirdi.Sus tácticas de bombardeo se conocieron como la «Alfombra Tedder».
AEG R I, 1916 büyük bombardıman uçağı.AEG J.I, un avión biplano de ataque a tierra de 1916.
Ekimde atom bombasının uygulanabilirliği ile ilgili bir rapor sunmuştur.En agosto fue dada a conocer la operación de la máquina.
Bomba 27 ton ağırlığında olup 8 metre uzunluğunda ve 2 metre çapındadır.La bomba en sí misma pesaba 27 t, con unas dimensiones de ocho metros de largo por dos de ancho.
1993 - Gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldürüldü.1993: en Ankara (Turquía), el periodista y escritor Uğur Mumcu es asesinado mediante un coche bomba.
Eğer bomba sahte değilse, foton yutulur ve bomba patlar.Si la bomba es real, el fotón será absorbido y detonará la bomba.
Bomba patlamış fakat şans eseri Hitler yaralı olarak kurtulmuştur.A pesar de haber estallado la bomba, Hitler solo sufrió heridas leves.
1999'da Kosova Savaşı'nı takiben ülkenin NATO kuvvetlerince bombalanması kentte büyük yıkıma neden olmuştur.En 1999 en las guerras de Yugoslavia, la ciudad sufrió numerosos bombardeos de las fuerzas de la OTAN.