bomba ile cümle
bomba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çinlilerin el bombası sayısı azdı.Les valeurs des obligations chinoises fléchissent légèrement.
Bu bombardımanda önce şehrin çevresi yangın bombalarıyla bombalanır.Le lendemain, celle-ci bombarde à nouveau la ville avec des hélicoptères.
1942'de ABD'nin savaşa katılmasıyla birlikte, Manhattan Projesi (atom bombası projesi) için çağrıldı.En 1942, il échoit officiellement à l'armée américaine et est baptisé Projet Manhattan.
"Bombacılar kapı komşusu çıktı!.".Le jeu fait suite à Un voisin d'enfer !.
Sergi 1943 yılında yangın bombalarından zarar gördü.Elle fut endommagée par les bombes en 1943.
Bombardıman ertesi gün de devam etti.Des bombardements ont commencé le lendemain.
Azak Kalesi karadan ve denizden bombalanmaya başlandı.L'amiral a décidé d'attaquer simultanément par terre et la mer.
Bombarda: Bir patlamaya neden olan büyüdür.L'affaire fait l'effet d'une bombe (an explosion).
17 Haziran - Çin, ilk hidrojen bombasını patlattı.Le 17 juin 1967, la Chine communiste testa sa première bombe-H.
"Beşiktaş bombayı patlatıyor".Celui-ci fait alors exploser la bombe.
Afrikalı-Amerikalı havacılar B-25 Mitchell bombardıman uçaklarında görev almaya başlarlar.Premier vol du bombardier américain North American B-25 Mitchell.
Türk tugayı Çinlilerden daha fazla el bombasına sahipti.Il semble que les bombardes britanniques aient porté plus de canons que les françaises.
Örümcek-adam bombayı geri fırlatır.Il donne l’ordre au bombardier de lâcher la bombe.
Uçağın kanatlarının altında yaklaşık 60 kg ağırlığında bomba da taşınabiliyordu.Seulement 30 kg de bombes pouvait être chargées sous les ailes.
Fırlatılan Nükleer Bombalar hiçbir şekilde engellenemez.L'ordre de tir nucléaire ne sera pas déclenché.
Zaten bu sırada istasyon bombalanmaktaydı.À ce moment précis, le bâtiment est bombardé.
Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.La police a aussi tiré en l'air pour disperser la foule.
29 Nisan 1999'da NATO'nun Yugoslavya'yı bombalaması sırasında yıkıldı.Le 21 avril 1999, au cours de la guerre du Kosovo, elle a été endommagée par les frappes aériennes de l'OTAN.
Ardından saat 10:00'da ağır bir bombardıman başladı.Vers 10 heures commence à courir un bruit.
Bollywood adı Hollywood ve Bombay (Mumbai) isimlerinden oluşturulmuştur.Le nom « Bollywood » est un mot-valise formé à partir de « Bombay » et « Hollywood ».
Kundakçı Arsonist: Bombacı Hint birlik.Ingénieur du son – Britten : War Requiem, op.
Kale, 1590'larda inşa edilmiş olup 6 Ağustos 1945'te atılan atom bombası ile tahrip edilmiştir.Construit originellement en 1590, le château fut entièrement détruit par la bombe atomique de 1945.
1964 - Çin, ilk atom bombasını patlatarak dünyanın 4. nükleer gücü oldu.1964 : la Chine fait exploser sa première bombe atomique.
5 Mart - Çankırı Valisi Ayhan Çevik, TİKKO tarafından düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralandı.Le 5 mai 200, Sun Ce est grièvement blessé dans une tentative d'assassinat.
Bombardıman uçaklarının şehirleri de bombalaması sonucu çok sayıda sivil kayıpları oldu.Certaines opérations de bombardement de villes ont causé de nombreuses victimes civiles.
Destroyer sualtı bombaları bırakıyor ve U-571 hasar görüyor.Le destroyer contre-attaqua et l'U-445 fut endommagé.
Hedefi vuran mermi bir bomba etkisi yaparak patlar.Mais l'annonce produit l'effet d'une bombe.
Bu bomba bir sürü kişiyi öldürebilir.Esta bomba puede matar a mucha gente.
Atom bombaları insanlık için bir tehlikedir.Las bombas atómicas son un peligro para la humanidad.
Uçakta bir bomba var!¡Hay una bomba en el avión!
Ama bombalar halkların haklı isyanını da öldüremez.Pero las bombas no pueden tampoco matar la justa rebeldía de los pueblos.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.No hubo avisos anteriores a la explosión de las bombas.
Bomba patladı fakat Hitler hâlâ yaşıyordu.La bomba explotó, pero Hitler sobrevivió.
17 Haziran - Çin, ilk hidrojen bombasını patlattı.17 de junio: China hace estallar su primera bomba de hidrógeno.
Üç kiralık Bombardier CRJ 100 uçağı Minsk bölgesel hizmetlerine tanıtıldı.Tres Bombardier CRJ 100 alquilados han sido introducidos para vuelos regionales desde Minsk.
Bombardier tarafından pazarlanan ilk modeldir.Esta fue la primera versión comercializada por Bombardier.
1945 yılında müttefiklerce bombardımana tutulmuş ve 72 ev yıkılmıştır.La ciudad fue bombardeada en 1945, y 72 casas fueron destruidas.
Bu deneme Sovyet atom bombası projesinin bir parçasıdır. ^ Sublette, Carey (12 December 1997).Proyecto atómico Soviético Pruebas nucleares de la Unión Soviética Sublette, Carey (12 de diciembre de 1997).
Tüketiciler sürekli olarak geniş seçenekler bombardımanına tutulurlar.Los consumidores son bombardeados constantemente con una gran cantidad de opciones.
Yiyecek stoklarının azalması ve süren Prusya bombardımanı yaygın bir hoşnutsuzluk yaratıyordu.La escasez de comida, sumada al constante bombardeo prusiano, llevó a un descontento general.
Fırtınalı bir gecede, (5 Kasım günü) el yapımı napalm bombasını patlatır ve hücresinden kaçar.En una noche tormentosa (el 5 de noviembre), detonó su bomba casera y escapó de su celda.
Göze çarpan çözümlerden biri bombanın içerisine canlı tavuklar koyulmasını öne sürüyordu.Sin embargo, la propuesta más destacada fue la de introducir gallinas vivas en el interior de las bombas.
Kendini bu projesindeki işine adadı ve Trinity bombası testinde de yer aldı.Se sumergió en el trabajo del proyecto, y estuvo presente en la prueba de la bomba Trinity.
Bombalı araç veya bomba yüklü araç, bir araç içine yerleştirilen ve patlatılan patlayıcılardır.Coche bomba, vehículo motorizado en cuyo interior se ha colocado una bomba o artefacto explosivo.
Avcı-bombardıman uçağı olarak tasarlanmıştır.Destinado para aviones de caza.
Sukhoi'nin önderliğinde geliştirilen avcı-bombardıman uçakları Su-17 ve Su-24'dir.Los aviones de ataque a tierra diseñados por Sujói fueron el Su-17 y el Su-24.
Stratejik bombardımana ek olarak taktik görevler için de kullanılabilmektedir.Los bombarderos estratégicos pueden, en algunos casos, ser usados para misiones tácticas.
Arka arkaya intihar bomba saldırıları güvenlik için Likud’un pozisyonunu güçlendirdi.Una serie de atentados suicidas reforzó la posición del Likud para la seguridad.
12: 40-12:50 arasında bomba patlayarak konferans salonu yerle bir oldu.A las 12:40 estalló la bomba, la demolición de la sala de conferencias.
Bombardıman ertesi gün de devam etti.Al día siguiente el bombardeo continuó.
Uçaktan atılan termobarik bombasının birinci haznesi belirli bir irtifada patlar.Es la primera bomba de hidrógeno dejada caer desde un avión.
1978 - ABD Başkanı Jimmy Carter, Nötron bombasının geliştirilme çalışmalarının durdurulmasına karar verdi.1978: en Estados Unidos, el presidente Jimmy Carter interrumpe la investigación de la bomba de neutrones.
Dassault Mirage IV, Fransız süpersonik jet motorlu stratejik bombardıman ve keşif uçağı.Dassault Mirage IV — bombardero estratégico supersónico francés.
Nagazaki'ye atom bombası saldırısı ise 3 gün sonrasında gerçekleştirildi.El Segundo combate naval de Antofagasta se llevó a cabo tres días después.
Hazır bulunan yüksek atom numaralı bir element olan Platini bombardıman ederek başladı ancak sonuç alamadı.Comenzó bombardeando platino, un elemento con un número atómico alto que estaba disponible, sin éxito.
Erişim tarihi: 2016-10-11. ^ "Para bombar nos EUA!Consultado el 11 de octubre de 2016. «Para bombar nos EUA!
Kuzey Afrika üzerindeki zaferleri arasında düşürdüğü 10 Müttefik bombardıman uçaklarıda vardır.Ya retiraron los diez cuerpos del avión caído en Uruguay.
"Yılın ilk bombası".«La primera hoguera del año»].
Timothy McVeigh’in bombalama için kullandığı kamyonu kiraladığı yerde o sırada üç çalışan bulunmaktaydı.Tras pasar por el edificio donde Oswald trabajaba, se oyeron tres disparos.
Stukalar büyükçe teknelere bomba bırakmaktadırlar.Deja caer la carga encima de los robots.