bolluk ile cümle
bolluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Aber nun zur größten Kraft, die uns zu einer Welt des Überflusses führen wird.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Ale tu, tu je tá najväčšia sila pre vznik sveta hojnosti.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Ale zde, zde leží největší síla k dosažení světa hojnosti.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Dar aici, aici este cea mai mare forţă prin care să facem viabilă o lume a belşugului.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.그러나, 우리의 세계로 풍요함을 가져오는 가장 큰 요소는 제가 말하는
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Maar hier ligt de grootste kracht voor het tot stand brengen van een wereld van overvloed.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Ma ecco qui la forza più grande che porterà a un mondo di abbondanza.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Mais ici, voilà la plus grande force pour amener un monde d'abondance.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Mas aqui, aqui está a maior força para trazer um mundo de abundância.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Men her, her er den største kraft for at bringe en verden af overflod til eksistens.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Nhưng tác động lớn nhất là mang đến một thế giới của sự thừa thãi.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Pero esta es la mayor fuerza de producir un mundo de abundancia.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.To tu znajduje się największa siła, dzięki której stworzymy świat dostatku.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Όμως εδώ, εδώ είναι η ισχυρότερη δύναμη για να φέρει έναν κόσμο αφθονίας.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Но здесь сокрыта самая большая сила для того, чтобы поднять тему изобилия в мире.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.Но тук, тук е най-голямата сила за постигането на един свят на изобилие.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.אבל הנה הכוח הגדול ליצירת עולם של שפע.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.ولكن هنا، هنا تكمن القوة الكبرى لجلب عالم من الوفرة.
Ama bolluk dünyasını doğurmak için en büyük etki burada, burada.作りだす最大の原動力です これを昇り来る 10 億と呼んでいます
Ama işin aslı, tam tersi. Bununla birlikte gerçek barış, sağlık ve bolluk fırsatı bize bağlı."S"Ä"Ì l"É A "±"Ì"å" A"·"Î"ç"µ"¢‰F"ˆ"Ì"†"Å
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Cand vorbim de abundenta, vorbim de incompatibilitate cu sistemul monetar.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.ma se stiamo parlando di abbondanza, stiamo parlando di incompatibilità con il sistema monetario.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Mas se falamos de abundância, estamos falando de imcompatibilidade com o sistema monetário.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Men om vi pratar om överflöd, pratar vi om något oförenligt med det monetära systemet.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Wenn wir von Überfluss sprechen, bedeutet das etwas ganz anderes als im heutigen Geldsystem.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.Но ако говорим за изобилие, говорим за несъвместимост с монетарната система.
Ancak bolluktan bahsediyorsak, parasal sistemle uyumsuz bir şeyden bahsediyoruz.それは、貨幣システムに対する 不適合について話すことになる。 すまないが、
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi. Bilgilimiz bizi alaycı hale getirdi.Masini ce creaza abundenta, ne-au lasat cu dorinta...
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.Os mecanismos que nos dão abundância, nos deixam em penúria
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.Wir lassen Maschinen für uns arbeiten und sie denken auch für uns.
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.Изобилието от блага ни остави незадоволени.
Bize bolluk verecek makineler bize mahrumiyet getirdi.知識は我々を皮肉屋に、 利口さは我々を冷酷で不親切にした。
Bolluk:% 1%Abbondanza: %1%
Bolluk:% 1%Abondance & #160;: %1 & #160;%
Bolluk:% 1%Abundancia: %1%
Bolluk:% 1%Abundância:% 1%
Bolluk:% 1%Częstość występowania:% 1%
Bolluk:% 1%Häufigkeit: %1%
Bolluk:% 1%Tillgänglighet:% 1%
Bolluk:% 1%Udbredthed:% 1%
Bolluk:% 1%Αφθονία:% 1%
Bolluk:% 1%Відносний вміст:% 1%
Bolluk:% 1%Распространённость:% 1%
Bolluk:% 1%存在度: %1%
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.A bőségről, a változatosságról és a rugalmasságról.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Am vrut să fie despre belșug, despre diversitate și despre rezistență.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Es sollte um Überfluss, Vielfalt und Belastbarkeit gehen.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Ik wilde dat het over overvloed, over diversiteit en over veerkracht ging.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.저는 그것이 풍요로운 번성에 대한 것이 되길 원했고 다양성과 회복력에 대한 것이길 원했습니다.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.O obfitości, różnorodności i odporności. O obfitości, różnorodności i odporności.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Qu'elle parle d'abondance, de diversité et de résilience.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Quería que fuera sobre abundancia, sobre diversidad y sobre resiliencia.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Tôi muốn nó thể hiện được sự phong phú, về sự đa dạng và về khả năng phục hồi.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Volevo che parlasse di abbondanza, di diversità e di resistenza.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Želel sem, da govori o izobilju, raznolikosti in vzdržljivosti.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Ήθελα να μιλά για αφθονία, για ποικιλία και για προσαρμοστικότητα.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Исках да бъде за изобилие, разнообразие и за издръжливост.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.Чтоб это были изобилие, разнообразие и жизнеустойчивость.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.רציתי שהיא תהיה על שפע, על גיוון ועל חוסן.
Bolluk, çeşitlilik ve dirençlilik hakkında olmasını istedim.أردت أن يكون حول وفرة الطبيعة ، وحول التنوع والمرونة .