Allah rızkı kullarından dilediğine bol bol verir, dilediğine de kısar.Allah expandeth provision for whomsoever He Will of His bondmen and stinteth it for him.
Allah, kullarından dilediğine rızkı bol bol verir, dilediğine de kısar.Allah expandeth provision for whomsoever He Will of His bondmen and stinteth it for him.
Onlara gökten bol bol yağmur indirmiş, altlarından ırmaklar akıtmıştık.And We poured out on them rain from the sky in abundance, and made the rivers flow under them.
Allah size, ele geçireceğiniz bol bol ganimetler vadetmiştir.God has promised you abundant gains, which you will capture.
Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin.'Enter this village' We said, 'and eat wherever you will and as much as you wish.
"Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin.'Enter this village' We said, 'and eat wherever you will and as much as you wish.
Ama Allah hidâyetin kadrini bilip şükredenleri bol bol mükâfatlandıracaktır.Whoever does so can cause no harm to God.
Demiştik ki: Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, dilediğinizi bol bol yiyin.We said, "O Adam! live with your wife in Paradise and eat freely from it anywhere you may wish.
İtaati karşılığında, soyundan ve refahtan bol bol başka vaatler aldı.For his obedience he received another promise of numerous descendants and abundant prosperity.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Claudius war die meiste Zeit seines Lebens schriftstellerisch tätig.
Büyüyen ünü sayesinde 1870'li yıllarda bol bol seyahat etme imkanı buldu.Sa réputation grandissante lui permit d'effectuer de nombreux voyages dans les années 1870.
Öğrenciye bol bol kılavuz verilmektedir.De nombreux services sont offerts aux étudiants.
Ahmet Mithat Efendi, sözlü halk hikâyeciliğinden eserlerinde bol bol faydalandı.C. Delores Tucker a eu une longue histoire dans le mouvement des droits civiques.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Synésios a beaucoup écrit durant sa vie.
Orada bol bol hatıra fotoğrafı çektik.Allí sacamos un montón de fotos de recuerdo.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Claudio escribió abundantemente a lo largo de su vida.
Otçul hayvanlar ise her gün bol bol yemek yemek zorundadır.Necesitan alimentarse muchas horas por día.
Bol bol su içilmelidir.Guida poco che devi bere.
Öğrenciye bol bol kılavuz verilmektedir.Il numero degli studenti è oscillato parecchio.
Her ne kadar çalmaya teşvik edilseler de yakalandıklarında bol bol cezalandırılıyorlardı.Когда игрок давил их, они издавали крики и превращались в надгробия.
Bunun yanı sıra mitolojik kahramanları, tanrıları da bol bol işler şiirlerinde: Kata, Baal, Koribanlar gibi.О таких мелкопоместных хозяевах говорили: «сколько дворов, столько господ».
Otçul hayvanlar ise her gün bol bol yemek yemek zorundadır.Кошки предпочитают питаться небольшими порциями несколько раз в день.
Oynadığı filmlerde bol bol şarkılarını söyledi.وقد قدمت العديد من الأغانى الكثيرة في هذه الأفلام التى صورتها.
Otçul hayvanlar ise her gün bol bol yemek yemek zorundadır.يجب أن يكون لديهم اليقين من وجود ما يكفي من الطعام كل يوم ...
Bol bol su içilmelidir.احرص على شرب الطفل الكثير من السوائل.
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.ومعظم أوقاته شغلها بالكتب قراءة ونسخا.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Cláudio escreveu muito ao longo da sua vida.
Büyüyen ünü sayesinde 1870'li yıllarda bol bol seyahat etme imkanı buldu.A crescente reputação de Boudin permitiu-lhe viajar bastante na década de 1870.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Sipkes heeft zijn hele leven veel geschreven.
Otçul hayvanlar ise her gün bol bol yemek yemek zorundadır.De kikker heeft veel voedsel nodig en moet dagelijks gevoerd worden.
Bol bol serüven keşfeder.Ta ett djupt andetag Tintin.
Köyde bol bol verimli arazi bulunur. tarıma elverişli alanlar çoktur.Det finns ett antal varor som de i byn betalar bra för.
Otçul hayvanlar ise her gün bol bol yemek yemek zorundadır.Живий корм необхідно промивати щодня.
Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu.Вона багато читала у вільний від роботи час.
Bol bol su içilmelidir.Для позбавлення цього слід пити багато води.
İnsanlara iyilik yapmak istediğinde bol bol tahıl verir.У період життя в Твері багато займається благодійністю.
Artık ünlü bir modeldi ve magazin basınında onunla ilgili bol bol haber yapılıyordu.Ekkoriban nagyon híres volt és sok magazin címoldalán szerepelt.
Ahmet Mithat Efendi, sözlü halk hikâyeciliğinden eserlerinde bol bol faydalandı.Mitracsek úr elfuserált életének hiteles története.
Bol bol su içilmelidir.Silloin tulee myös muistaa juoda paljon.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Serge kirjoitti aktiivisesti koko elämänsä ajan.
Bol bol zamanım var ama yeterli param yok.Minulla on paljon aikaa, mutta ei riittävästi rahaa.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Ο Κλαύδιος έγραφε μανιωδώς σε όλη του τη ζωή.
Her ne kadar çalmaya teşvik edilseler de yakalandıklarında bol bol cezalandırılıyorlardı.Da de gudelige forsamlinger kom i gang på Fyn, deltog han i dem med stor iver.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Charlotte forblev sindssyg resten af sit liv.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Claudius skrev mange verk gjennom sitt liv.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.Priestley telah menulis banyak artikel sepanjang hidupnya.
Otçul hayvanlar ise her gün bol bol yemek yemek zorundadır.毎日かなりの量の食事を摂る健啖家。
Halk emeğinin karşılığını bol bol buğday ile almıştır.並以畢生多數財產捐建了明志書院,嘉惠士子。
Her ne kadar çalmaya teşvik edilseler de yakalandıklarında bol bol cezalandırılıyorlardı.當他們離開時,約瑟阻止了他們,並指控他們偷了金杯。
Eşcinsel olan Virginia Woolf'un eserlerinde eşcinsel yakınlıklarına bol bol rastlanır.達爾文—威治伍德家族有許多近親結婚的情形發生。
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.프리스틀리는 평생 매우 많은 글을 썼다.
İyice alışana kadar bol bol kullanmak gerekiyor.제어에 익숙해지기 까지 꽤 시간이 필요하다.
Halk emeğinin karşılığını bol bol buğday ile almıştır.이때 쓰고 남은 재물을 굶주린 백성들에게 지급하니 가산군 백성들이 그를 따랐다.
Büyüyen ünü sayesinde 1870'li yıllarda bol bol seyahat etme imkanı buldu.부댕의 높아져가는 명성은 그를 1870년대 많은 곳을 여행하게 만들었다.
Bol bol su içilmelidir.즉, 술을 많이 마시면 된다.
Claudius tüm hayatı boyunca bol bol yazmıştır.קלאודיוס היה כותב פורה במהלך ימי חייו.
Müziğe ara verdiği yıllarda Stradlin bol bol seyahat etti, motor sporları ve yarışlarla ilgilenmeye başladı.במהלך אותן שנים, סטראדלין טייל הרבה והקדיש את זמנו לשני תחומי עניין: מכוניות ומירוצים.
Öğrenciye bol bol kılavuz verilmektedir.Извършват се множество ученически екскурзии.
Artık yeniden bol bol resim yapıyor, bilhassa peysaj ve portreler çiziyordu.В свободното си време отново рисува портрети и икони.
Bol bol serüven keşfeder.Otkrio je podosta maglica.